şükela:  tümü | bugün
  • ovidius'un 'karadeniz mektupları' isimli eserinin latince orijinal adı.
  • ovidius 'un roma'ya olan sevdasını yansıtan mektuplardır. sürgün bir şair/herifin doğal tepkilerini de içerir.
  • mücadeleci cicero 'ya göre, ağlamaklı bir şairin mektuplarıdır.
    pişmanlık, terkedilmişlik, kovulmuşluk vardır.
    aynen, çaylak olmuş bir suser gibi..

    misal vermek gerekirse,

    epistulae ex ponto, liber iii, vii.

    verba mihi desunt eadem tam saepe roganti
    iamque pudet vanas fine carere preces.
    taedia consimili fieri de carmine vobis,
    quidque petam, cunctos edidicisse reor.
    nostraque quid portet iam nostis epistula, quamvis
    charta sit a vinclis non labefacta suis.
    ergo mutetur scripti sententia nostri,
    ne totiens contra quam rapit amnis eam.
    quod bene de vobis speravi, ignoscite, amici:
    talia peccandi iam mihi finis erit.
    nec gravis uxori dicar, quae scilicet in me
    quam proba tam timida est experiensque parum.
    hoc quoque, naso, feres, etenim peiora tulisti:
    iam tibi sentiri sarcina nulla potest.
    ductus ab armento taurus detrectet aratrum
    subtrahat et duro colla novella iugo.
    nos, quibus adsuerit fatum crudeliter uti,
    ad mala iam pridem non sumus ulla rudes.
    venimus in geticos fines: moriamur in illis,
    parcaque ad extremum qua mea coepit eat!
    spem iuvat amplecti, quae non iuvat inrita semper,
    et, fieri cupias si qua, futura putes.
    proximus huic gradus est bene desperare salutem
    seque semel vera scire perisse fide.
    curando fieri quaedam maiora videmus
    vulnera, quae melius non tetigisse fuit.
    mitius ille perit, subita qui mergitur unda,
    quam sua qui tumidis brachia iactat aquis.
    cur ego concepi scythicis me posse carere
    finibus et terra prosperiore frui?
    cur aliquid de me speravi lenius umquam?
    an fortuna mihi sic mea nota fuit?
    torqueor en gravius repetitaque forma locorum
    exilium renovat triste recensque facit.
    est tamen utilius studium cessasse meorum
    quam, quas admorint, non valuisse preces.
    magna quidem res est, quam non audetis, amici,
    sed si quis peteret, qui dare vellet erat.
    dummodo non nobis hoc caesaris ira negarit,
    fortiter euxinis inmoriemur aquis.

    ///////

    türkçesi:

    benden aynı şeyler bu kadar istenince kelime bulamıyorum,
    artık utanıyorum aptalca dualara bir son verilmemesinden.
    birbirinin aynısı şiirlerden size gına geldiğini,
    ve dileğimi hepinizin ezberlediğini düşünüyorum.
    artık biliyorsun mektubumun ne ilettiğini,
    üzerindeki mühür henüz kurumamış olsa da.
    öyleyse değişsin yazdığımın anlamı ki,
    durmadan kürek çekmeyeyeyim hızla akan nehre karşı.
    dostlarım, sizlerden iyi niyet beklediğim için beni affedin:
    artık böyle hatalar işlemeye son vereceğim.
    eşinin de başını ağrıtıyor dedirtmeyeceğim kendime:
    bana göre gerçekten namuslu ve bir o kadar da
    ürkek ve çok az deneyim sahibi eşimin.
    buna da dayanırsın, naso;
    daha kötülerine dayandın, doğrusu.
    artık hiçbir yük seni etkileyemez.
    sürüsünden dışarı çıkarılan öküz sabana direnir,
    acemi boynunu acımasız boyunduruktan kaçırır.
    kaderin canice kullanmaya alıştığı ben,
    uzun süredir hiçbir kötülükten habersiz kalmadım.
    getaların memleketine geldim, bırak orada öleyim,
    kader tanrıçam başladığı yolda sonuna dek gitsin.
    hoş bir şey umuda sarılmak - kendisi hiç hoş olmasa da ve bir değeri olmasa da-
    ne olmak istersen olacağını düşünmelisin;
    sonraki adım kurtuluş ümidini iyice terk etmektir,
    ve kendinin bir kez ve tam anlamıyla öldüğünü bilmektir,
    tedavi ederek bazı yaraların daha kötüleştiğini biliriz,
    onlara hiç dokunmamak daha iyidir.
    birdenbire suya gömülen biri,
    kabaran sularla kolları bitkin düşen birinden daha kolay ölür.
    neden ben scythia topraklarını terk edebileceğimi düşünmedim,
    ve daha güzel bir yörenin tadını çıkarabilmeyi?
    nden hiç kendime daha hoşgörülü bir davranış ümit etmedim?
    yoksa kaderimin bilgisine eremedim mi?
    bak, daha ağır işkence içindeyim ve bu yerin yinelenen anıları
    sürgünü her an hüzünle tazeliyor ve canlı tutuyor.
    ama arkadaşlarımın gayretlerini yitirmesi daha faydalı,
    dile getirdikleri isteklerinin bir işe yaramamasından.
    dostlarım, bu dava sizin cüret edemeyeceğiniz kadar ciddi:
    ama biri istese verecek biri de olurdu.
    caesar 'ın öfkesi bana bunu esirgese bile,
    karadeniz sularında cesurca öleceğim.

    çeviren: çiğdem dürüşken
  • eşsiz kültür adamı ismet zeki eyuboğlu, ovidius'un "karadeniz'den mektuplar"ını da çevirip öyle göçseymiş bu iklimlerden, biz de kendimizi düzensiz çalınan bir kemençeyi dinliyormuşçasına gergin değil de, örneğin bir viyolonsel ustasının parmaklarından yükselen ezgilerin büyüsüne kapılmış gibi esrik duyumsayabilirmişiz, ülkemizde ilk basımı 1999 yılında yapı kredi yayınları'nın "kazım taşkent klasik yapıtlar dizisi"nden çıkan bu değerli yapıtı okurken.

    başka bir deyişle, ovidius'un her biri birer ağıt sayılabilecek mektuplarını (şiirlerini) çevirmeye eyuboğlu'nun ömrü yetseymiş, yabancı dilleri iyi bilmenin dışında türkçeyi de çok iyi bilen (evet, özellikle kendi dilini çok iyi bilen), dil beğenisi yüksek usta bir çevirmenden okuma zevkini tadabilirmişiz latin ozanı, bir kez daha.

    geçmiş olsun!