şükela:  tümü | bugün
  • "it's like one plus one equals nothing at all
    one plus two equals nothing at all
    one plus me equals nothing at all
    one plus you equals one plus you equals you equals
    you and you and you and
    nothing at all"
  • clr'da her nesne tarafından barındırılan bir fonksiyon. doğru yazmak maharet ister: http://msdn.microsoft.com/en-us/library/336aedhh
  • konusunun george orwell'ın 1984'ünden esinlendiği ve başrolde kristen stewart'ın yer alacağı film.
    kaynak: time
  • java'daki versiyonu hashcode methoduyla sırt sırta çalışmaktadırlar. bu sebeple biri override edilirken mutlaka diğeri de override edilmelidir. bunun sebebi ise hashmap gibi bazı yapıların indexleme yapmak için hashcode'dan yararlanıyor olmasıdır.

    örnek olarak;

    public class hede
    {
    ____private int val;

    ____public hede(int val)
    ____{
    ________this.val=val;
    ____}

    ____public boolean equals(object o)
    ____{
    ________return ((hede)o).val == val;
    ____}
    }

    gibi basit bir class olsun. hede class'ından aynı değerli 2 farklı nesne yaratılsın.

    hede h1 = new hede(10);
    hede h2 = new hede(10);

    equals ile comparison yapılırsa method true dönecektir. ama gelin görün ki en nihayetinde bunlar memory'de iki farklı nesnedir ve farklı hashcode'lara sahiptirler. hashmap, get ve put işlemi için doğrudan hashcode'dan yararlandığı için -ve kodlar farklı oldukları için- iki alakasız nesne olarak değerlendirilecektirler.

    hashmap<hede,string> myfirstmap = new hashmap<>();
    myfirstmap.put(h1, "h1");
    myfirstmap.put(h2, "h2");

    bu map'in içeriği ekrana bastırılırsa, olmaması gerekmesine rağmen, iki farklı nesne tutulduğu ortaya çıkar. bunun ana sebebi ise hashmap'in nesneleri birbirinden ayırmak için hashcode'dan yararlanmasıdır. bu nednele, aşağıdakine benzer* birşey class içinde implement edilmelidir.

    ____public int hashcode()
    ____{
    ________return val;
    ____}

    tabii burda döndürülmesi gereken hashcode jvm üzerinde unique bir değere sahip olmalıdır. rastgele verilirse hashmap'te collision oluşturup istenmeyen sonuçlara sebep olabilir.

    kısacası, java'nın amelelik gerektiren işlerinden birisidir. karşılaştırmak gibi olmasın, c#'ta value type olan struct'lar hayat kurtarır böyle anlarda. iki tane vector'ü birbirine integer eşitler gibi eşitlersiniz. java'ya da java 11'de falan gelecek diyorlar, hadi bakalım.
  • teaser trailer'ı aşağıdaki linkten izlenebilir. kristen stewart ve nicholas hoult başrollerde..

    https://www.youtube.com/watch?v=r4f7r0vlonk

    çok tanıdık, fazla tanıdık.. konu itibariyle ilk aklıma gelen equilibrium gibi, ama onun aksiyonsuz hali olacak belli ki.. fragmanın havası, görüntüler falan gattaca gibi..

    aynı hikayeyi ne kadar farklı anlatabilmişler, daha doğrusu anlatabilmişler mi, görmek lazım..
  • equlibrium vardı ya hah işte onun aşk dolu olanı amk. eved.

    http://trailers.apple.com/…lers/independent/equals/
  • kristen stewart'ın rol için doğru bir seçim olduğunu düşündürten film. neden? film hissetmenin, duygularını ifade etmenin yasaklandığı bir gelecekte geçiyor. stewart da o berbat oyunculuğu yüzünden pek çok duyguyu yansıtamayan birisi zaten. dolayısıyla rol için doğru bir seçim olmuş. bi yere kadar hiçbir şey yapmasına gerek yok gibi görünüyor. normal, ifadesiz yüzünü koruyacak. muhtemelen sistemin hedefi olduğunda dandik oynamaya başlayacaktır. neyse ya. zaten film de equilibrium'ın çakması. geçen yıl kötü eleştiriler almıştı.
  • java'da string'leri karsilastirmak icin kullanilmasi gereken yegane method. == operatoru kullanmak, runtime esnasinda birlestirilerek olusturulmus string' nesnelerin karsilastirilmasi durumunda direk hatali sonuc verecektir.
  • trailer: https://youtu.be/_rtn3hnqv3c da aurora nin parcasini kullanmislar. guzel hareketler
  • nasıl tamamlayabildiğime şaşırdım sıkıcı mı sıkıcı distopik bir film. drake doremus isimsiz üçlemesini tamamlamış oldu. like crazy ile başladığı üçlemesini breathe in ile devam ettirmişti. like crazy geçmişteki bir ilişkiyi, breathe in ise şimdiki zamanda yaşanan bir aşkı konu alıyordu. equals ise gelecekte geçiyor. insanların evden işte, işten eve gittikleri, sosyalleşmenin sıfır olduğu, duyguların yasaklandığı bir geleceği konu ediniyor. sıkıcı olmasının dışında kötü bir film. hemen hemen bütün "benzer" distopyalardan bir şeyler alınmış. mesela thx 1138'in bembeyaz kıyafetleri ve dekorları alınmış. thx 1138'deki aşktan da, distopik gelecekten de epey yararlanılmış. öte yandan yukarıda yazdığım gibi equilibrium'dan da epey şeyler çarpılmış. mesela; insanların hissetmemek için sistemin (devletin) zorlamasıyla duyguları felç eden ilaç kullanmaları. mesela; ilacı bırakıp hissetmeye başlayanların gizli bir grup oluşturmaları, insanların işten eve, evden işe, asosyal, mekanik (robottan farksız) yaşamları, hissedenlerin öldürülmesi, sanatın, eğlencenin, her şeyin yok edilmesi. gattaca'dan, logan's run'dan bir şeyler de bulmak mümkün. kısacası orijinal bir film değil. doremus bütün distopyalardan bir şeyler araklayıp bu sıkıcı ve dandik filmi yapmış. dekorları bile orijinal değil.

    biraz orijinal olmak lazım. equals'ta zerre orijinallik, yenilik yok. diyaloglar epey kötü. yan karakterlerin derinliği sıfır. hikâyenin tahmin edilirliği çok yüksek. hiçbir anında şaşırtmıyor. romantizmi kof. oyunculuklar da vasat. hoult eh işte, ama stewart gene itici, gene kötü. hoult-stewart'ın tutmayan kimyası yüzünden aşka inanmak da zorlaşıyor. sisteme dair tatmin edici cümleler kurulmuyor. doremus işin politik tarafına geçmemeyi, romantizmden çıkmamayı uygun görmüş. görüntü yönetmenliği ve müzikler filmin başarılı taraflarından.