şükela:  tümü | bugün
  • jean michel jarre'in 2. stüdyo albümü. (bkz: equinox)
  • (bkz: equinox)
  • (bkz: equinoxes)
  • kanımca jean michel jarre'ın en iyi albümüdür. inanılmaz güzellikte temalar ve geçişler içerir; albümün tek şanssızlığı kendisinden önce çıkan 1976 tarihli oxygene albümünün gölgesinde kalmasıdır.

    (benzer bir başka gölgeleme örneği için bkz : vangelis'in chariots of fire(1981) albümünün antarctica(1983) albümünü gölgelemesi)
  • hakikaten de bir önceki albüm oxygene'in ötesine geçtiği yorumuna sonuna kadar katıldığım mükkemmel jean michel jarre albümü. hele bir birleşik part 5, 6 ve 7 vardır ki, tabiri caizse adamı astral seyahate çıkarır.
  • part 3'ün melodisi çok çok güzeldir.insanı kollarını açarak kırda bayırda dans etmeye teşvik eder sanki.hele aero albümündeki yenilenmiş yorumu çok daha müthiştir.
  • vii. parçasını, hele hele concerts in china yorumunu tek geçtiğim albüm. i, ii ve iii. bölümler de kendi arasında bir bütünlük oluşturur sanki ama v, vi ve vii arasındaki ritm bütünlüğü bambaşkadır.
  • bu albümün farklı bir büyüsü var, öyle böyle değil.

    izmir ve çocukluk zamanlarımın çooook uzaklarda olmasının etkisi midir, nedir, bilmiyorum. gaziantep'e ilk yerleştiğimde dinlemeye başladım bu albümü ve çok sevdim. ama özellikle ilk üç parçayı ne zaman dinlesem, ikinci bölümün o yankılanan, dalgalanan sesleri bana hep kınık'ta, evden epey uzaktan, soma yolundan geçen araç seslerinin fon oluşturduğu yaz gecelerinde, radyonun orta dalgasından dinlediğimiz yayınların uzaklaşıp yakınlaşan seslerini hatırlatır. dingin yaz gecesini, anlık bir esintinin hareketlendirdiği yaprakların sesi bozar zaman zaman. hayattaki floresan lambanın ışığı tüm bahçeyi aydınlatmaz, koskoca avluyu "seslerle görürsünüz" o yaz gecelerinde. bu parçalardaki hava da böyle işte.

    arabada dinlemek için bir sürü cd hazırladım kendime ve jean michel jarre'ın 1978 tarihli bu albümü, istisnasız ilk on cd'de yerini aldı. (kitaro'nun silk road albümleriyle birlikte). türk sanat müziği ağırlıklı cd'de bile bulunuyor. çünkü güneydoğunun yollarına vurduğumda, hele bir de günbatımına doğru sürüyorsam, çöken alacakaranlıkta ve sonrasında uzaktan uzağa yanan bir kaç ışığın aydınlattığı o karanlık manzarada müthiş bir etkisi oluyor, aklıma soma yolundan geçen kamyon seslerini, radyonun o dalgalanan yayınını, dikiş makinasının başındaki teyzemi, yatmaya hazırlanan anneannemi getiriyor. baştan sona dinlediğimde yolun nasıl geçtiğini farketmiyorum bile. yolun manzarası nefis bir klip olup çıkıyor parçalara. bugün izmir'de izban'a bindiğimde de körfez kıyısından geçerken equinoxe 3 çaldı; kordon, vapur, dalga görüntülerine jarre'ın elektronik sesleri karıştı. tamamen elektronik olmasına karşın, son derece doğal, son derece yaşamın içinden bir havası var bu albümün.

    synthesizer bir mucize, jarre, kitaro, vangelis, klaus schulze ve tangerine dream de bu mucizeyi gösteren ermişler... bunu bilir, bunu söylerim.

    ekleme: efenim, zhang'ın değerli anımsatmasıyla 1970'lerin 80'lerin tangerine dream'i de eklendi.
  • 5, 6 ve 7 numaralı parçaları, kardiyo çalışmalarında koşu bandında 8 km / s hızlı koşular için mükemmel ritm veren albüm.
  • modern tarihin klasik müziği