şükela:  tümü | bugün
  • şahane bişeydir bir de davetiye buldunuz mu avrupa'dan tadından yenmez

    başvurumuzu yaptık davetiye de gelmek üzere hadi bakalım almanya yolları
  • 3 ile 12 ay arasında değişen ve not ortalamasına katkısı olmamasına rağmen(en azından benim bölümüm için) verdikleri iki kat fazla hibesi ile staj yapabilen bölümlerin baş tacı programdır.
  • bildiğimiz erasmusun aslında pek bilmediğimiz staj programıdır. henüz yurdum öğrencilerince pek keşfedilmemiş düm tek tektir. bulduğunuz münasip bir şirkette okulunuzun anlaşmasına göre en az 3 en fazla 12 ay şeklinde fink atabileceğiniz mecralar yaratan süpersonik bişidir. yalnız öncesindeki staj yeri bulma dönemi oldukça sancılıdır, o nedenle ne ka erken başlanırsa net araştırmasına o ka iyidir. hele ki güzel bir yer buldunuz mu, kralsınız, coşarsınız hafızlar...
    şahsi kanaatime göre çalışma hayatını avrupa ellerinde şekillendirmeye niyetlenmiş, mimar, iç mimar, tasarımcı, kentsel tasarımcı, plancı vs gençlerin muhakkak deneyimlemesi gerekir bu güzel fırsatı.

    elbette avantajlarının yanında dezavantajları da vardır ama beklenti düzeyinin doğru ayarlanması durumunda bu dezavantajlar minimuma indirgenebilir. bu program daha ziyade özel bir şirkette çalışmak ya da üniversitelerin araştırma merkezlerinde iş yapmak formatında olduğu için o hep facebooklarda sağda solda gördüğünüz, sözüm ona okumaya giden erasmusçuların yaptığı/girdiği ortamların hiçbirine şahit olamıyorsun ya da çok küçük ölçekli üç-beş şirket çalışanı, şanslıysan senle aynı dönem erasmusla gelen birileri, okuldaysan tatile gitmemiş üç-beş öğrenci tayfası ile takılmak durumunda kalıyorsun.
    bu programa başvuruyosanız böyle bi amaçla başvurmayın zaten. alooo hacı baba.. staja gidiyon, çalışmağa gidiyon olm, türkiye'de müdüre götürmek üzere taşıdığın çayı az önce çektiğin fotokopilerin üzerinden temizlemeye çalışarak yürümüyo burda işler, el oğlu adamın götünden kan alıyo haberin var mı.. o nedenle buraya ''insanlık için küçük ve fakat kariyerim için büyük bir adım'' yaklaşımıyla gelmek lazım. aman diyim.

    bahşedilen güzel meblayı* hafta sonları çevreyi ve komşu şehirleri gezerek yiyebilir, ya da biriktirir doğmamış çoluğunuzun çocuğunuzun sadakası yapabilirsiniz.

    şimdilik bu kadar, hadi kalın sağlıcakla
    tahret muslugu viyana kapılarından bildirdi!
  • gelmiş geçmiş en saçma başvuru programına sahip erasmus programıdır.

    erasmus öğrenim hareketliliği için, diyelim ki eylül 2012'de başlayacak döneme gideceksiniz, başvurular yanlış hatırlamıyorsam ocak-şubat 2012 gibi alınıyor değil mi? net yani her şey. erasmus staj hareketliliğinde ise, yazın yapılıyor tabii doğal olarak, diyelim ki haziran 2012'de gitmek istiyorsunuz, başvurunuzun nisan-mayıs 2011'de yapılması gerekiyor.

    bu sene mart-nisan gibi staj ayarladım, dedim buna da başvurayım iyi para geliyor ama fazla para göz çıkarmaz. sonra dediler ki şimdi başvurursan önümüzdeki yaz için gidebilirsin. 14 ay sonra yani. tamam dedim kapattım.

    epey önceden plan yapmanız gerekiyor yani.
  • efendim, yeni nesil -allah sizi inandırsın- gökteki ay gibi yaldır yaldır parlıyor. böyle sürekli bir araştırmalar, soruşturmalar, bir kalıbına sığmamalar, kendini aşma çabaları içinde olmalar falan... bunlar takdire şayan hareketler. aferin.

    gün be gün bu, mevzubahis içgıdıklayıcı, gönül celbedici hareketlilik konusunda aldığım "iyi de hacı abi nassı oluyo bu işler, az daha annat hele." temalı mesajlar, sözlük dışındaki sosyal mecralardan iletiler, sorunlar ve sorular, cep telefonundan gönderilen taciz dolu mesajlar, "tahret muslugundan bilgi isterük! oralara gitti deyu götü başı oynamasun!" şeklinde provokatif protestolar ve son olarak evimin önünde lastik yakmalar sonucunda siz, gözü ilimle irfanla belermiş genç dimağlar için yazmak boynumuzun borcu oldu diyerek ve eskilerin ''bilgi saat gibidir, talep edilmedikçe söylenmemelidir.''** düsturu ile entrymize başlayalım...

    işbu entrymizde erasmus staj hareketliliğinin merak edilen tüm yönleri, karar verme sürecinden staj sonu sürecine kadar adeta bir adventure oyunu bölümlenmesiyle level level* anneye anlatır gibi anlatılacaktır. buyrun başlıyoruz.

    level 0- bedroom
    you wake up. the room is spinning very gently round your head. or at least it would be if you could see it which you can't.
    it is pitch black.
    > tamam, şakaydı bu.

    level 1 - karar süreci ve ön araştırma
    bu levelde genç bünye bu hareketlilikten yeni haberdar olmuştur ve "aslında iyi olur lan, dur ben buna bi bakayım" demiştir. biraz daha az üşengeç olanlar ise bu işin peşine düşmüş, az biraz araştırmış, en azından bu başlığı okumuş ve okulundaki erasmus ofisinin faaliyetleri ile zihnindekileri birleştirmeye çalışmış ve ortaya çıkan zihinsel gedikleri merak eder olmuştur. aferindir, iyi etmiştir. o halde bu yola baş koymuş kararlı bir gencin başına gelecekleri yazalım biraz da.

    level 2 - başvuru şekliyatı
    her bişiyi iyice kafasına yerleştiren genç okulunun erasmus ofisinin yıl içinde yaptığı sınava girmek için form doldurur. bu formda bir yerlerde iki seçenek vardır biri erasmus eğitim hareketliliği ile ilgilidir. (ki genelde sadece o işaretlenir hep) diğeri ise erasmus staj hareketliliği ile. formda ikisi birden işaretlenebilir. yok "ben erasmusun eğitimini yaptım fakat bunu da yapmak istiyorum" ya da "arkadaş benim olayım sadece staj" diyorsan staj kutucuğunu işaretlersin ve büyük bir şirinlikle ofise teslim edersin. oh mis. şunu özellikle belirtmekte fayda var, normal erasmus eğitimi için izlenen başvuru süreci, staj için de birebir aynı. hatta görüldüğü gibi iç içe süreçler bunlar.

    neyse, sınavdan alınan güzel bir puan ile üst sıralarda yer edilinir. ve beklemeye başlanır. sonunda okulunuzun erasmus ofisi size bir mail atar (ya da bi şekil ulaşır işte neblim) ve der ki, "staj hakkını kazandın, 1 ay içinde* ofise staj yapacağın şirketi bul, bildir ve o şirketten alacağın davet mektubunu ofise getir. complete the quest." tabi questler complete eylemekle biter mi sevgili sözlük? daha onun neleri var...

    burada dikkat edilecek husus ise şudur, geniş düşünmek... ofis sizi oldukça rahat bırakmaktadır bu konuda; verilen süre içinde " ne yöntemle, nasıl bir şirket buluyosan bul, ama yeter ki bölümünle alakalı olduğuna ikna et bizi. sonuçta biz de big boss, ulusal ajansa bağlıyız hafız." şeklinde söylemler içine girer. şöyle bir düşününce, haklıdır da aslında. evet.

    level 3 - staj yapılacak kurum arama
    dikkat ettiysen bu level sadece "arama" üzerine. bulma değil. evet, diyelim ki yukarıda anlatılan tüm süreçleri geçtik ve artık bir kurum arama aşamasındayız. peki şimdi ne olacak? öncelikle geniş düşünmek kuralını unutmuyoruz. staj yapılacak kurum tanımı içinde ne yer alır, bunu bilmek lazım, özel şirketler, üniversiteler, üniversitelerin araştırma departmanları, bireysel çalışan meslek erbapları vs. vs. tüm bunların bilincinde olarak arama gerçekleştirilmelidir. pek tabi sonuca ulaşma süresi, yine kişinin bölümüne ve avrupa bağlantılarına göre değişkenlik gösterir fakat bu iş için yine en uygun mecra net alemidir.

    pekala, nette fink atarken birkaç yer buldunuz diyelim. nasıl bir üslupla mail atacaksınız? şöyle. genel itibariyle, girişte kendinizi kısaca tanıtın, amacınızı hedefinizi kısaca yazın. net olun ve bunu hissettirin. bu erasmus staj mevzu, şirketlerce pek bilinmediğinden belki bu hareketliliği anlatan resmi siteden bir link verebilirsin. ilave olarak cv, portfolyo linki eklersin. onssonra dersin ki "hafızlar ben bu program kapsamında şirketinizde çalışmak niyetindeyim, bu süreçte sizden ekonomik bir talebim de olmayacak çünkü erasmus baba karşılıycak her bişiyimi. şeyapma, sıkıntı yapma sen." sonuna da çak best regardsı, kindly yoursu. ohh mis. kralsın coşarsın hafız. hadi bakalım...

    cevab gelmedi diğmi... ehehh gelmez olm bekleme boşuna. gençliğine yazık edersin. benim lüle lüle saçlarım vardı lan, gitti şindi hepsi. neyse anlatmaya çalıştığım şey şu, bu şekilde münferit çabalar, avrupa cihetindeki kişilerin ya da kurumların dipsiz inboxlarının karanlık dehlizlerinde beline beline vurduğun mailler beyhude bir uğraştan öteye gitmez paşazadem. o yüzden o yola hiç girmemek akıl ve ruh sağlığın açısından önemli. ha ama nedir, orospuluk da olsa öğren ama yapma demiş büyükler. o şekil yani.

    yani diyeceğim o ki, kendi kendine uğraşarak bir yer bulman imkansıza yakın, o nedenle gel sen okuldaki en sevdiğin hocana yanaş, olayı biraz abartarak "ya hocam ben böyle bişi kazandım, büssürü yer aradım mamafih bulamadım bi el atın bea" şeklinde onun yurtdışı bağlantılarını kullan, ya da yurt dışında eş dost bilmemkim varsa onları sok devreye. nereye gidersen git bu işler hep böyle bebeğim, acı ama gerçek. şu kavanoz dipli dünya bile tanrı'nın referansıyla dönüyor. yaa.

    level 4 - kurumu bulduk, what's next?
    valla helal olsun. belirlenen süre içinde bi şekilde kurumu buldun, davet mektubunu da eline aldın, koşarak ofise yetiştirdin. 10 points. peki şimdi ne olacak? ofis senden birtakım belgeler isteyecek. nedir onlar? hatırladığım kadarıyla, vize**, pasaport fotokopyaları, training agreement, bir de herhangi bi bankadan kişi adına açılmış euro hesabı numarası. bunları combine etmen lazım. şöyle ki, açtırdığın euro hesap nosunu, training agreement a yazman gerekiyor. training agreement ise sana bahşedilen hibenin hesabına yatması için en elzem scroll. 6-7 sayfalık bişidir kendisi. fakat üzerinde 6-7 farklı kişiden alman gereken 6-7 imza için boşluklar vardır. giden, gönderici, ev sahibi kurum imzalamak durumundadır ilgili yerleri. yoksa sittin sene o para yatmaz. bunu uzun uzadıya anlatmayacağım, olayın mantığını kavramak için (bkz: npc memur teyzeler)

    zira daha önemli bir mevzu var ki, o da euro hesabını hangi bankadan açtıracağımız. şimdi bir türk bankasından euro hesabı açtırdığınızda başınıza gelecekleri kısaca anlatayım. hesabı açtınız, banka size banka kartı falan verdi. ama türk atmlerinden doğrudan euro çekilemediğinden banka kartın hesabındaki euroyu doğrudan kullanmanı engelledi. yani hibe orada sadece euro şeklinde kız gibi yatıyo oluyo hafız. sen ona dokunmak istediğinde önce o günkü kur durumuna göre çevirmeler oluyo yurtdışından çekerken. ki bu da kesintilere sebep oluyo. uzmanı değilim. ama genel itibariyle böyle bişi var. önerim ise şu, citibank'ın öğrenciler ve iş adamları için düşündüğü global hesap. en temizi en güzeli. bu hesap uluslararası oluyo ve yurtdışındaki herhangi bir atmden doğrudan ve hiçbir kesinti olmadan euro çekebilmeyi sağlıyo. kayıt ücreti var bi 100 $ ama inan değiyo buna. neyse ayrıntıları bankadan öğrenirsin. benden bu kadar.

    ee bütün belgeler/prosedürler tamam o zaman buyrun gidelim...

    level 5 - ortama giriş, alışma süreci bilmemne bişiler
    gittin gurbet ellere. bi alışma bi uyum süreci olacak tabi haliyle. beklentini iyi ayarla, hayal kırıklığı olmasın sonra. çekinme, gir çık, gül, sor soruştur. sevdir kendini bi şekilde. çevre yap. bunlar hep ekmek kapısı sana ilerde. unutma ki kariyerin için burdasın sen, karı kız için değil... hadi koçyiğit yardır bakalım. ayrıntılı bilgi için (bkz: #24656180) ikinci paragraf.

    level 6 - dönüş durumları
    staj süresince naapacağını da ben söylemeyim dimi? çalışcan hayvan gibi. bi de gezcen bol bol. sadece ot ot çalışmakla olmaz. neyse, dönerken ne yapman gerekiyor, ondan bahsedeyim. normal şartlar altında stajının sonunda erasmus ofisin senden sadece 1-2 sayfalık stajda ne yaptığına dair özet bir yazı ve staj kurumundaki danışmanının kaleminden çıkmış bir referans notu istiyor. amma velakin, bölümün gereği zorunlu staj yapmak durumundasındır, ve bu erasmus stajını da bu zorunlu staj yerine saydırmak istiyorsundur. o zaman gün be gün ne yaptığını not etmen ve stajın sonunda da danışmanına her bir sayfasını imzalatman gerekiyor ki, allah kolaylık versin hacı. sonra bu staj defterini de bölümüne sunarsın dönünce, bitirirsin oyunu. kızgın kumlardan serin sulara. oh yes.

    yeter ulan yoruldum. daha sonra peyderpey yazarım eksikleri. tamam olm, bari şu lastiği söndürün artık, leş gibi koktu ortalık. püff...
  • kafayı yedirten hareketlilik. her şey iyi, güzel de staj bulmak ne kadar zor bir şeymiş arkadaş ya.
    girmediğim site, atmadığım mail kalmadı.

    sırf, ayda 600€ hibe boşa gitmesin diye uğraşıyorum.
    bedavaya çalışacak mühendislikle alakalı bir firma yok galiba koskoca avrupa'da.

    (bkz: uuu beybi güzel bi hareketlenme oldu bende)
  • bu etkinlikten faydalanmak isteyenler 3 ay bu haklarindan yararlanacaklarsa bilsinler ki hizmet pasaportu diye bir sey var. vize pesine kosturmasinlar.

    (bkz: hizmet pasaportu/@rubiks cube)