şükela:  tümü | bugün
  • dramatik bir durum. biraz üşengeçlik, biraz ne yapacağını bilememe duygusu. ne bileyim böyle elin ayağın birbirine dolaşması. sakin olup harekete geçmek gerek. evet.
  • şu anda erasmus yapan biri olarak yaşamadığım durum. ama bütün gün sandviç, makarna, frikadel ve patates kızartması yiyip bira içmekten* dolayı diyabetten öleceğim galiba. ıspanak falan yapmaya başlamam lazım, evet.
  • erasmus'a gelip, kırık dökük de olsa kalacak bir yer buldum diye sevinirken, paragöz evsahibi tarafından pasaportuna el koymakla tehdit edilmekten daha iyi bir durum, evet.
  • erasmusa gittiğim ilk günler üniversite ücretsiz yemek kartı vermişti, hazır ücretsiz kart var diye yemekhaneye gitmiştim, bana en tanıdık gelen ve güzel görünen tek şey biftek idi. ondan aldım bir tabak. oturup yemeğe başladım ama çok tuhaf, saçma bir tadı vardı, daha doğrusu hiç tadı yoktu, yemek kartını kullandığım ve kısıtlı bütçemden para harcamamak için de zorla yemeye çalışıyor, bir yandanda içimden aşçılara küfür ediyordum, et ancak bu kadar kötü pişirilebilir diye, sonradan aklıma geldi, yediğim et domuz etiydi, o zaman anladım türklerin neden domuz yemediklerini. o günden sonra birdaha yemekhaneden birşey almadım, günlerim yarı açyarı tok geçti.
  • olayın parasızlıktan aç kalmaktan ziyade yemekleri beğenmeyip falan aç kalmak olarak kastedildiğini düşündüğüm durum. eğer öyleyse, almanya'da imkansız olandır diye tanım yapıcam. adamlarda çörek olayı aşmış her gün çörek yemekten yakında göbek bağlayıp emekli moduna giricem sanırım*. tabi göbek olayında başka faktörler de var (bkz: alman birası)