şükela:  tümü | bugün
  • amaç yalnizca baska ulkede ogrenim gormek degil, baska kulturleri gormek oldugundan eger kisi degismez ve gelismezse gariplik var demektir.
    farkli kulturleri yasayan insanin dogal olarak sergiledigi tutumdur.
  • üniversiteler'de bol bol gördüğümüz öğrencidir. 'yaa mına koyum adamlar aşmış ya, ben ileride orayada yaşamayı düşünüyorum' diyerek mal mal konuşurlar. bazıları estonya slovenya gibi dandik yerlerde ortalamanın amına koyarlar bedavadan dersler geçerler.(muhasebe dersi için bile vize-finale girmeden ödev yapıldığını duydum birinden) bir de sözde avrupa gördüklerini sanarlar. bazıları da harbi harbi ingiltere'ye falan gidip, dersleri geçmek için kıçını yırtmış öğrenciler de vardır, bırakta bu adamın da havası olsun. esas erasmus yapmış olanlar bu adamlardır benim gözümde. öyle gidecen dandik dandik ülkelere face'den fotolar paylaşıcan falan geçin sonra da kendini bir bok zannedecen. muhasebe'yi ödev yaparak geçen adamın muhasebesi ne kadar iyi olabilir ki adam genel muhasebeyi aa ile geçmiş sonra hesap planı ne falan diyor.
  • hayata bakis acisi degismistir.

    hayati boyunca hic ailesinden ayri yasamayip, ilk defa tek basina kaldigi ulkenin dilini bile bilmiyor olmasi, ama her sorununu bir sekilde halletmesi ona ozguven kazandirmis olabilir. "lan ben bunu harbiden yapiyormusum ya?" diyerek gelecek planlarini bambaska sekilde sekillendirebilir.

    ya da daha kisa tabirle, benim bu.

    3 ay boyunca fransa'da kicimi yirttim dersleri verecegim, ortalamayi dusurmeyecegim diye. benimle ayni donemde polonya'da erasmus yapanlar her gun baska ulke gezerken ben devam zorunlulugu, her gun yapilan quizler ve teslim edilen odevlerle ugrastim. en sonunda da "lan harbi tek basima yasayabiliyormusum ben, yuksek lisansi da garanti yurtdisinda yapayim" dedim.

    sonuc olarak su an iskocya'dayim. dersleri verecegim diye hala kicimi yirtiyorum. burdan, allah korusun ama olur da donersem, daha da degismis olacagim kesin.
  • yav bu benim arkadaşıma oldu.

    erasmusa gitti vatandaş (iskoçya). sosyal medya zımbırtılarında çektiği fotoğrafları falan görüyordum. arada yazıyordum falan ona da, yarı onu, yarı da iskoçyayı merak ediyordum zira. eğlendi etti döndü neyse kısa keseyim.

    türkiye'ye döndüğünden beri görüşmüyoruz. yazıyorum cevap yok falan. eh ben üniversitedeyim (uzattım okulu) o da okulu bitirdi o sırada. ailesinin yanına geri döndü.

    anlaşılan avrupaya gidip dönen insanlar öyle bir dünya görüyorlar ki, buradaki insanları sallamamaya başlıyorlar. valla bilmiyorum belki de ben yanlış anlıyorum.

    neyse bir de ben gideyim, bakalım o dünya nasılmış *
  • uninin erasmus sınavına girip polonyaya gitmeye hak kazanan, fakat bir sebepten dolayı bundan vazgeçen bir öğrenciden boşalan kontenjana yerleşip 4 aylığına polonya ya gidip dönen ve döndügunde orda çektiği kokonun ardindan hayata bakışının değiştiğini iddia eden bir arkadaşim vardı. kendisi o tarihe değin, değil yur dışı, memleketinden, hakkari, en uzağa gittiği yer akdeniz sınırları dahilinde bir universiteydi. neyse kısa keseyim, bu elemanın bir çok davranışı arkadaş çevresince de itici kabul görüyordu çünkü birşeyleri yanlış algılamıştı körpe kureleri ;

    - daha önce adını anamadigi kizlara ciğim/cikim diye hitap etmesi (ayı)
    - 4 ayda polonya nin bir köyünde beyin nakli mi yapılmıştı? (cehalet)
    - djem yilmazi yeni keşfedilmiş bir kıta gibi, esprilerini baglamdan kopuk fütursuzca sağa sola satmaya çalışması; kendisiyle ilgili tek bildiği komik biri olduğu çünkü polonyadan önce son bir defa ivedik izleyip giden zirto leman kültür nedir hiç duymamış(itici)

    tamam tamam bitiyor siz bile okurken igrendiniz hissediyorum fakat sondan 1 öncesi:
    - ulan, hirbo; tipin yok, paran yok, hadi birşeyleri çok geç kesfetmissin olgunluk yok, üstüne üstlük çevreye verdigin turkiyeye tatile gelmiş alamanci rahatsizliklari bi yana ne diye gelipte kızların altına yatmak için 4 döndüğü, kivanctan 7 cm kisa, daha yakışıklı, rp turkish/ english konuşan bir adamla sidik yarısına giriyorsun, babunnn...
    ıntihar etmesin diye çok uğraştım, babasından görmemiştir o iyiliği, net..

    erasmus a gidecek arkadaşlara tavsiyem o dur ki:
    - siz orda ülke insanını temsil ediyorsunuz, lütfen bunu aklınızdan çıkarmayın.
    -uyumlu olun fakat uyumlu olmak adına kendinize zarar vermeyin, çay/kaşık.
    - gittiğiniz ülkenin insanına kibar olun, sizle konuşan, güler yüz gösteren her hatunu illa ki sikcez diye düşünmeyin ki bu abazalar da nerden çıktı demesinler.
    - gideceğiniz ülkenin, gecmisten gunumuze edebiyat, sanat ve muzik kültürü, sosyal hayatı, çoğunlukla ilgilenilen spor dalları, yemekleri, dansları, önemli şehirleri, coğrafyası ve son olarak da ekonomi yani enflasyonu hakkında bilgi sahibi olmadan yola koyulmayin lütfen.
    - muhtemelen türkiye de bulamayacağınız bir özgürlüğü bulacaksınız bu yüzden tadını çıkartın ve döndüğünüzde hayatınıza uyarlayacaginiz birşeyler olursa da nerede yaşadığınızı unutmadan iki kere düşünün derim, sevgi ve saygılarımla.