şükela:  tümü | bugün
  • memleketim diye demiyorum. türkiye'nin en iyi asma yaprağı burada yetişir. o yediğiniz ince, sağlam, damarsız, büyük yaprakların menşei burasıdır. öte yandan tokat'ın en büyük tuğla sanayisi de buradadır.

    siyasi olarak, 60'lara kadar chp'nin kalesi, 80'lere kadar mhpnin kalesi, 2000'lere kadar anapın kalesi, günümüze kadar da akp+saadet partisinin kalesi olmuş ilçedir. anlayacağınız üzere köy enstitülerinin kapanmasının ardından halk eğitilememiş ve cehalete kurban gitmiştir.

    mimari açıdan çok düzenli bir plana sahip olan ilçe bu sayede kalkınmasını hızlandırmıştır. en ivmeli kalkınan ilçelerden biridir. 3 dönemdir belediye başkanlığını mhpli ahmet yenihan yapmaktadır. (son seçimleri kazandı mı hatırlayamadım). öncelikli olarak il olacak ilçeler listesindedir.

    basında en çok yayla şenlikleriyle yer alır. şenlikler hadise, hatice, hande yener, demet akalın gibi şarkıcıları dağın başında konser vermeye ikna etmesiyle de bilinir.

    tokatın en yeşil ilçelerinden biridir, ferah, ılık havasıyla; kelkitin beslediği bereketli topraklarıyla can kokar o.

    yemekleri olarak da tokat kebabı ve yağlısı (bafra pidesi kıvamında ama daha farklı bir pide) civar ilçelere göre daha güzel yapılır. en iyi kebap yiyebileceğiniz yer gariptir ki, şehrin girişindeki alpet benzin istasyonunun lokantasıdır. ondan sonra şahin tepesi de denilen belediyenin tesisindeki restorandır. bu şahin tepesi aynı zamanda erbaalıların düğün, eğlence yeridir. erbaayı tepeden görebileceğiniz güzel bir manzaraya da sahiptir. öte yandan bat yemeğini de yapan bir restoran bulursanız girin yiyin.

    nostaljik olarak da şimdiden ziyade 15 yıl kadar önceki erbaa harikadır. meydandaki et hali, 4 tane bank gibi oturağa oturup döndürülerek binilen oyuncağı, deli mustafası ( bu arada #8783783 nolu entrydeki deli de mustafadır), çarpışan arabası, eski sineması (şimdi akbank oldu orası), asri fırını, karadeniz pastanesi, abdi çakırın kahvesi ve atari salonu, bolkepçe lokantası, saman pazarı, demirciler sokağı, buğday pazarı, peynir pazarı, erektaşı, erovası, imbat çayı, aladun biberi, karayaka karpuzu, niksar yolundaki olca dometes fabrikası, her tepesi için söylenen gömü var efsaneleriyle bir başkadır benim memleketim.
  • 18 yaşındayım, manisaya gitmem gerekiyor, turgutlu'da indim otogarın içinde bakınıyorum. niye bilmiyorum buranın otogarından 3 yere gidilebiliyor. manisa, bakü ve erbaa. ne alakası var bilmiyorum ama turgutlu'nun kankasıdır erbaa benim gözümde.
  • geçici bir görev nedeniyle yedi gün kadar bulunduğum, tokatın gelişmiş güzel ilçelerinden biridir.
    bu kısa sürede edindiğim izlenimlere gelince; şehir anlatıldığı gibi depremden sonra şimdiki yerine kurulmuş, sanırım bu nedendendir şehir merkezi bir çok şehirde olmadığı gibi tertipli ve düzenli.
    akşamları dışarı çıkıp rahatça gezip dolaşabileceğiniz sokakları oturup çay içebileceğiniz çay bahçeleri olan yer,
    birkaç tane yemek yiyebileceğiniz iyi lokantaları olan yer, şirinler diyede hızlı yemek yapan bir yeri var ki arayıp yiyecek neyiniz var dediğinizde her şey var abi diye yanıt alabilirsiniz.:)

    ayrıca sokaklarında adım başı bir mobilet/motosiklet görebileceğiniz, akşamları farlarını açmadan patpat ses çıkararak geçtikleri, güzelim şehrin güzelim sokaklarının gürültüden yürünemez hale gelebildiği yerdir...
  • kısa dönem askerliğimi yaptığım şirin ve güzel ilçe erbaa. özledim erbaa yı. insanı tipik karadeniz insanı sıcak ve içten esnafı anlayışlı. halkı iyidir en azından askerlere karşı öylelerdi. yağmurlu bir kış günü burdaki birliğime katılmıştım teslim olmadan önce yemek için arkadaşımla beraber bir lokantaya girdik sağolsun orda bulunan herkez oraya sanki gelmiş hizmet verecek olan devlet memuru gibi bize erbaa yı anlattı ellerinden gelecek bişey varsa yardımcı olabileceklerini söyledi. sonra çay ocağı gibi biyere girdik bize çay sigara uzattılar karşılık beklemeden ordada yardımcı oldular. kendimde karadenizli olduğumdan kendimi memlekette hissettim bir an. bu şirin ilçenin en dikkat çekici yanı göç veren değil alan bir yerin olmasıdır. halkta bundan memnun gözükmekte. yemek yenecek yerleri var meydanda özellikle. internet kafe telefon kartı bulabileceğiniz yerler mevcuttur. ufak bir cep sinema tarzı biyer var halk evinin içinde. iklim olarak iç bölgeye göre oldukça iyidir nisan ayında özellikle sıcak havalara denk gelebilirsiniz kış ayı çok soğuk geçmez. askerlikten ötürü heryeri gezemedim merkezi çok gelişmiş değil ancak birçok ilçeden iyi. çok uzak olmasamda bir türlü gidemediğim erbaa yı insallah bigün ziyaret edicem.
  • asmalarından en lezzetli yaprak sarmalarının yapıldığı ilçe.
  • 1-2-3-4-5-6-7-8

    25 mayıs 2016 pkk mardin saldırısı başlığındaki entry sayısı.

    1

    bu saldırıda verdiğimiz şehit sayısı.

    burası erbaa, sabahtan beri herkes birbirine, şehidin hangi köylü olduğunu anlatıyor, cenazenin hangi camide olduğunu soruyor, gidelim katılalım diyor.

    hayır katılmayalım.

    bu entryyi yazmadan önce, bir gazetenin sayfasını açıp detaylara hakim olayım, haberi okuyum diyorum ama anasayfada bulamıyorum. neden?

    çünkü az önce nusaybin'de patlama olmuş 1 şehit var. midyat saldırısını anasayfadan almışlar nusaybini koymuşlar. gazetelere ne büyük kolaylık mardin üst başlığını değiştirmek zorunda değiller, şehit sayısını da.

    dünkü haber bulunamıyor çünkü eskidi artık. dün ölen erbaalı astsubay salih yıldırım, öleli 24 saat geçmemiş ama bu ülkenin verdiği son şehit değil.

    biz ölümlere dur demek için toplanmak yerine, şehit cenazesi için toplandığımız müddetçe bitmeyecek farkında mısınız? artık hepimizin ya ailesinde, ya mahallesinde, ya bi tanıdığının yakını, ya sınıf arkadaşının akrabası, herkesin bir yerden bir şehidi var,

    şehit şehit diye yazıyoruz ölümüze saygısızlık olmasın diye ama biz boşuboşuna ölmeye başladık farkında mısınız?

    bugün burada yarın başka bir şehirde... ölümün olağanlaştığı, ortadoğu türkiyesine hoşgeldiniz.
  • çocukluğumun bir kısmını geçirdiğim, şimdilerde ailemizi görmek için iki yılda bir mecburen gittiğim eski güzelliğini kaybeden şehir.
    çocukken 1942 depreminin de etkisiyle amerikanvari tek katlı, geniş bahçeli, mahalle başına 10-15 ev düşen, düzenli şehire örnek olarak gösterelibilecek yapılaşması olan, insan profili olarak ciddi kısmı eğitimli, eğitimli olmayanların da saygılı ve şehir hayatını benimsemiş olması, dilencisi olmayan, delisin sahip çıkan (ki bir deli mustafa vardı adam yaz kış takım elbise, fötr şapka, atkı, pardesü, boyalı kundura olmadan gezmez) gariban gördüğü zaman herkesin bakıp ilgilendiği şehir di.
    şimdi sadece bizim mahallede (ne kadar bizimse artık) tahmini 300 aile barındıran, muhtemelen köyden kente göçün etkisiyle saygının zerresinin kalmadığı, etrafında yapılan baraj/termik santral etkisiyle sıcak konusunda izmir'i aratmayan şehir.
    yazık oldu erbaa'ya yazık oldu türkiye'ye.
    tanım: tokat kebabı hala güzel olan şehir.
  • yillardir gidemedigim, ozlem duygularimi iyice artiran memleketimdir.

    şirin erbaa'm, gün batiminda, o güzel yollarinda bisiklet surmeyi ozledim...

    eger kendi veya yakinlari okursa mazur gorsun, kör hüseyin derler kucuk bir kasetci dukkani vardi. surekli tokat turkuleri calardi, eger olmediyse sanirim hala tokat turkuleri caliyordur. ah arabam 60 model, ah arabam 60 model yokuslari cikmiyor.
  • annemle babamin, buraya tayinlerinin çıkmasıyla tanışma vesilesi olan ilçe.
    canim izmirli annem, 1971'de tokat çarsisinda hiper mini etekleri ve apartman topuklarıyla gezmeye kalkınca, rivayet odur ki esnaf "neeeolüyooo" diyerek dışarı fırlamış ve annem erbaa'da yaşadığı geri kallan yıllarında ispanyol paça pantolanlarla gezinmek durumunda kalmıştır.
    ayrıca izmir'de yaşayan erbaa'lılar 15 günde bir "erbaalılar günü" yaparlar, annem de fahri erbaalı olarak bu günlere katılır.
  • 1995 yılında nüfusu 38.000 civarında iken son 15 yılda nüfusu 20.000 civarında artış göstermiş tokat ilçesidir. merkez nüfusu bakımından tokat'ın 2. büyük ilçesidir. ** genel nüfus (köyleriyle birlikte) olarak ise 1. sıradadır.

    yerleşim yeri 1941 depreminden sonra fay hattının daha az etkin olduğu güney kısmına taşınmıştır. bununla birlikte yeni inşaa edilen ilçenin yerleşim planı daha derli topludur. öyleki bütün devlet daireleri (okullar hariç) ve bankalar birbirlerine maksimum 5-10 dakika yürüme mesafesindedir.

    erbaa'ya yeni gelecek olanlara devlet binalarının yerini tarif edecek olursak:

    hükümet konağı: sermet durmuş oğlu caddessindedir.

    karakol binası: hükümet konağının hemen yanında "hükümet caddesi"ndedir.

    devlet su işleri: sermet durmuşoğlu caddesinde, hükümet konağının 40 metre kuzeyindedir.

    adliye binası: hükümet konağının tam arkasında istiklal caddesindedir.

    ptt: istiklal caddesinde, hükümet konağının güney cephesinde yer alır.

    itfaiye: istiklal caddesinde ptt ile yanyanadır.

    belediye sarayı: isklal caddesinde, ptt'nin 100 metre doğusundadır.

    öğretmen evi: hükümet konağından 200 metre güneye doğru çıktığınızda yolun batı tarafına düşen büyük camiinin, doğu tarafından rahatlıkla görünür.

    vergi dairesi: öğretmen evinin bir üst caddesi olan "sururi say caddesindedir" yine büyük caminin hemen güneyine düşer.

    kredi yurtlar kurumu kız öğrenci yurdu: atatürk caddesindedir. vergi dairesinin hemen arkasındadır. polis lojmanlarıyla yanyanadır.

    devlet hastanesi: şehre otogar tarafından girildiğinde gazi bulvarının sonunda yer alır. hükümet konağının önünden geçen cadde takip edilerek güneye doğru 500 metre çıktığınızda yolun doğusuna düşmektedir.

    genel olarak hükümet konağını merkez alan bu yol tariflerinden sonra şunu sorabilirsiniz: iyi de hükümet konağını nasıl bulacağız?
    hemen onuda açıklayayım:
    şehrin batı girişinden geliyorsanız, trafik lambalarını görene kadar aheste aheste gidiyorsunuz. ( o yolda 50km den fazla hız yapanlara kalaylıyorlar) trafik lambalarından hemen sağa dönüyorsunuz. yolun batısında ilk devlet su işleri ondan sonrada karakol ve hükümet binasını görebilirsiniz.

    şehrin doğu girişinden geliyorsanız: bunun için birkaç değişik yol var fakat en kolayını anlatacağım:

    bulvardan, güney istikametine doğru maksimum 50km hızla sağa sola sapmadan gidiyoruz. geldiğimiz ilk trafik ışıklarından sağa dönerek başka bir bulvara geçiyoruz (alişan diktaş caddesi) buradan, yolun sol tarafına düşen "ömer avni özyurt" camisini görene kadar sağa sola sapmadan devam ediyoruz. bu caminin batı tarafından "sermet durmuşoğlu" caddesine giriyoruz. buradan ilerleyerek ışıkları geçerek dümdüz ilerliyoruz. 50 metre sonra sağ tarafta hükümet konağı'na sırtınızı yaslayıp rahat rahat gezebilirsiniz.