şükela:  tümü | bugün
  • yani şimdi bu aşıyı üretmeye mi başlıyor anlayamadığım şüpheli müjdedir.

    hayvanlar üzerinde test yaptılar mı ? insanlı testlerden geçti mi ? yan etkiler konusunda bir çalışma var mı ? aşıyı üretecek tesis var mı ? dünya sağlık örgütüne bildirilip hakemli dergilerde makale yayınlandı mı ?

    öyle aslanlar lab’a girdi, kaplanlar gibi çıktı, pumaları saydık iki eksik var falanla olmuyor bu işler valla.

    edit: canlar niye sövüyorsunuz anlamadım. 40 yıllık hayatımda, radyasyonlu çay içip bunda radyasyon yok diyen ve kanserden ölen bakan mı görmedim ( edit: kalp yetmezliğinden vefat etmiş ), oktar babuna olayına mı şahit olmadım, sınırsız enerji vaadeden erke dönergeci palavrasına mı kanmadım, imza diye araba yaptık fabrika hazır diyen jet fadıl’la mı tanışmadım.

    ince eleyip sık dokuyorsunuz haliyle bu tip haberleri okurken.

    hoca deliler gibi çalışıyor tamam da, dünyayı biz kurtaracağız gibi süper kahraman hikayesi yaratmasına gerek yok, her prosesi tamamladığında kısa ve temkinli bir haber verse inanılırlığı artar, söylemek istediğim bu.
  • virolog olarak bu konuda bende iki satır yazayım şuraya laba gitmeden dedim 9 sayfa dolmuş.

    neyse ilk olarak aşının ne olduğunu söyleyeyim, aşı bir hastalık etmenine karşı hastalıkla daha önceden karşılaşmamış birini güvenli olarak tanıştırma yöntemidir. içerisinde virüse ait herhangi bir şey olan hemen her şey aşı olarak kullanılma potansiyeli taşır. mesela kovid-19 hastası birinin mukusunu alıp kaynatıp sağlam insana vererek aşılama yapabilirsiniz. işe yarar mı? neden olmasın. güvenli mi peki? ....... . hatta özel bir firmaya sentetik olarak sars spike gp ürettirip bunu aşı olarak da kullanabilirsiniz. aşının tarihine bakarsanız aslında çok eskilere gider. edward jenner'den önce osmanlı'da aşı benzeri yöntemler vardı. osmanlı'dan binlerce yıl önce benzeri yöntemler çin'de de vardı. mesela çiçek hastası birinin küçük deri parçalarını sağlıklı insanların derilerine koyarak ufak bir enfeksiyon başlatıp aşılama yapıyorlardı, %10 mortalitesi vardı bu yöntemin ama zamanın şartlarında kabul edilebilir bir orandı bu.

    peki binlerce yıldır yapılan bu iş neden bu kadar uzun sürüyor? çünkü % işaretinin yanına koyacağınız 0 harici bir sayının kabul edilebilirliği yok. ayrıca aşının yapıldığı herkesin immün yanıt geliştirmesi istenir. yani 25 yaşındaki birinde de etkili olmalı 95 yaşındakinde de. bu yüzden önce hayvanlarda aşılama yapılır, sonra bu hayvanların serumları ile nötralizasyon deneyleri yapılır. başarılıysa klinik aşamaya geçilir ve bu 3 aşama sürer. en son üretime geçilir ve üretimde başlı başına bir problemdir. bütün bu süreçlerde temizinden 1-2 yıl süre alır.

    gelelim ercüment'e 3 tane makale yazdık diyor, hakem incelemesi 1 ay falan sürer o yüzden bu konuda laf etmeyeceğim. dediğine göre inaktif aşı geliştirmiş, yani virüsü normal şekilde üretip kimyasal ya da ışıl işlemle öldürüp kullanma taktiği. kolay bir yöntem ancak yaptım bunu demesi için hayvanda denemesini yapıp nötralizasyon testlerini yapması gerekir. halbuki bu twitter paylaşımına göre 4 nisan tarihinde hücre kültürünü çalışır hale getirememişti. 2 haftada bu kadar yol alması mümkün değil.

    resimde izole ettiğimiz virüsler diyor ama resimde hücre kültürü kesiti var. yahu hücre içi membranları görünüyor resimde, izole edilmiş bir virüsün resminde hücre membranının, ribozomların, organellerin işi ne? adam virüsü izole etmemiş bile bildiğiniz, hücre kültürünün tem resmini çekip koymuş virüsleri izole ettim diye. hatta o virüsler hücreden daha ayrılmamışlar bile, hala hücrenin içindeler ve bu herif bu resmi izolasyon resmi diye yutturuyor. yahu hiç yoktan virüsü ürettiğin hücre kültüründe kullandığın besi yerini filtreden geçir onun üzerinden tem fotoğrafı çek, en azından milleti salak yerine koymamış olursun, hemde ultra ince kesim yapmak zorunda kalmayacağın için senin içinde kolay olur ama onu yapabilmen için virüsü gerçekten üretmen lazım.

    bana soranlar olacaktır sen ne yapıyorsun diye, götünü kaldırmadan eleştiriyon diyenler olacak. şuan finlandiya'nın geliştireceği adenoviral vektör temelli aşı için kendi grubumun görevlerini yapıyorum. bu aşının tasarımı ve klinik çalışmaları bitince aşı üzerinde herhangi bir fikri mülkiyet hakkı iddia edilmeyecek, yani isteyen kendi ülkesinde üretebilecek. görevimde hiv temelli bir vektöre sars spike gp giydirip onun üzerinde antisera testi yapmak için ideal hücre hatları kurmak. bu şekilde aşılanmış farelerin immün yanıt geliştirip geliştirmediklerini öğreneceğiz. sadece bu bile finlandiya şartlarında min 2 hafta sürüyor. türkiye'de en son çalıştığımda sipariş edilen primerler 1 ayda geliyordu.
  • bolca kelime oyunu içeren şark kurnazı duyuru. virüsü izole etmek aşı geliştirmenin aşamalarından ancak %100 loading ekranı düşünürseniz belki %2-3 anca edecek bir gelişme.

    şöyle düşünün eve araba paspası alıp gittiniz ve baba oğlun araba almak yolunda ilk adımını attı dediniz babanız ne yapar ? la bi git çay koy der heh, bilim dünyasıda ercüment beye aynısını diyor tam olarak.
  • twitin altında yazan "hayvan deneylerine fatih tezcan'dan başlayın" yorumu yarmıştır.
  • doğru çıkarsa götümü ortaya koyuyorum. sonuçtan o kadar eminim.
  • --- spoiler ---

    aşıyı bulduk, şimdi işe yarıyor mu deneyeceğiz.

    --- spoiler ---

    ben de aşı buldum, ama işe yarıyor mu bilmiyorum. ayran aşı mı bu amk, bu nasıl açıklama?
  • bu adamın covid-19'a karşı aşı geliştirebileceğine inanan insanlar var gerçekten. bu insanlar çiftlikbank'a para yatıran insanlarla aynı kafadadır.
  • paylaşılan görsel biorxiv adlı bir yayın kuruluşunun mailini gösteriyor.
    girip bakıyoruz neymiş bu diye şuradan

    ve ta taaa:
    "articles submitted to biorxiv are not peer-reviewed, edited, or typeset before being posted online."

    ayrıca:
    "biorxiv is not a journal so it has no impact factor."

    yani çalışma her ne ise, bu çalışmanın sonuçlarını dünyayla paylaşmak için seçilen yer bildiğimiz türde bir yayın değilmiş! peer-review hiç değilmiş. dolayısıyla yapıldığı iddia edilen çalışma, alanın uzmanlarından olur alan bir çalışma değil. hakem sürecinden geçmemiş. hatta gönderilen taslağı 48 saat içinde online olarak "post" eden bir platforma yollanmış (bu platform online yayın işini kallavi dergilerde uzun süren değerlendirme dönemini aradan çıkarıp bilgiyi derhal erişime açma iddiasına dayandıran, ancak hataları düzeltme ya da elde edilen veriyi bilimsel olarak test etme ya da doğrulama iddiası bulunmayan bir platform). görselde gördüğümüz şey düzgün bir dergiye kabul edilen makale falan değil.
    yanisi;
    yapılan şey akademik bir çalışma değil.

    ya editleyeceğim izninizle:
    insan salak olur da böyle bir platformdan gelen maili aşı müjdesi olarak paylaşacak kadar mı aval olur ya?

    edit 2. yanlış olmasın, bir daha yazacağım:
    gördüğümüz şey makale kabulü bile değil. aklına geleni sosyal medyada bilgi paylaşmak gibi bir şey.

    ertesi gün notu:
    dün gece bu başlıkta bir mail görseli paylaşılmıştı. "hocamızın aşı çalışmaları" falan diye bir twitter paylaşımıydı. ovalı değil, başka biri, ovalı'ya biorvix'ten gelen maili paylaşıyordu. yani adam çıkıp "hayır, ben aşı müjdesi vermedim" falan derse diye not düşüyorum.
    görseli paylaşan suser entry'sini silip gitmiş.

    dün sözlükte konuşulan rusya'daki aşı çalışmasının çıktıları lancet'te yayımlanmış. doğrudur, yanlıştır, ideolojiktir, bilmem ne. nihayetinde çok prestijli, hakemli ve akademik bir tıp dergisinde yayımlanmış. burada adı geçen, ovalı'nın yayın/rapor gönderdiği biorvix öyle bir şey değil.
    oraya yazdığı fikri facebook'ta da paylaşabilirdi. aynı şey.
  • kesin bulmuştur da önümüzdeki milli bayramı bekliyordur, akkdksj.
  • şurada yazılan övgüleri görünce insan ahmaklığının sınırı olmadığını anlıyorum ve dolandırıcı olasım geliyor.

hesabın var mı? giriş yap