şükela:  tümü | bugün
  • alevi kürtler üzerine değerli, nesnel, bilimsel metotlarla yapılmış çalışmaları olan bir yazar. kitapları piyasada yok, daha da ötesi araştırmaları hakkında internette bilgi bile bulamıyorsunuz. ben boğaziçi üniversitesi aptullah kuran kütüphanesinde okuma fırsatı bulmuş idim. arka kısmında "sözlü tarih çalışmaları nasıl yapılır?" a dair değerli bilgiler mevcuttu.

    kitaplar:

    etnik, politik dinsel sorunlar bağlamında – alevi kürtler, 2000, ankara, kalan yayınları.
    eer, identiteit en moord; een vergelijkende studie tussen nederland, duitsland en turkije, 2003, utrecht.
    raa haqi - riya haqi: dersim aleviliği inanç terimleri sözlüğü, 2010, ankara, kalan yayınları

    makaleler:

    dersim 38 ve öncesinde toplumsal yaşam – sözlü tarih metodu, 1998, amsterdam.
    doğu aleviliğinde seyitlik ve yakın tarihte geçirdiği değişimler, in: yeni binyılda dersim (ed. a. dersimi), munich, 2000.
    unutulmuş bir kral ve taraftarlarının hikayesi; yılanın dersim maceralarının deneysel bir analizi, 2000, munzur dergisi nr 1, p. 4-29.
    munzur ve düzgün’un sıroluşlarının tarihsel bir analiz, 2000, munzur dergisi nr. 4, 15-29.
    alevilik ve hıristiyanlık: ortak geçmis mi, ortak gelecek mi, 2003, munzur dergisi, nr 15, p. 4-27.
    seref, kimlik ve cinayet: namus cinayetleri uzerine bir arastirma, kalan yayinlari:ankara, 2003.
    aşiret’ten cumhuriyet’e iki alevi örneıi: varto ve koçgiri, 2005, kırkbudak (journal of anatolian folk beliefs), nr 4, p. 27-48.
    elke, qerte boz ve gul u gulistan: dersim bölgesinde kültür ve dinsel geleneklere bir gece bakışı, 2008, munzur dergisi nr. 29, p. 4-26,
    ciralik – hak, pir ve talip adına bir katkı sistemine dair, 2009, munzur dergisi nr. 31, p. 4-34.
    nesimi kılagöz ile yaratılış üzerine, 2009, munzur dergisi nr. 32, p. 4-34.
    over de eermoorden en hun tegenstanders, 2002, rechtshulp (maandblad voor de sociale praktijk), nr 6/7, p. 33-38.
    over eerwraak, in: wankele waarden, 2003, utrecht, p. 174-181
  • eflatun renkli bir kitaptı, içinde kelimeler oynardı.
    bir akşam kapısını çaldı.
    sen bensin, ben de senim, dedi.
    serin bir rüzgar gibi zamana baktı, ben sensem neden ben?
    belki de bir şeyler karıştı.
    misafirim ol, dedi kelime.

    haberi getiren bir serçeydi, dokunup onunla uçmak istedi.
    belki o zaman kurtulurdu bu günahtan, her daim peşinde koşan o yılan.
    çocukken kulağına bir şey fısıldadı:

    bir ömür bu dağ’a bakmakla geçer mi?

    şimdi koye mar’da, yükü ağır, bedeni hafif adım adım bir karınca.
    kızdı.
    karınca umursamadı.
    geldi geçti.
    bu ne eksik bir hikaye, arkasından söylendi.

    bin derdi var, biri derman içinde, bir ömür onu aramakla geçerse,
    dağ büyük, hikaye küçük diye,
    utandı.

    geldi geçti, öylesine.