şükela:  tümü | bugün
  • beşiktaş tv genel yayın yönetmeni. kanalı tek başına ayakta tutmaya çalışan kişidir. ayrıca tribünlerin taa içinden geldiği için taraftar tarafından pek bir sevilmektedir.
  • haber1903 sitesinde yanınlanan " mikrofonlarımız istanbul'da" yazısı ile derbi* öncesi bana melankolik hissiyatlar yaşatan insan.
    şöyleki:

    "mutlu günler değerli seray severler....

    1992-93 sezonunda mutlu sona ulaşacak takım bugün oynanacak iki maçın ardından belli oluyor...
    son haftaya 63 puanla giren beşiktaş ve g.saray`dan biri,bu akşam sezonu şampiyon olarak tamamlayacak...
    karakartallar dolmabahçe`de g.birliğini konuk ederken,sarı-kırmızılıar ise,ankara 19 mayıs stadında,anlı şanlı ankara öcüne,
    düzeltiyorum ankaragücü`ne konuk olacak...

    iki takımda şampiyonluk hesapları yapıyor,başka bir deyişle karakartallar "saf saf" diğer maçtan gelecek skoru bekliyor...
    beşiktaş bugün bu stadda g.birliği`ni handeyener...
    rakibi galatasaray`ın ankaraya gönderdiği çoraplar ayağına olmaz ise...
    kaleci zalat bi cavatlık yapmaz,
    elvan abeyle-gese 10 bin metreyi sakatlanmadan koşar ise...
    birde,sinan şamil sam,kübalı rakibini almanya`da nakavt ile devirirse 92-93 sezonunun şampiyonu beşiktaş olacak...

    ***
    televizyon aynı saatte başlayan iki maçı dönüşümlü veriyor...
    ben radyodan dinliyorum trt nin o meşhur dönüşümlü yayınını

    inönü stadyumunda ve ankara`da maç aynı saatde başlıyor...
    beşiktaş başlama vuruşunu yapmak üzere...
    -mikrofonlarimiz ankarada
    -goooooollll..vs vs vs
    mikrofanlarimiz istanbulda
    beşiktaş başlama vuruşunu yapıyor...
    -mikrofonlarimiz tekrar ankarada
    -goooooolll..vs vs vs
    beşiktaş kendi yarı sahasında hazırlık pasları yapıyor
    -mikrofonlarimiz birkez daha ankarada
    -goooooollll..vs vs vs
    beşiktaş şimdi kendi sahasından çıkıyor
    -mikrofonlarimiz tekrar ankara`da
    -goooooolll..vs vs vs

    ankara`daki mikrofon değil,"pele" mübarek...
    yaklaşık birbuçuk saat böyle geçiyor...
    bir çoğumuz ise ankara`daki mikrofonla istanbuldaki mikrofon arasındaki 8 farkı bulmaya çalışıyoruz...
    anlıyoruz ki ankara`da bi gütshow luk oluyor..

    ***

    sonra şiirlere şarkılara vuruyoruz bir süre...

    bırak beni boğulayım gözlerinin tam içinde
    dibe vurup dağılayım,ihtimaller denizinde...
    bana bir masal anlat süleyman baba;içinde şerefli ikincilikler olsun...

    ardından şampiyonluk hasreti ile çok çile çekilen yıllar başlıyor.
    bu hasretlik öyle uzun sürüyor ki,adam gibi hassretleri özlüyoruz sonra...
    birileri fenerbaaze taraftarı oluyor,birileri gaaaasaray...
    geri kalanlarsa kontur-gerilla....
    beynimize usul usul karbonmonoksit yağıyor
    ve biz hala senin şampiyon olabilme ihtimalini seviyoruz
    otobüsle gidilen deplasmanlarda kıçımızda patlayan polis "jop" larını da sayarak...

    şiirlerle şarkılarla avunuyoruz.
    besteliyor,söylüyoruz
    ve her g.saray maçı yaklaştığında
    o şarkıyı mırıldanıyoruz.
    unutmadık unutmuyoruz.

    şimdi mikrofonlarımız istanbul`da...."
  • ricardo andrade quaresma bernardo yüzünden kayışları koparmış olan güzel abimiz. forza beşiktaş'taki yazısı:

    mektup mektup içinde

    sevgili quaresma...

    başlangıçta sıradan bir yıldız isteği olarak gördüğümüz transferin de işler çok başka noktalara geldi,

    beşiktaş yönetimi ısrarlı tutumunu gösterirken,taraftarlar olayı “çok başka bir mesele” olarak algıladı-algılattı..

    başta sevecen tavır sergileyen ve olumlu gelişmeler elde eden siyah-beyazlı yönetim senin “kibirli tavırların” karşısında restini çekti,
    “şartlar bu kardeş,gelirsen ekime kadar gelmezsen şubat mart nisan”

    kusura bakma biraz tuhaf konuşuyor olabilirim,ama sana bu mektubu beşiktaş taraftarları adına yazıyorum.
    önceleri bu transferi sempatik bir anlayışla izleyen bizim arkadaşlarda, gecikmeden sıkılarak
    sert bir uslup takınmaya başladılar,
    “istemiyorsa gelmesin,bizi istemeyeni biz hiç istemeyiz”diyorlar.
    ama benden duymuş olma;
    “kalplerinin rakip yarı sahaya bakan dilimi” hala istiyor seni bes belli..

    bilmeni isterim ki;
    onlar bu transferi beleş tepeden maç izlemek,çift turnike yapıp tribüne girmek,kapalı alttan üste tırmanmak gibi,başka bir meseleye çevirdiler.ama bunlar şimdi senin anlayabileceğin şeyler değil geldiğinde bir ara ocakbaşı yaparız anlatırım...

    qçük gördüğün bu ligde,qllerinden doğman için herşey hazır.
    formalar hazır,kombineler hazır.
    hem öyle bir hazırlıkki bu;
    dengeleri altüst edecek 20 milyonun banka teminatın..
    bir gece ansızın gelebilme ihtimaline karşı nöbet beklemekte olan taraftarların hazır..

    her sabah işe geldiğimizde önce q7 de bir gelişme varmı?
    sonra, “bu arada günaydın” diyecek kadar kafayı bozan bizler hazırız..
    gelirsen söz veriyoruz kurda-çakala 7 rmeyeceğiz.
    en garibi 29 dan 30 harfe çıkarttığın alfabemizde “en sesli sözcüğümüz sen olacaksın”.
    yeter ki bu taraftarı qüstür-meden gel…

    ve “qadir abi”den quaresma’ya

    sevgili quaresma ben sözlerimi tamamlarken kalemi qadir abime vereceğim.
    onu mutlaka tanırsın sağlam artistlerdendir “selvi boylum al yazmalım’ı mutlaka izlemişsindir...
    ordaki abi işte...
    namıdiğer deli qadir

    bak güzel kardeşim duyuyorum ki,türkiye’ye gelmem, o lig de oynamam diyormuşsun...
    şuan dişlerimi sıktım ve sağ kaşımı havaya kaldırdım.
    şimdi beni iyi dinle...

    bu işleri bırakacaksın.
    yarın ilk iş menajerini arayıp beşiktaş’a evet diyeceksin...
    sonra eşyalarını toplayıp ilk uçak ile istanbul’a geleceksin.
    öyle kız arkadaşıma sorayım,aileme danışayım gibi “layt” tavırları bırakıp erkek gibi davranacaksın..
    gelince başkanının elini öpüp,taraftarını selamlayacaksın...
    efendi gibi asistler yapıp golleri sıralayacaksın...
    ibrahim toramanı’da alıp cuma’ya gideceksin...
    ilk fırsatta radyo’ya gelip mailleri yanıtlayacaksın...

    not:
    tüm bunları yaptıdan sonra,pascalı’da alıp discoya gidebilirsin...

    tamam mı uleeennn...!!!!
  • (bkz: #20217775)
  • bu zamana kadar beşiktaş tv, haber1903 gibi beşiktaş medyasının önde gelen kuruluşlarında görev alan, kalemi ve dili çok sağlam olan saygıdeğer ve son derece sıcakkanlı, taraftar tarafından çok sevilen iyi bir beşiktaşlıdır. gönül ister ki yazılarında renkilere monte ettiği rögar kapaklarını sadece bizim medyamızda değil herkesin okuduğu, gördüğü yerlerde yapsın da ercan saatçi, selçuk youla seviyesindeki adamlar konuşmadan önce ulan yine kapağı bize monteler mi diye düşündürsün.
  • söz konusu fenerbahçe ise yazısından sonra fenerbahçe'den nasıl özür dileyeceğini merak ettiğim büyük beşiktaşlı.
  • vatan ve milliyet gazetelerini demirörenlerin alması üzerine çok güzel bir yazı kaleme almış.

    http://www.kartalbakisi.com/…48/iste-simdi-yandiniz

    vatana milliyete hayırlı olsun.
  • kartalbakışı sitesinden takip etmeye devam ettiğim beşiktaş medyasının en dürüst ve güvenilir kişilerindendir. kulübün içinde gelişen olaylar ve transfer habeleri konusunda tam güvenilir bilgiler sağlayan, her alanda gücünün yettiğince beşiktaş'ı savunan güzel adamdır.
  • son yazısıyla hepimizin sesi olmuştur.

    http://www.kartalbakisi.com/…acinda-uc-fidan/38238/
  • bugünkü yazısıyla gönüllerde bir kez daha taht kurmuştur.

    bugün 89 gün oldu.
    siyahın “beyazı” tutuklanalı…
    89 gün olmuş “beşiktaş’ın beyazı henüz aklanamayalı.
    dile kolay 3 ay olmuş, aramızdan alınalı..
    “elimizle koymuş gibi kaybolalı.”
    hiçbir şey yapamıyorsanız bir şeyler karalayın beyaz bir kağıdın üzerine.
    ne hissediyorsanız yazın işte, hiç tükenmeyecek bir kalemle.
    sonra bağlayın bir kartalın bileklerine, o uçursun mektubunuzu metrise.
    yağmurlu bir istanbul akşamı bunu yapmanın tam vaktidir işte.
    bir beyaz zarf, bir beyaz kağıt ve “üç beyaz karanfil.”
    metris’ de geçen sim siyah günleri aydınlatan, karanlığa ışık tutan.
    mektup diyorum size! yazın onlara.
    yazın ki; okusunlar özgürlüklerini. ve umuda bıraksınlar karanlık günlerini.
    onlar gelemiyor ya; siz gidin onlara, öylece.
    asık suratlı gardiyanların elinden, beyaz bir zarfın içinde gidin.
    işık olur belki, karanlık gecede, ateş böceği misali.
    bir mektup yazın onlara “tertemiz olduklarına inandıran.”
    bir mektup yazın onlara “aldırma gönül aldırma” diye başlayan.
    bir mektup yazın. hadi!
    karanlık hücreye “beyaz ulan” diye bağıran.

    http://www.kartalbakisi.com/…/#.tpmwdeufrnm.twitter