şükela:  tümü | bugün
  • ben 8 yaşındayken tanıdım yiğidimi. televizyonda şirinler izlerken ansızın karşıma çıktı. başbakan olmuştu. bir dönem belediye başkanlığı da yapmış ama o zamanlar şimdinin başbakanı gibi pek televizyonda görülmüyordu. ılk gördüğümde o da herkes gibi gelip geçicek diye düşündüm. meğersem işini çok sevdiği için sürekli orda kalıcakmış. hep acaba ne zaman kaybeder diye düşündüm. her seçim kazandı. büyüdüm muhalefete oy verdim bu sefer kesin olacak dedim ümitlendim yine kazandı. sürekli kazandı. hep gündemde oldu. onu görmediğim hiç bir günüm yok. sesini duymadığım günler çok az. o kadar çok arkasından konuştum ki hep aklımın bir köşesinde oldu. babamdan annemden daha fazla gördüm. bazen tam seçimi kaybedecekmiş gibi oluyor (olmuyorsun cha ve fox tv nin gazına ben geliyorum) düşünüyorum şu anda kaybetse yarın nasıl bir ülkeye uyanırdık. ya da spotless sunshine mind mı herneyse o filmdeki gibi silinse tüm ülkenin hafızasından nasıl bir türkiye olurduk diye düşünmeden edemiyorum.

    sonuç belki gerçekten düzene gireriz ama onun gidişiyle kısa süreli bir fetret devrine gireceğimiz kesin. çünkü 90 ların çocukları devlet yönetiminin ne olduğunu bilmiyor. sadece ondan gördük napalım.