şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 248 kadar sivil belki de yaşamını yitirmeyecekti ve akp iktidarıyla fetö arasında ne anlaşmazlık varsa kendi aralarında çözeceklerdi. saraya darbeyle ilgili bilgilerin 15 temmuz öncesinde gittiği iddiaları bu kadar fazla iken, vatandaşı sokağa çağırmak bana pek mantıklı bir hareket gibi gelmiyor.
  • o gece boyunca yerli ve yabancı kanallardan ve sosyal medyadan haberleri canlı takip ettim.

    gördüğüm kadarıyla bu 7-8 bin asker diğerlerinin çıkmadığını gördükçe vazgeçip geri dönecekti. polis zaten sıcak çatışmaya girmeden müdahale etmeye başlamıştı çeşitli noktalarda. acıbadem telekom'da uzun süre çatışıldı mesela. olan masum muhtara oldu. akıncılardan başka direniş de kalmamıştı bir süre sonra. polis orayı alınca da havadaki araçlar inmek zorunda kalacaktı. ölü sayısı belki 100'ü bulmadan kalkışma sonra erecekti diye düşünüyorum.

    sonra dümdüz et işte fetöcüleri, halkı niye döküyorsun sokağa.

    ps. darbe girişiminin tiyatro olduğunu düşünmüyorum. hep torpille, iltimasla bir yerlere gelmiş fetöcü kahpelerin liyakatsizliklerinin neticesinde beceriksiz olduklarını düşünüyorum.
  • kerim sen misin?

    (bkz: kerim balcı)

    arkadaş bu neyin kafasıdır. ister sevin ister sevmeyin. ister oy verin ister vermeyin. halkın çoğunluğunun oylarıyla iktidar olan devlet başkanının, sadece kendisine yönelik değil millete yönelik olarak, yuları amerika'nın elinde olan bir meczubun talimatıyla gerçekleştirilen şerefsiz bir girişime karşı milleti buna karşı koymaya davet etmesinden daha olağan ne var!. bu devlet; ordunun da, seçkinci züppelerin de, ak partinin de, tayyip erdoğan'ın da değildir. milletindir. millet kendisine ait olana sahip çıkmaya çağrılmıştır.

    ekleme: alttaki entry'de kutu, saat, yat, reza falan deyince nasıl da hoşa gidiyor değil mi? bi bunları ezberlemişsiniz başka da bir bildiğiniz, ülke adına söyleyecek başka bir sözünüz yok. fetullah ve onun gibi şerefsizlerin at gözlüğü taktığı kafalarınızı nereye çevirseniz bunları gösteriyorlar değil mi size? (bkz: anayasa) cumhurbaşkanı devletin başıdır. bu sıfatla türkiye cumhuriyeti'ni ve türk milleti'nin birliğini temsil eder; anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. işinize gelmeyince anayasayı bile görmüyorsunuz değil mi? tayyip erdoğan ölsün de isterse milletin ebesi ...ilsin. hele hele cumhurbaşkanı'nın seçimle geliyor olması ve mevcut fiili durum karşısında devlet başkanı nitelemesi yönetim şekline ilişkin bir sorun gibi mi geldi? devlet başkanı deyince amerikan başkanlık sisteminden başka bir şey gelmiyor mu aklınıza?. tayyip erdoğan'ın -kendisinin de kabul ettiği gibi- fetullah denen iblisle ilgili olarak hataları olmadığını düşünmek için de kör olmak lazım. ancak 15 temmuz gibi gerçekleşmesi durumunda sonuçları bizzat halkın kendisi için felaket olacak bir girişim karşısında hala saat, yat, reza ve bunun gibi ezberlerle konuşmak en basit tabirle şuursuzluktur. açık söylüyorum: o gün yapılan davetin arkasında art niyet aramak için ya fetullahçı olacaksınız, ya da akılsız! bir arkadaş da mesajla başlık sahibinin kastının "tayyip erdoğan'ın milleti sokağa dökmek yerine işi polise bırakması gerektiği" olduğunu yazmış ve benim için "düşünmek çok mu zor" gibi bir şeyler de eklemiş. e ben tavşana havuç emanet eden bu zeka karşısında artık şapkamı çıkarıyorum.

    ek 2: ulan yazmayayım diyorum dayanamıyorum. yemin ediyorum obsesif bunlar. daha hükümet ile devlet arasındaki farkı ayırdedemeden anayasa konusuna girmiyormuş da, 15 yıldır şöyleymiş de böyleymiş de. biz 5 yıldır şöyleymişiz de böyleymişiz de. kişisel tarihimi bu kadar bildiğine göre 5 yıldır başını omzuma yaslıyor ben de kendimi anlatıyorum herhalde. tövbe estağfirullah. kullanılmayan kelimeler kullanılmış gibi yazmalar falan. halk 15 temmuz'da tayyip erdoğanı ve bakanlarını korumaya çıkmış dışarıya güya. bakış açısı bu kadar sığ işte. herkesin korunmaya değer tek şeyin hükümet olduğunu düşündüğünü sanacak kadar sığsan sen bir yere çıkma zaten. ayrıca bana ne nihat zeybekçi'den. konuyu bağlamından koparma konusunda da üstünüze yok.
  • "halkın çoğunluğunun oylarıyla iktidar olan devlet başkanı "

    hangi başkan arkadaşım sen hangi sistemde yaşıyorsun, yönetim şeklimi değişti?

    çoğunluğun oyunu alanlar niçin değerlerine sahip çıkmadı da halkı sokağa çağırdı. değerleri kutular,değerli saatler,yatlar,rezalar olanları savunmaya sokağa çıkmayan insanlar züppe mi oluyor

    ekleme : siz sürekli iblis fetö,dış mihrak,cehape zihniyeti,piyon vs.. laflarını hür iradenizlemi kullanıyorsunuz da benim kelimelerime takılıyorsun. fetö senin için 5 yıldır fetöyken biz 15 yıldır bunu söylüyoruz.bunlar işinize gelmeyince hemen fetö bıdı bıdı. kardeşim sen önce cevap ver akpli bakanlar vekiller ve erdoğan o gece nerdeydi ? niçin çık(a)madılar.

    işiniz gücünüz yalan dolan. nihat zeybekçide silahıyla beklemişti mecliste dimi
    (bkz: nihat zeybekcinin 15 temmuzda otoparka siginmasi)

    anayasa kısmına değinmiyorum bile.
  • milleti buna karşı koymaya davet etmesinden daha doğal bir şey yokmuş. vaktiyle tüm desteği verdiği güruh ayağa kalktı diye, kendi vatandaşını sokaklara davet eden bir yöneticiden bahsediyoruz burada değil mi? yuları amerika'nın elinde denen meczub, bu ülkede bu kadar örgütlenebildiyse, kendinize bazı sorular sormanız lazım sayın yazar. öyle devlet millet edebiyatı yaparak, perde arkasını gözden uzaklaştırmaya çalışarak aydınlanmaz hiçbir şey. yitip giden canların sorumlusu sadece fetö değil maalesef. neyse, daha fazla yazarsam gg. bu konuda çok doluyum çünkü. ohal de uzadı. korkmuyorum ama ailem var işte işin ucunda, perişan olurlar.

    gelelim cevaba:
    halkın sokaklara çağrılması bence bir hata. yanlış hatırlamıyorsam binali bey, tsk içinde küçük bir grubun kalkışması demişti daha ilk dakikalarda. pek tabii, geri kalan diğer büyük grupla ve emniyet güçleri ile o küçük grup durdurulabilirdi. koskoca ülkenin, tüm emniyet teşkilatı kontrolündeydi rte'nin. herkes evinde sakin bir şekilde beklesin, güvenlik güçlerimiz en kısa sürede bu işin üstesinden gelecektir diyerek, kendine güvenen bir tavırla tüm teşkilatı seferber etse, en fazla 2 saatte tüm türkiye'de kontrol altına alınabilirdi kalkışmalar. tabii burada binali bey'in açıklamasını kıstas alıyoruz.

    bu teşkilatlara güvenmeyip işini halkın yardımı ile yapmaya çalışması, kendi yönettikleri teşkilatın ne kadar sorunlu ve durumun ne kadar ciddi olduğunu anlatır mı bize? bence evet. peki, sorumlu olduğu tüm bu güvenlik teşkilatının bu hale gelmesi kimin eksiği ya da hatası?

    tanım: 248 vatandaş canından olmazdı.
  • darbe sonucu bakımında düşünürsek yüzlerce kişilik sivil ölümler ve yaralanmalar haricinde pek farklı bir sonuç ortaya çıkmayacaktı. gene fetöcü olmayan subaylar ve polis, yani devletin bu gibi durumlarda müdahale eden silahlı kolluk kuvvetleri, darbecileri etkisiz hale getirecekti. darbe başarısız olacaktı. ki gerek o akşamki, gerek sonraki haberlerden gerekse de anı kitaplarından ve röportajlardan görüldüğü üzere darbeyi asıl önleyen görevini yapan vatansever kolluk kuvvetleri. yoksa doblosuyla sokağa çıkıp tankın egzosuna tshirt tıkıp tankı etkisiz hale getirdiğini düşünen kişiler değil. sokağa çıkanlar insanlar, sadece kışlalardada hazır halindeyken engellenen/derdest edilen büyük fetöcü kitleyi değil, sokağa inmiş daha az miktardaki fetöcünün etkisiz hale getirilmesini hızlandırmışlardır, yoksa kışlalardakiler/hazırlık halindekiler etkisiz hale getirildikten sonra bunların da etkisiz hale getirilmesi veya teslim olmaları bırakmalar bir kaç saat daha fazla sürerdi tahminimce. bu bir kaç saatlik hızlanma için yüzlerce şehit ve yaralının kar/zarar heabı çağrıyı yapan kişi tarafından yapılmıştır diye tahmin ediyorum? sonuçta yüzlerce kişinin vebali var... işte bu yüzden genelde devletler toplumsal karışıklık olaylarında (adı ister darbe, ister isyan isterse galeyan vs oldun) vatandaşlarına sakin olmalarını, evlerinden çıkmamalarını falan telkin ederler. bizde tam tersi oldu. o yüzden vebaldir.

    neyse, darbe sonucunu değiştirmese de insanların sokaklara çıkması bunun haricind türkiye'ye ama özellikle de akp'ye oldukça büyük artıları olmuştur.

    türkiye'ye artısı bizim en az 20 senedir anlatmaya çalıştığımız fetö'nün ne kadar sinsi, ne kadar aşağılık bir örgüt olduğunu hala tam olarak kavrayamayan kitleye bu örgütün gerektiğinde hiç gözünü bile kırpmadan sivil insanları bile öldürebildiğini göstermesi, bir "aydınlanma" yaşatması bakımından faydası olmuştur.

    akp'ye getirisi ise çok ama çoook büyüktür. zamanında fetö'nün bir hizmet hareketi olduğuna inandırılan kitle darbe sonrasında da egzozuna tshirt tıkayarak tankı etkisiz hale getirebildiğine, doblosuyla tek başına darbeyi durdurabildiğine inanmıştır. bunun sonucunda da psikolojik olarak akp'ye olan aidiyetleri artmıştır. çünkü artık akp normalde seçimden seçime oy vererek çok rutin bir şekilde destekledikleri "partileri" hüviyetinden, uğruna canlarını tehlikeye atarak korumayı başardıkları bir nevi "çocukları" hüviyetine evrildi. dolayısıyla bu kitlenin aidiyetleri, hatalarını mazur görme, başka partiye oy verme eşikleri arttı.
  • polis işini yapardı.
  • polis-asker çatışır, daha büyük felaket olurdu. neden polis sahada değil diye o gece çok yakındık ama doğru karar verilmiş. sivil karşı koyma daha başarılı bir çözümdü.
  • trt de oturan ve köprüde dikilen askerler sıkılır dabecilik oynamayı bırakırdı.
  • 14 senedir tek başına yönettiğin devleti koruması için insanları sokağa döküyorsun ki devletin yegane görevi zaten vatandaşın güvenliğini sağlamak. konuyla alakalı; (bkz: #73408806)

    bugün biliyoruz ki zaten haberleri vardı;

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…emmuz_da_verildi.html
    http://www.hurriyet.com.tr/…mmuzda-uyardik-40238167

    her şey ayarlıydı yani. kk'nın "kontrollü darbe" lafı o kadar da boş değil.

    bütün bunları gördüğümüzde anlıyoruz ki farklı bir şey olmazdı. 248 insan ölmezdi sadece.