şükela:  tümü | bugün
  • internet güzel bir şey, oradan oraya atlaya atlaya alakalı alakasız kişilere mevzulara baka baka... neyse özet geçeyim: ahmet hamdi tanpınar'ın huzur'unu aldım bir iki gündür dolaştırıyorum elimde kısmetse yarın öbür güne biter. kitapta "üstüvane" diye bir kelime geçti dedim bu ne ola ki google'dan hızlıca bi bakayım. acayip bir şeymiş (yaşı yetenlere acayip gelmeyecektir elbet). bir çeşit sirk gösterisi imiş bu olay sadece sirke bağlı da olmayabilir tabi. şöyle:

    http://mayafilm.tv/…tograf/alamet-i_ustuvane_b1.jpg

    http://mayafilm.tv/…tograf/alamet-i_ustuvane_b2.jpg

    http://mayafilm.tv/…tograf/alamet-i_ustuvane_b6.jpg

    olay açık: motor; çember, koni gibi bir şeyin etrafında dönüyor, en üst bölümde de seyirciler var sonra da şov mast go on. bu olay üzerine çekilmiş belgesel varmış bir tane ödüllü mödüllü bi ara bakacağım.

    neyse buna bakarken bi sayfaya denk geldim, okuyayım hızlıca şunu bakayım ne anlatıyor derken "nasıl ya?" derken buldum kendimi. şu gavurun (o gavur walter benjamin oluyor) story-teller dediği (bizde de en yakın rakibi meddah olan) kavramı gözümün önüne getirdi. okurken hiç kasmadan, içinden nasıl geliyorsa öyle yazdığını, yazdıklarıyla birlikte sizi de tatlı tatlı dolaştırdığını, o sırada da onlarca isim, olay ve saire anlatmasına rağmen hiç sıkmadığını fark ediyorsunuz. bilmiyorum abarttım mı ama 2 yazısını okudum şimdilik. beni şaşırttı ki şaşırtmasının da asıl nedeni; şehrinin, ülkesinin, kendisinin ve kısmen dünyasının hafızası olup bunları da bu kadar güzel aktarabilmesi yani edebiyatçılığa soyunmadan (gerçi bilmiyorum öyle bir hevesi de olabilir) ya da bunu hissettirmeden yazması. böyle köşesine çekilmiş oradan dünyayı izleyip kendi kendine yazan bir adam canlandı gözümde. tamam neden beğendiğimi daha açık yazayım: okurken william saroyan'ı anımsattı. o da böyle yazıyor; hiç bilmediğimiz insanları, (kısmen de bildiğimiz) toprakları, adetleri kasmadan anlatıyor evet o gücünü öfkesinden alıyor ama orası başka mesele.

    neyse eline koluna sağlık her kimsen belki bir gün bolu'da (eğer hâlâ oralardaysan) bi pastanede bulur bu kardeşin seni.

    aha yazıları:

    http://www.bolununsesi.com/…kose.asp?yid=79&id=5202

    http://www.bolununsesi.com/icerik/kose.asp?yid=79