şükela:  tümü | bugün
  • turkiyenin ilk televizyon kritigi oldugunu iddia eden (sansürlendi) bir kisiliktir erdogan sevgin. bir tv yapiminin guzelligini ya da kotulugunu su kriterler belirler

    * kizlariyla beraber evcenek gobek attirmasi.(kadrolu cengi gibi ekran basinda (sansürlendi) ile taninir)

    * ailecek hungur hungur aglatmasi.

    * erken saatlerde olmasi

    * turk anane ve goreneklerine uygun yapida olmasi

    * tartisma programiysa tuttugu tarafin soylemlerinin "afferin be!" dedirtmesi, gerekirse gobek attirmasi, ya da ailecek hungur hungur aglatmasi.

    * reklam ise aciktirmasi veya susatmasi, hungur hungur aglatmasi, ya da gobek attirmasi.

    * spor musabakasi ise ekranin sag ust kosesinde turk bayraginin dalgalanmasi, dalgalanirken hungur hungur aglatmasi.

    * porno olmamasi.

    bu kriterlerden de anlasilmaktadir ki erdogan sevgin ve ailesi ileri derecede (sansürlendi) bireylerden murekkeptir.kah aglamakta, kah gobek atmakta, (sansürlü) karakter ozellikleri sergilemektedirler.
  • bi programın iyi olması için yüksek rating alması gerektiğini sanan, tv yorumu yapmak yerine her türlü konudan bahseden.atv nin her türlü programını çok güzel öven.arkası yarın denen salak güney amerika dizileri ratinglerde ilk ona girdikçe "helal olsun bu dizilere" diyen artık emekli olup sadece kendisi için tv seyretmesi gereken sabahta yazan tv yorumcusu.
  • mahallenin muhtarları veya böyle mi olacaktı adlı dizilere yaptığı yorumlarla herkesi gıcık eden, tam anlamıyla geleneksel türk ailesi tv eleştirmeni.
  • dizilerdeki kişilere "bak şirin hiç oldu mu? temel seni seviyor sen temeli, neden birbirinize bu oyunları oynuyorsunuz söyler misin bana? hadi birak naz yapmayı da kavuşun artık birbirinize" tipinde öğütler vermesiyle de tanınır... birisini sayın erdogan sevgin'e mahallenin muhtarları isimli dizinin temel karakterinin abazanlığının üzerine kurulmuş oldugunu ve şirinle birbirlerine kavuşmaları durumunda biteceğini ve daha önemlisi dizi karakteri olan şirin'in gerçek hayatta varolmadığını söylemelidir...
  • bir galatasaray macinda spikerin kurdugu "umit ozat, ara sira olmakla beraber sık sık yapıyor bunu" cumlesindeki anlatim bozukluguna dikkat cekerken yaziyi okuyan mactan bihaber bir okuyucuya "acaba mac fenerbahcenin maci mi yoksa bunu yapan umit karan ya da umit davala mı?" dedirten tv elestirmeni.
  • yaşı ve sektörde çalıştığı yıllar sayesinde itibar gören bir kişi idi. sıdıka adlı dizinin televizyonda ilk gösterildiğinin ertesinde yazdığı yazısında, dizinin bir demet tiyatrodan arak olduğunu iddia etmiş akabinde mizah dergilerine epey malzeme olmuştu. (bir de örnekler veriyordu, orda da delikanlı abi, çok bilmiş kızkardeş var falan diye)
  • efsanevi ses dergisinin bir donem yazi isleri mudurlugunu (bkz: 70li yillar) yurutmustur.
  • artık emekli olan sadece harika pazarın metinleri yazan duayen
  • artık sabah'ta yazılarını göremesek de harika pazar'daki cengiz kurdoğlu'nun yeni albümü için: "kendini huzur denizinde savrulan bir yelkenli gibi hissetmek isteyenler bu albümü dinlesin" yorumuyla, performansından hiçbir şey kaybetmediğini tüm cihana göstermiştir.
    (kaynak: shockhaber)
  • çok da ilginç bir anısı vardır bu amcamın köşesinden bizlerle paylaştığı..*
    efendim, bir gün erdoğan amcanın yolu eminönü taraflarına düşer.. sirkeci, beyazıt dolaşırken korsan cdcilere rast gelir. bir de bakar ki ne görsün.. tezgahların önü bir kalabalık ki sormayın dostlar. usulca seğirtir o tarafa. cdler kapış kapış gitmekte.. gözüne kestirdiği bir delikanlıya sorar hemen "oğlum ne bunlar böyle?" diye. "mikili film amcacım" der delikanlı. erdoğan amca şöyle bir düşünür. malum onun da torunları vardır. yıllardır televizyona dair tüm deneyimlerini paylaştığı, birlikte ağlayıp göbek attığı gözünün nuru kızları büyümüş, çoluğa çocuğa karışmışlardır. mikili filmleri görünce dayanamaz dede yüreği. "oğlum bana da versene şunlardan 1-2 tane, torunlarıma götüreyim" der usulca. şöyle bir kıpırdanma olur kalabalıkta.. derken kahkahalar yükselir.. kimisi de terbiyesinden kaçırır gözlerini.. erdoğan amca şaşırmıştır. anlamsızca bakmaktadır etrafa.. "amca onlar senin bildiğin mikili filmlerden değil, hani anlarsın ya" der delikanlı. şaşırmıştır erdoğan amca. bunca yıllık televizyoncuya söylenecek laf mıdır bu şimdi? horozlanır hafiften, tam ağızlarının payını verecektir ki bu çokbilmişlerin, gözleri en ön sıradaki cdlere kayar şöyle bir.. ouuvvv o da nedir öyle? yüzü kızarır, elleri terlemeye başlamıştır. bir yığın ahlak edep yoksunu kadın ve adam, çıplak, aşna fişnede.. hem kızar, hem utanır erdoğan abi.. ortalık yerde olacak iş midir bu? ayıp değil midir çoluğa çocuğa? daha da önemlisi, nedir ki bu gençliğin hali??
    böyle düşünerek erdoğan amca, tutar evinin yolunu..

    hemen ekleyelim, türk televizyonunun duayenlerindendir kendisi, yorumlarını zevkle okurduk, saygıda kusur etmeyelim..