şükela:  tümü | bugün
  • mustafa kemal atatürk, bazı kendini bilmezlerden cesaret alarak saldıran şeref yoksunları haricinde hangi partiyi ya da görüşü desteklerse desteklesin hala birçokları için bu ülkenin ortak değeri ve kıymetli bir öğesi.

    eleştirme, putlaştırma goygoylarını bir kenara bırakarak söylüyorum, atatürk'ü bu ülkeden silmek kolay kolay olacak bir şey de değil.

    hatta akp içerisindeki sivri zekalı, kendini bilmez bazı kraldan çok kralcılar milleti atatürk'ten uzaklaştırmak isterken daha da yakınlaştırdı. izmir marşı'nın sembol olmasından tutun da, bayramların daha çoşkulu kutlanmasına kadar. artık insanlar atatürk'e ve yaptıklarına daha bağlı. (bağlı olmayanlar zaten hiç bağlı değildi, onları konuşmaya değer bulmuyorum.) kırmızı çizgiler daha kalın. bundan 10 sene önce "eleştirilebilir olması için çabalanan" büyük önder, artık daha fazla hassasiyetle korunuyor. akp istemeden de olsa ülkenin yarısını olduğundan çok daha fazla atatürkçü yaptı.

    bununla beraber ahmet hakan gibiler bile kalkıp şöyle yazılar yazabiliyor. hoş, ahmet hakan gibilerinin samimiyetinden her zaman şüphe etsem de, şöyle yazılar görmek ve "ahmet hakan'dan kemalist yaratan karanlık" geyiğini yapmak hoş.

    erdoğan, menderes ya da özal'dan farklı bir son yaşamak istiyor. menderes ya da özal, tıpkı demirel gibi ya da çiller gibi "türk siyası tarihindeki birçok sıradan isimden biri" ve erdoğan'ın bu isimlerden farklı olarak kalıcı olmaya ihtiyacı var. yaptıkları çok daha radikal ancak tıpkı geçenlerde tartışılan (bkz: 15 temmuz'un akp'den sonra unutulacak olması) konusu gibi, erdoğan bu ülkede değiştirdiği şeyleri kalıcı hale getirme hevesinde.

    işte akp'nin belirli söylemlerinin arkasında hep bu kaygı var. eğer erdoğan ortak değer olursa, yaptıkları daha kalıcı hale gelecek, daha zor dokunulabilir olacak.

    15 temmuz'u kurtuluş savaşı'yla, çanakkale savaşı'yla kıyaslamalarının sebebi bu:

    (bkz: kurtuluş savaşı ile 15 temmuz aynı önemdedir)

    https://www.haberler.com/…-kurtulus-9833521-haberi/

    (bkz: mart 1915'i yaşamadınız ama 15 temmuz'u yaşadık)

    atatürk sevgisi ile erdoğan sevgisini kıyaslama sebebi de bu:

    https://tr.sputniknews.com/…k-daha-fazla-seviliyor/

    yine başka bir atatürkleştirme çabası:

    (bkz: biz adam diyoruz torunlarımız atam diyecek)

    erdoğan'ı zihinlere tıpkı bir ortak değer gibi yerleştirmek ve böylece kalıcı hale getirmek. menderes, özal, demirel gibi isimlerin beceremediği şeyi becermek.

    aslında gaye bu. akp hükümetinin son 15 yılda ülkede yaptığı değişiklikleri kalıcı hale getirmeye yönelik en büyük hamlesi bu.

    erdoğan menderes ve özal'ın üzerine çıkmalı. yoksa akp anap'tan beter bir dağılma sürecine girecek, ülkede yaptıkları değişiklerin hepsi geri döndürülebilir olacak.
  • çok önemli bir hain planı(çok önemli olan hain değil, planı. çünkü önemli bir insan olmak için yer etmek gerekir dolayısıyla bu dinle değil insanlara verdiklerinle olur) ve başlığı açan yazarın bunu anlatma çabası gerçekten takdire şayan bir durum.

    üzerine laf söylemek veya içini doldurmak anlamsız. çünkü ne kadar doldurursan doldur bazıları anlamayacak ve ne kadar doldurursan doldur bu seni elim gerçeğin acısına daha da yaklaştıracak. o yüzden ben biraz daha metaforik yaklaşacağım fularımın yardımıyla evelallah.

    bu acıyı yaşamak için beyhude bir çaba, klasik yel değirmeni muhabbeti yapmıyorum elbette.

    bu dönem türkiyesi'nde yel değirmeni çok hızlı çalışıyor. yapılan malzeme çok kaliteli ve maalesef yapanlar daha doğrusu yaptıranlar çok hain. don kişot dahi savaşmazdı bence. çünkü bu savaş kazanılabilir ancak bu savaştan ümitlenen hainler gelecek nesillere yeni yel değirmenleri inşaatı için olanak sağlar.

    düşman her türlü pisliği yapmaya hazır bir şeklide ilerleyecek ve bunu gözü kana bulanmış bir planla uygulayacak. okullarda, bu inşaatın temellerini anlatmak için öğretmenlerle birlik olup atatürk'ü düşman gibi gösterecek ve buna tüm medya ve satılmış din adamları da eşlik edecek.

    benim tahminim o yel değirmenleri onların götlerine girecek hem de bir güzel serinletecek.. demek isterdim ama bu ütopik.

    çok fazla don kişot gerek. bütün kaba kuvvete ve kendilerine terörist yaftası yoluyla kafalarınca ülkede aforoz edilmelerine veya gerçekleri göstermek, değirmende su değil kan olduğunu göstermek isteyenler tarafından hapsedilmelerine karşı ümitlerini asla kesmemeleri lazım.

    ütopik dedim ancak bu millet zaten ütopik bir insanın evladı. damarlarında o asil kan mevcut ve ben inanıyorum içerideki hainlerin istiklal mahkemeleri olmasa da halkın vicdanıyla yargılanacağına.

    o yüzden yel değirmeni ve rüzgar ne kadar kuvvetli olursa olsun o yel değirmeni insan eliyle inşa edildi ve insan arkasına ne kadar kuvvet alsa da yıkılır, yıkılacak. bu kuvvet, hainlerin aklında olan ve her şeye muktedir olan güç tarafından değil türk değil dedikleri ülkenin kaderini öldükten sonra dahi değiştirebilecek bir evladın evlatları tarafından sağlanacak.

    atatürk inanılmaz hatalar yaptı mı? yaptı. ve bunları direk kabul etti mi etmedi. eğer siz bunu diktatör olarak algılarsanız bir şey diyemem ama biz onun ülke için her şeyi ve şeyini feda etmiş biri olarak gördüğümüz gerçeğini bize dikte ederek izmir marşı'ndan utanırsanız işte bu sizin tam olarak sıfatınızın tarifidir.

    edit: biraz düzenleme yaptım gg olabilecek korkusuyla.. şaka lan biraz daha odun attım maksat çok inandıkları öteki tarafa hazırlık olsun, ampüle aslında gerek olmadığını görsünler.
  • altın semerin dahi işe yaramayacağı uğraşlar bütünü.
  • erdoğan'in bilinçaltında böyle bir niyetin olduğuna inanıyorum. yükselebileceği en son zirveye çıktı ancak tatmin olmuş görünmüyor. altyapıya olan ısrarlı vurgusu ( yol, havaalanı, tüneller);
    sigarayla savaşı, çok çocuk tavsiyesi vs. gibi sosyal hayata yönelik çıkışları bu dürtünün tezahürü gibi görünüyor. o, farlı olmak istiyor. 15 temmuzu da kendisi için bir tür kahraman lider figürünün doğuşu olarak görüyor. atatürk ile ilgili duyguları da karmaşık ve değişken. içten içe onunla boy ölçüşemeyeceğini biliyor ancak çevresinin oransız övgüsü, kazandığı seçimler ona bir acaba dedirtiyor.
    tayyip bey' in düşü boş. atatürk bir tanrı artık, inanılmaz bir tutkuyla seviyor insanlar onu, mitolojik bir kahramanla başa çıkamazsınız. diğer bir sorun ülkenin yarısından çoğu erdoğan' dan nefret ediyor. sert ve nobran dili, kırıcı ani çıkışları, pek de derinliği olmayan kükremeli belagati kendisine hayran olanların dışında antipati oluşturuyor. gereksiz lüks harcamaları da cabasi.

    sonuç olarak erdoğan unutuşun devasa mezarlığına gömülecek. bu kadar çabuk değişen konjonktüre sahip bir ülkede minik bir parantez olarak kalacak
  • bu şakşakçılar var ya
    5,
    10,
    bilemedin 15 yıl sonra,
    gandurdular büzüm temüz galbümüzü diye
    senden benden fazla sövüp sayacak atıp tutacaklar
    göreceksin ağa

    kıdemden nemalanma
    ve ranttan faydalanma hususunda
    kime fazla verildiydinin oran kavgasına düşüp aralarında
    bunu dillendirerek.

    bu da buraya tarih olarak düşüle...
  • her kavramin carpitildigi, her degerin icinin bosaltildigi bir ortamda beklenmeyecek bir sey degildir.