şükela:  tümü | bugün
  • bir yerde “faizsiz” tamlayanını gördüğünüzde hemen yanında “bankacılık” ve “sigortacılık” tamlamasını bulacaksınız: biri gericiliktir, diğeri piyasacılık. (1)

    bir reklam afişinde “fetva” ile “besmele” yan yana geldiyse cümlenin hemen devamında “yatırım fonu” ve “portföy” göreceksiniz: işte orada ilk gördüğünüz yobazlık, peşi sıra gelen tüccarlıktır. (2)

    bir yerde “helal” sıfatını okuduğunuzda, devam edin cümleye, karşınıza “akreditasyon kurumu” çıkacak: ilk rastladığınız dincilik, devamı piyasacılıktır. çünkü “helal gıda” pazarında -bakınız “pazarı” diyorum- 2 trilyonluk potansiyel vardır. (3)

    rektörün biri görevi duayla, besmeleyle, salavatla devralıyorsa, birkaç ay sonra o okulun açılış dersini bir bankanın ceo’su verecektir, hiç şaşırmayın: ilki yobazlıktır, devamı tüccarlık. (4)

    bir üniversitenin yerleşkesi rant alanı olduysa, özel okullara peşkeş çekilmeye başladıysa kampüs; matematiksel bir kesinlikle söyleyebiliriz ki orada kısa süre sonra bir cami inşaatı yükselecektir: ilk adım piyasacılıksa, ikinci adım mutlaka dincilik olacaktır. (5), (6)

    dişinize narkoz veren bir hekim o sırada tekbir getirmeye başlamışsa ve siz de “noluyor” diye tepki göstermişseniz, o hekim size “beğenmiyorsan özel hastaneye git” diye “akıl” verecektir: çünkü hekim yobazsa, aynı zamanda piyasacı olması şaşırtmayacaktır.

    özel bir okulun reklam afişlerinde parmak kadar çocukların başına türban geçirmişlerse, bu bir pazarlama tekniğidir: bir yobaz patron, gericilik yaparak parsa toplayacağına yüzde yüz emindir. (7)

    yolda, sokakta, iş yerinde, mahallede, yaşamınızın her anında ve her alanında çevrenize biraz dikkatli bakın: rastladığınız herhangi bir gericilik örneğini kazıyın tırnaklarınızla, altından piyasacılık, pazarlamacılık, satış, pr, marka, tüccarlık mutlaka çıkar… bir yerde bir piyasalaştırma mı var, kazıyıp bakın, altından bir yobazlaştırma/ahmaklaştırma düzeneği çıkacaktır…

    siz hiç imam hatiplerden rahatsız olan bir patron gördünüz mü? diyanet’in lağvedilmesi gerektiğini düşünen bir para babasına rastladınız mı?

    siz hiç özelleştirmelere karşı çıkan bir tarikat lideri tanıyor musunuz? ya da “her yıl 20 bin işçinin ölmesi kader de değildir, kaza da değildir, bu ölümlerin hepsi iş cinayetidir” diyen bir imam işittiniz mi?

    ama kıdem tazminatının helal olmadığını savunan tarikat liderini hepimiz biliyoruz.(8)

    ***

    bütün bunların erdoğan’dan kurtulmakla ne ilgisi mi var?

    (bkz: http://haber.sol.org.tr/…ulmanin-yegane-yolu-223646)
  • (bkz: türkiye'den siktir olup gitmek)

    ancak böyle kurtulursunuz gençler, bir an önce defolup gidin.
  • "her nefis ölümü tadacaktır."
    kazık çakacak hali yok ya, büyütmeyin bu kadar 20-30 seneye ölür.
  • erdoğan'ın temsil ettiği değerlerin farkına varıp, örgütlü bir şekilde temelden bu değerlerle kavga etmekten geçer. bunun dışında yapılacak salt erdoğan karşıtlığı, sizi yağmurdan kaçarken doluya iter.

    (bkz: gericilik)
    (bkz: piyasacılık)
    (bkz: yobazlık)
    (bkz: tüccarlık)
    (bkz: dincilik)
    (bkz: siyasal islam)
    (bkz: işbirlikçilik)

    bunlarla kavga etmez, hesaplaşmazsanız; bir erdoğan gider, bir gül gelir. menderes gider, özal gelir.
  • (bkz: azrail)
  • (bkz: ölüm)
  • elbet bir gün gelir tayyip erdoğan'ın naciz bedeninden kurtulursunuz.

    fakat fikirleri için aynı şeyi söylemek o kadar kolay değil.
  • akp'li bakanın da dediği gibi eğitimli kesimden ak parti oy alamıyor.

    link :

    dolayısı ile halkın %50'sinin eğitm seviyesini yukarı çekmek rte'den sandıkta kurtulmak anlamına gelir.

    lakin ilginç bir şekilde %50 eğitilmek istememektedir..
    eğitildiğinde rte'nin ve avantalarının biteceğini kendisi de biliyor.
    işini bilir benim vatandaşım.