şükela:  tümü | bugün
  • erdoğan'ın eleştirilecek yönleri çok olduğu gibi, övülecek yönleri de var. bunlardan biri de türkiye'yi dış politikada, söylem olarak bile olsa, bir güç merkezi olarak konumlandırmasıdır.

    erdoğan'dan önceki türk siyasetçileri abd'nin adını abdestsiz ağızlarına alamazlardı. hitabelerinde abd'den ima ile bile bahsedemezlerdi. erdoğan da başlangıçta öyleydi. ama bugün geldiği nokta çok farklı.

    erdoğan meydan konuşmalarında, basın toplantılarında abd'yi açık açık eleştiren ilk türk lider. zaman zaman dozu kaçırıyor, koskoca abd'yi itin götüne soktuğu bile oluyor. bu, türk dış politikasında ciddi bir aşamadır.

    artık o ünlü geri viteslerinden birini bile yapsa, türk amerikan ilişkilerinde bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
  • (bkz: ziyaaaaaa)
  • yazık la kimin çocuğuysa.
  • erdoğan'ın abd haberlerinde bile yer bulamadığı tartışmalardır.
  • (bkz: tamam)
  • keşke öyle olsa dediğim düşüncedir.

    kim istemez abd'ye kafa tutmak. bakma ziyaaa ziyaaa takılmalarına fakat içi ve altı boş olan atarlanmalar hem gerçeklikten uzak hemde kuru gürültü olarak kalmaktadır.

    düzgün bir ekonomimiz, güzel üretim kalemlerimiz, şaha kalkmış bir sanayimiz olsaydı ve sağlam direkler üzerinde dursaydık bu atarlanmaların içi ve altı dolu olurdu.

    sende şunu kabul et ama, ne yazık ki bir atasözü derki; "içi boş tenekeden çok ses çıkar" durumumuz tam olarak bu maalesef.
  • şamar oğlanı yapmasa da bileğini büktü.