şükela:  tümü | bugün
  • yoruldu, yaşlandı, rutine bindi, heyecanı söndü.

    erdoğan'ın meşhur deyişi gibi; sevgili kardeşlerim, geldiğimiz noktada erdoğan'ın o eski halinden hiç mi hiç eser kalmadı.

    bu ahmet hakan vari girişten sonra biraz gerekçelerimden bahsedeyim. onlara aktrol demek istemiyorum, öncelikle ak partiye gönül vermiş dostlardan bir ricam olacak. küfür dolu mesajlar atıyorsunuz, atın. onlar bana iltifat gibi gelir ama bari engellemeyin. bende bir kaç kelam edeyim, sonra engellersiniz.

    neyse

    ak partiye gönül vermemiş biri olarak itiraf edeyim, bu güne kadar akp meydanlarda gelecekten bahsederdi, projelerden bahsederdi. muhalefet ise genellikle daha çok olumsuz bir ülke ve gelecek tablosu çizer, bu politikayla oy toplamaya çalışırdı.
    bugün ise bambaşka bir tablo var. ak parti artık yapacaklarından değil, daha çok kendi iktidarları son bulursa ülkede yaşanacak felaketlerden bir kurmaca hazırlayarak buradan oy toplamaya çalışıyor.

    miting ve yayın organlarında, kendileri giderse terör örgütlerinin ülkede egemen olacağını savunan dayanaksız iddialarda bulunuyorlar.
    reklam filmleri, miting söylemleri hep bu omurga üzerine şekilleniyor.

    geçmişte yaşanmış ve halk tarafından unutulmaya yüz tutmuş başörtüsü gibi mağduriyetleri bile seçmenlerini diri tutmak için kullanıyorlar. ki bu ülkede başörtüsünden rahatsız olan insanların önemsenmeyecek bir sayıda kaldığını düşünüyorum.

    forvetti, kaleci oldu.
    evet, erdoğan'ın futbolculuk yıllarından iyi bir forvet olduğunu biliyoruz. ancak artık topa vuran değil, topu karşılayan oldu. günlerdir kıraathane meselesinde de olduğu gibi ince'nin attığı topları karşılamakla meşgul. yeni bir strateji yaratamıyor. tamamen defansa dönük top oynamaya başladı, sağa sola allahını seven defansa gelsin diye bağıran kaleci gibi oldu. doğu perinçekten bile medet umar hale geldiler.

    16 yılın ardından hangi danışmanı ona kıraathane fikrini sunduysa kendisini tebrik ediyorum. muhalefetin eline çok güzel bir koz verdi.

    muhalefetin izinde bir ak parti!
    muhalefetin vaatlerini gerçekleştiren bir ak partiyle karşı karşıyayız. asgari ücrette iyileştirme, emekliye ikramiye, memurların katsayı meselesi, cemevi gibi daha öncesinde chp'nin vaat olarak kullandığı, önerge verdiği ve akp'nin şiddetle karşı çıktığı, redettiği meselelere el attılmaya başlandı. bununla da kalınmayıp ince'nin gece mitinginin ardından benzer bir miting yapmak istediler, en fazla bin kişi katıldı.

    miting havası.
    ak partinin geçmişteki mitinglerinden eser yok. ben vaktim oldukça tüm partilerin mitinglerine gitmeye çalışırım. ince, chp'nin hiç yapamadığı kadar coşkulu ve kalabalık mitingler yaparken erdoğan'ın mitingleri öncekilere nazaran genellikle sönük ve coşkusuz geçiyor. insanlar sanki mitinge değil de nihat hatipoğlunu dinlemeye geliyorlar. erdoğan'ın kürsü ardındaki tekdüze prompter konuşmalarının karşısında ince, eline mikrofonu alarak sahnenin her yerine hakim şekilde spontane konuşmalar yapıyor. espirili ve coşkulu konuşma, alanda bulunanlarda heyecan yaratıyor.

    ittifak.
    mhp ile yapılan ittifak çarşıya uymadı. ittifaktan en büyük zararı gören mhp oldu. bahçeli alanlara çıkmaktan korkar hale geldi, konya'da kapalı bir spor salonunda düzenledikleri toplantıda bahçeli, bomboş salona konuştu. gerek demirtaş'ın hapiste olması, gerek de mhp ile yapılan ittifak kürt oylarına maloldu. akp+mhp hesabı, milliyetçi ve kürt oylarında kaçışa neden oldu.

    amaçsızlık.
    ak partililerin kendilerine dahi itiraf edemedikleri bir durum var. erdoğan amaçsız kaldı. kendi misyonunu tamamladı ve artık tekrara dönüyor. insanlar , gençler 16 yıldır aynı yüzü görmekten sıkıldılar. insanlar artık yeni bir yüz, yeni bir heyecan istiyorlar.

    değişim.
    bu ülkenin artık yeni söylemlere, yeni politikalara ihtiyacı var. türkiye kabuğuna çekilen bir görüntü sergiliyor. yurtdışında bir kac ortadoğu ülkesi hariç itibarımız kalmadı. ülke ekonomik darboğazda ve veriler yakın zamanda bir iyileşme göstermiyor.

    yanisi,

    futbolcu yerde sakatlanmış yatıyor, forması, façası yerinde ama yıpranmış, yaşlanmış. topa vuracak hali kalmamış. siz teknik direktör olsanız, değişiklik hakkınız varken, napardınız?