şükela:  tümü | bugün
  • henüz ihanetin pençesinden ya bilinçli olarak şerefsizce ya da bilinçsiz olarak cehaletle kurtulamayan dogmatik katı muhaliflerin asla fark edemediği bir gerçekliktir.

    ihanetin son gecesi olan 15 temmuz gecesi bir cep telefonu bağlantısı ile onurlu türk medyasının da desteği ile yüce türk milletini sokaklarda demokrasiye sahip çıkmaya çağıran ve bu çağrının türk milleti tarafından dikkate alınmasıyla birlikte demokrasiye indirilmesi planlanan keskin kılıcı 80 milyon parçaya ayıran kişidir tayyip erdoğan. dolayısıyla da türkiye'de demokrasiyi yeniden inşa eden ve kahramanlaşan kişidir recep tayyip erdoğan.

    hainlerin devleti yok etmek için giriştiği harekete, hiç kimseye güvenemeyeceğini görerek hiçbir zaman dilinden düşürmediği "milletin gücünün üstünde bir güç yoktur." şiarı ile milletine sığınan recep tayyip erdoğan, milletinin onurlu, karakterli ve türk gibi duruşuyla birlikte türk demokrasisini ayakta tutmuş ve bir demokrasi kahramanı olarak türk tarihine adını yazdırmıştır.

    tanrı türk milletini korusun ve yüceltsin.
  • “demokrasi bir tramvaydir, gittigimiz yere kadar gider, orada ineriz” ve “demokrasi amac degil aractir” cumlelerini kurabilen bir kisi dogal olarak demokrasi kahramani olamaz
  • bsg ya
  • --- spoiler ---

    aslı yalan olan sözde gerçeğinizi götünüze itina ile sokun ki, kanatmasın.

    --- spoiler ---

    (bkz: simsiyahım farkım yok hiç geceden)
  • banlamadigim troll kalmış mı diye giriyorum bakıyorum, ilk mesaj yok, kendimi tebrik ederek hızla uzaklaşıyorum.
  • demokrasi olgusunun ne kadar kıymetli olduğunu bizlere iliklerimize kadar göstermiş olduğu için sonuna kadar katıldığım önerme.
  • 15 temmuz orduya sivil islamcılarca yerleştirilen islamcılar ile ordu dışındaki islamcıların çıkarlar nedeniyle çatışmasıdır. sonucu da demokrasi falan değil ohal ilanıyla demokrasinin ve mecliste temsil edilen milli iradenin askıya alınması olmuştur.

    ohal "vatandaşa değil devletin kendisine", "3 aya bile gerek yok, bir iki ay sonra kaldırırız" diyerek ilan edilmiş ve sonrasında sonu gelmeyen, sanal delillere dayanan gözaltılar; keyfi olarak yasaklanan etkinlikler, toplantılar; yine keyfi bir biçimde işten atmalar gibi daha birçok olayın oluşturduğu baskı altında bir mühürsüz referandum, bir de adaletsiz seçim gerçekleşmiştir. ohal koşulları altında referandum ya da seçim yapmanın demokratik olmamak bir yana meşruiyet açısından da tartışılır olduğunu tüm dünya söylüyor.

    demokrasi sadece sandıktan ibaret ise o hiç sevmediğiniz esad da, kuzey kore'de kim jongun da, mısır'da hoşlaşmadığınız sisi de seçimle geldiler. demokrasi sandıktan ibaret değildir. erdoğan bir demokrasi kahramanı hiç değildir. aksayan yönleri olsa da demokratik bir hukuk devleti olma yönünde ilerleyen bir devleti alıp neredeyse monarşi denebilecek bir hale getirmiştir.

    ön edit: "fransa'da da ohal var ama seçim yaptılar." diyenler için fransa'daki ohal kapsamının bizimkiyle alakasının olmadığını, anayasayı askıya almak gibi bir yetkinin söz konusu olmadığını, yasaları kanun hükmünde kararname ile değiştirme yetkisi olsa bile hiç kullanılmadığını, sadece terör şüphelileri tutuklandıktan ve avukatı ile görüştürüldükten sonra yargıç izni ile daha fazla tutuklu kalmasına falan yaradığını ve polisin yetkilerini yine yargıç onayı olmak koşuluyla artırdığını belirtelim. türkiye'de ise anayasayı ve (grev hakkı gibi) temel hakları askıya almak için kullanılması bir yana ohal sebebi olan fetö ile alakasız her türlü iş de khklarla düzenlendi.
  • onurlu türk medyasından sonrasını okumadım.