şükela:  tümü | bugün
  • ahmet hakan'ın 11 haziran 2018 tarihli köşesinde dile getirdiği bir değerlendirmedir.

    --- spoiler ---

    “kıraat” demek, “okumak” demek...

    “kıraathane” ise... “okuma evi”.

    *

    kıraathane bizim geleneğimizde, kültürümüzde var.

    *

    eskiden okuma yazma oranı çok düşük olduğundan...

    bir kişinin kitap okuduğu, diğerlerinin de dinlediği mekânlar olurmuş.

    işte bu mekânlara da “kıraathane” denirmiş.

    *

    (dikkat: herkes kitabını alıp bir köşeye çekilmiyor... bir kişi kitap okuyor, herkes ona kulak veriyor.)

    *

    sonra işin şekli değişti tabii...

    kitaptı, okumaydı falan unutuldu gitti.

    bildiğimiz kahvehaneler ortaya çıktı.

    ama eski bir alışkanlıkla bildiğimiz kahvehanelere de “kıraathane” demeye devam ettik.

    *

    bugün “kıraathaneye gidiyorum” dendiğinde...

    “okuma evine gidiyorum” denmiş olmaz.

    “kahveye gidiyorum” denmiş olur.

    böyle bilinir, böyle anlaşılır, böyle algılanır.

    7’den 77’ye herkes böyle bilir, böyle anlar, böyle algılar.

    *

    cumhurbaşkanı erdoğan, açıkladığı “millet kıraathaneleri” projesiyle aslında geleneğimizdeki kıraathane kültürünü diriltme çabası içinde.

    yani sadece kitaba, sadece okumaya alan açan mekânlar oluşturmak istiyor erdoğan.

    *

    peki sorun nerede?

    sorun şu iki noktada:

    - bir: “kıraathane” dendiğinde akla “kahvehane” gelmesinde, kahvehane dendiğinde de akla işsizliğin gelmesinde.

    - iki: “kıraathane” ile “kahvehane” arasındaki farkı, inceliği, ayrımı anlatmanın çok ama çok zor olmasında.

    *

    keşke...

    “kıraathane” kelimesinin istismar edileceği hesaba katılsaydı...

    ve “millet kıraathaneleri” demek yerine...

    “bir geleneğimizi farklı biçimde de olsa yeniden hayata geçireceğiz... kitap okumayı teşvik edeceğiz” falan denilerek...

    “millet kütüphaneleri” kavramı kullanılsaydı.

    --- spoiler ---
  • ahmet hakan okurum, nice eleştirilere rağmen severim de, fakat burayı okuyorsa eğer, ağır saçmalamış. kraldan fazla kralcılık deyiminin sözlükte karşılığına koyulacak bir yazı olmuş. adeta, sayın cumhurbaşkanım gelecek eleştirilere bu şekilde cevap vermeniz yararınıza olacaktır tarzı bir yazı yazmış kendisi. bu sefer kutlamıyoruz.
  • “kütüphane” deseydi.
    tanım: ahmet hakan’ ın, yine bir dokuz sekizlik yazısı.
  • bir ahmet hakan güzellemesi.
    ahmet hakan' a tek bir soru: bugüne kadar hangi kütüphanede kek servisi yapıldığını duymuş ya da görmüş?
  • ya gerçek düşüncenizi bilmesek...

    cahil kesime guveniyorum

    egitim seviyesi arttıkça bla bla
  • iktidar döneminde acımadan yurdun dört bir yanında 3000 civarı kütüphaneyi kapatan kişiyi "yanlış anlaşılmayla" savunmaya çalışmak da ne bileyim....

    (bkz: ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz)
  • ne anlatıyon. buradakilerin yarısı, kütüphane yapacam dese yıkacakmış anlayacak.
  • külliye de aslında fakirhane demektir.