şükela:  tümü | bugün
  • insanları sözle besliyorlar, domuzları dolarla.

    her şey oyun, her devlet bize yükleniyor ama birinin üsleri var her yerde, birine yer altı kaynaklarını verdik, diğeri de nükleer kuruyor ülkemize.

    ne hikmettir ki bizim henüz mantıklı bir hamlemiz olmadı. ülkenin yöneticileri ne yaparsa yapsınlar kur karşısında galip gelemiyorlar. oyundaki rolümüz yokluk mertebesinde. işin garibi güven vermesi gereken konuşmalar hem dikkate alınmıyor hem de stratejik değiller. boğazına kadar boka batmış insanın dik duruşu var meydanlarda.

    halka çare üretmek yerine yaptıklarına alkış tutturuyorlar. becerebildikleri tek şey bu. herkesin aklından “yeter sus” kelimesi geçiyor ama susmuyor.

    işin kötü yanı kendine muhalif kişileri de bu durumdan mutluymuş gibi gösteriyor. halbuki aynı gemideyiz neden mutlu olalım ki doların yükselmesinden?

    amerikan emperyalizmine karşı duramadılar. zaten durmak niyetinde de değillerdi. onlara göre amerika ile ittifak kurmak zorundalar. saruman’ın sauron’a inandığı gibi inandılar ama unuttular; kötülük ile müttefik olmak iyilik getirmiyor. gücün kötülerde olması direnerek kaybetmeyi gerektirir. yanında duran ise ilk yok olacaklar arasındadır. çünkü kötü, önce kendi için yaşar.

    kötüler önce müttefiklerini atarlar savaşa. çünkü sadece kendileri için yaşarlar. başkasının gücü ile kendi egosunu okşayan günümüz hükümeti, ellerindekilerden olmaya başladı şu dönemde. kendi kurdukları alçak, kemirgen düzen en çok kendilerini vuracak diye endişeliler. o nedenle önce halka dolar bozdurun diyorlar. kötü, önce diğerleri ölsün istiyor.

    emperyalizmin çok ortada bir tavrı vardır: tek bir insanı yaşatmak. piramit şeklinde halk sömürülür. halktan ölenler sayıyla ifade edilir. çok da önemli değillerdir. çünkü tek kişinin hayattaki rahatlığı her şeyden önemlidir.