şükela:  tümü | bugün
  • 2008 yapımı politik gerilim. susurluk'un devamı niteliğinde. filmin afişinde "isengard icin kursun atan da yiyen de sereflidir" yazmakta ve yeniçağ tribune, ortadoğu news'in sinema yazarlarından kimi eleştiriler yeralmakta.

    -fade in-

    ümraniye'de bir gecekonduda patlayıcı elegeçirilir.
    yürütülen soruşturmanın ardından 21 ocak 2008 gece saat 3'te olayla ilişkisi olan/olduğu düşünülen 30-40 kişi gözaltına alınır.

    -fade out-

    oyuncular: *

    veli küçük: emekli tümgeneral
    kemal kerinçsiz: büyük hukukçular birliği başkanı
    güler kömürcü: akşam gazetesi yazarı
    sevgi erenerol: bağımsız türk ortodoks patrikhanesi'nin basın sözcüsü
    fikret karadağ: kuvayı milliye derneği genel başkanı emekli albay
    ali yasak: drej ali lakabı ile tanınıyor
    sami hoştan: arnavut sami lakabıyla biliniyor.
    tanju okan: kuvvayi milliye derneği yöneticisi
    hüseyin gürün: kuvvayi milliye derneği yöneticisi
    zekeriya öztürk: emekli binbaşı (ümraniye olayında gözaltına alınan muzaffer tekin ile ismi gündeme gelmişti)
    fuat turgut: yasin hayal'in avukatı
    mehmet zekeriya öztürk: emekli yüzbaşı

    esin kaynakları:

    hrant dink cinayeti
    danıştay'a yapılan saldırı
    cumhuriyet gazetesi'ne el bombası atılması
    iki kilise rahibine yapılan saldırı

    ergenekon:
    yerli gladio. film adını beowulf ile kapışan efsanevi türk efsanesinden alıyor

    ****************************************************************************************************

    kim kimdir:

    veli küçük: her taşın altından çıkan adam diye biliniyor. kamuoyu ismini ilk olarak "susurluk" ile duydu.

    susurluk: emekli tümgeneral veli küçük'ün görevde olduğu sırada, devlet, mafya, siyaset üçgeninin kilit ismi ülkücü abdullah çatlı ile son telefon görüşmelerinden birini yaptığı savcılık incelemeleri sırasında belirlendi. fakat küçük, ne çağrıldığı tbmm susurluk komisyonu'na gitti, ne de hakkında adli bir soruşturma açılabildi.

    *daniştay saldirisi: danıştay saldırısında da parmağı olduğu öne sürüldü. danıştay'ı basan alparslan arslan'la fotoğrafı ortaya çıktı.

    *dink davasi: hrant dink'in "türklüğü aşağılamak" davasında da yine o vardı. dink, 'o duruşmama geldi, her şey daha kötüleşti' demişti. veli küçük ile kemal kerinçsiz bir çok olayda defalarca aynı karede yer aldı.

    *trabzon: küçük'ün emekli olduktan sonra eski istanbul valisi erol çakır ve eski narkotik şube müdürü nihat kubuş ile kurduğu stratejik güvenlik koruma ve eğitim adlı şirketin bir şubesinin de dink suikastı sonrasında hayli tartışılan trabzon'da bulunması, başka bir ilginç tesadüfe işaret ediyor.

    kemal kerinçsiz: büyük hukukçular birliği başkanı olarak ortaya çıkan kemal kerinçsiz, davalarda çıkardığı olaylarla biliniyor.

    *"kelle davasi" : kerinçsiz son olarak "şehit aileleri adına" başbakan erdoğan hakkında öcalan'a "sayın" şehitlere "kelle" dediği iddiası ile dava açmış ve kazanmıştı.
    *dink cinayeti: hrant dink'in 301. maddeden yargılandığı davada da ortaya çıkmıştı. dink'in bütün davalarına katılarak, adliye çıkışlarında olaylar çıkarmıştı. dink cinayetinin ardından kemal kerinçsiz ve veli küçük hakkında dink cinayetine azmettirmekten soruşturma açılmış ancak mahkeme heyeti her ikisi hakkında da takipsizlik kararı vermişti.

    *ümraniye: kemal kerinçsiz, ümraniye'de bulunan el bombaları ile ilgili tutuklanan emekli yüzbaşı muzaffer tekin'in avukatlığını da yapıyordu.

    fikret karadağ : kuvayi milliye derneği ile gündeme geldi. dernekte yapılan ve silah üzerine ettirdiği yemin ile medyaya kapak oldu.

    yeminde; türk milletini dünyanın efendisi yapmak, türk oğlu türk olmak gibi sözler dikkat çekiyordu. fikret karadağ ile birlikte örgüt yöneticisi tanju okan ve hüseyin günen de gözaltına alındı.

    sami hoştan : susurluk skandalında adı gündeme geldi. arnavut sami olarak da biliniyor. 2. mit raporunda dhkp-c ile ilişkili olduğu, ispanya, hollanda ve kolombiya bağlantılı uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı öne sürüldü.

    mit raporunda tarık ümit'in kaçırıldıktan sonra abdullah çatlı tarafından arnavut sami'nin çiftliğinde sorgulandığı ileri sürüldü.

    drej ali: gerçek ismi ali yasak... yeraltı dünyasının bilindik isimlerinden biri... 12 ocak 1978'de kanunsuz yürüyüşe katılmaktan tutuklanmış, 25 ocak 1978 tarihinde yapılan mahkemesinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

    26 ocak 1978'te karşıt görüşlülerle girdiği silahlı çatışma neticesinde yaralandı. 1988'de milliyet gazetesini kardeşi ile ilgili bir haber yüzünden tarattı. korkut eken, dgm savcılığına 24 şubat 1997'de verdiği ifadede, çatlı gibi yasak'ın da, 1987-88'de mit tarafından, yurtdışında pkk ile mücadelede kullanıldığını söyledi

    sevgi erenerol: bağımsız türk ortodoks patrikhanesi'nin basın sözcüsü olan sevgi erenerol, dink cinayetinin "ermeni diasporasının tuzağı" olduğunu öne sürmüştü.

    türkiye'deki misyonerlik faaliyetlerine yönelik açıklamaları ile bilinen erenerol, kıbrıs'ta oynanan oyunların ve misyonerlik faaliyetlerinin, diğer örnekleri gibi, türkiye'yi zora sokmak isteyenlerin oyunu olduğunu savunuyordu. erenerol, misyonerlik faaliyetleri ile konferans da vermişti... sevgi erenerol, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan ilk isim oldu...

    güler kömürcü : gözaltına alınanlar için de fazlasıyla dikkat çeken bir isim... akşam gazetesi yazarı olan kömürcü, "derin" yazıları ile tanınıyordu.

    dink cinayeti sonrasında anka ajansının soyulmasını "çok önemli bir istihbarat operasyonu" olarak nitelemişti.

    operasyon kapsamında gözaltına alınan bir diğer isim de yasin hayal'ın avukatı olan fuat turgut'du...

    kaynaklar: cihan haber ajansı, internethaber.com

    ********************************************************************************************************

    ayrıca bakınız:

    yeni harman dergisinin birkaç ay önce acikistihbarat.com'un sahibi behiç gürcihan ile yaptığı röportajda adı geçen isimlerin tamamı gözaltında
    "bu yazıda adı geçen herkes gözaltında!"
    http://www.medyafaresi.com/?hid=10566&cid=13
  • karanliklarin uzerine kararlilikla gidilecegine, hukuki surec i$lerken yarginin di$ baskilardan etkilenmeyecegine, pisliklerin ustunun kapatilmayacagina inancim oldukca zayif. yine de bu ani ve keskin hareket, sadece yarattigi sansasyonla bile umut vericidir.
  • boşuna heyecanlanmayı gerektirmeyen bir operasyondur. sonuçta hiç kimseye hiç birşey olmayacağını hepimiz biliyoruz.
  • hali hazırda tasfiye edilen derin devletin bir başka koluna yönelik olan operasyon.zira 2-3 senedir bu tip operasyonlar yapılıyor.sauna çetesi, `atabeyler ve küre vb. operasyonlarda da amaç aynıydı.bunlar sovyetlere karşı türkiye'de iyi işler başarmış, ancak yeni dünya düzeninde* ihtiyaç duyulmayan fazlalıklar olarak kalmışlardı.o yüzden temizlik operasyonudur.yerine ise ılımlı islam ideolojisinin simgesi haline gelen malum hoca ve cemaati getirilecektir, ki getirilmiştir denebilir.sürecektir..

    (bkz: büyük ortadoğu projesi)
    (bkz: arkasi yarin)

    edit: zaman beni haklı çıkarıyor, takibinizi sürdürünüz.
  • boşuna heyecanlanmayı gerektirmeyen bir operasyon oluşu, "sonuçta hiç kimseye hiç birşey olmayacağı"; örneğin ergün poyraz adlı anti-akp kişinin, çok büyük genel seçimin hemen ardindan tevkif edilip, o günden bu güne terörist olduğu gerekçesiyle hapiste tutulmasına bakılarak anlaşılabilir.
    boşuna heyecanlanmayı gerektirmeyen bir operasyon oluşu, it kopuk uğursuz namussuz tiplerle alakasız düzgün insanların aynı anda tutuklanmasından, bu hamleyle hepimizin bilincine çakılacak sentetik manalar yaratılmasından, bellidir.
    hakkında yapılmış yorumlara güvenecek olursak, kendinden habersiz faşizan model neo liberalizasyonumuzun tamamlandığının resmidir. boşuna heyecanlanmaya gerek yok. görüş ve eylemlerinden hoşlanmadığımız, hükümet karşıtı, kişilerin çeteci ilan edilip özbeöz çetecilerle beraber yaka paça içeri atılması; misal; bize türkiye'de güzel şeyler de olduğunu haber verir olmuştur. olmaz mı? zaten sözlüğe danışıyorum, bakıyorum, mesela sevgi erenerol da nah kocaman fincan kadar bir atatürk rozeti takardı, halinden bakışından belli. mutluyuz. iç huzuru..

    bizi akp'nin re-iktidara gelişinden beri stalinesk bir şekilde geceleri tutuklanan insanların ne yazıp ettiklerine bakmak, ilgilendirmez. yaftaları vardır ya seçtiğimiz seçkin gazetelerin manşetlerinden öğrendiğimiz, köşeyazanlara güvendiğimiz, zaten bakınız kimler kimlerle aynı anda tutuklanmış; yeter olur.

    netekim 1984te yaşamıyoruzdur ya, 2008'de yaşıyoruzdur.

    ve alimllik o ola ki; tüm pankartları, tüm dövizleri, tüm söylemleri birbirinin aynı olan, çoğulculuk diye bağırırken kendi gibisinden başkasını asla kastetmeyen şu resmi gayrı-resmi söylemin aksi yoluna giden, zaten güzel renkli ayakkabıları, hoş bir cd kolleksiyonu ve zizek alıntıları da olmayan her ilkel bireyin katli, karalanması, söndürülmesi vacip ve makbuldür.

    edit: düzeltmenime çok teşekkürler..
  • en guzel ifadesini sabah gazetesinin mansetinde bulmustur: devlet, derin devlete karsi. asil zihinleri kurcalayan soru (amerikalilar buna million dollar question derler) su ki, devletin bu operasyonu golge adam veli kucuk'un de arkasinda saklanan kocabas(lar)a kadar surdurmeye iradesi var mi? sahsi kanaatim bunu basarabilmek icin gerekli, tum halkin katiksiz ve sorgusuz sevgisine sahip alti okka .assakli adam henuz memleketimizde mevcut degil. yine de sadece bu habis karakterleri yildirmak ve bezdirmek maksatli dahi duzenlenmis olsa destekledigim bir operasyondur. gunu kurtarmak ve istedikleri menhus havayi olusturabilmek icin oldurttukleri ve olmelerine/aci cekmelerine sebep olduklari tum vatan evlatlari adina, artik onlarin da surunme vaktinin geldigi kanaatindeyim.
  • (bkz: kontrgerilla)
  • asıl sevindirici olan, yıllarca bık bık kafamızın etini yiyen ulusalcıların, aslında politik ve vicdani olarak nemalandıkları bütün o iğrenc cinayetlerin suikastlerin arkasında yine kendi ağababalarının çıkması iddiası...
    hablemitoğlu suikastini bile adamların izmir'li bir tetikçiye para karşılığı ihale ettikleri ama tetikçinin izmir'de meyhanede içerken ağzını tutamayıp olayı çevresine anlatması sonucu ergenekonun bu çok konuşuyor diye üzerine el bombası atıp öldürüldüğü söyleniyor (alsancak cafeye atılan el bombası olay 2 ekim 2006'da olmuştu, ayrıca el bombası cumhuriyet gazetesine atılanla aynı çıkmış)...keza cumhuriyet gazetesine atılan el bombaları...keza danıştay baskını...
    ne pis bir ideolojiniz ne pis bir inanç sisteminiz varmış arkadaş...kendi dostlarınızı kendi arkadaşlarınızı kendi düşüncenizdeki insanları öldürüp sonra da bundan nemalanmaya çalışmak...
  • evinde yirmiyedi adet el bombası bulunmuşlarından tutun da, adları cinayetlerle anılanlarına kadar, hrant dinki tehdit edenlerine kadar bir grup şahane insanın, gaddar bir operasyon kapsamında soruşturmaya uğramasına sevinenlerin olduğunu gördük. aha bu densizlerin neden sevindiklerinin merak edilmesine yol açan operasyonmuş.

    buradan sözüm savcılara, medyanın gazına geliyorsunuz savcı bey eli silahlı, evi bombalı herkesi mağdur ediyorsunuz, bir katille bir cinayetle ilgisi alakası telefon kaydı falan olan herkesi operasyona tabi tutuyorsunuz. mağdur oluyorlar.
  • ortada usülsüz şekilde örgütlenip çeteleşmiş bir grup var, bu net ortada. lakin benim kafamı karıştıran, her ideolojiden kurum ve şahsa yapılan saldırıların bu grupla ilişkilendirilmesi. bir ahmet türk deniyor bi necip hablemitoğlu... bi danıştay saldırısı deniyor, bi rahipler... bunların yarısı provokasyon, yarısı öc alma olarak nitelendiriliyor olsa gerek, lakin türkiye içindeki bir siyasi oluşumun, ulusalcı bir öğretim görevlisiyle ahmet türk'ü aynı anda hedef listesine alması akıl karı değil. (bu operasyonda bahsi geçen çete ya da bir başkası) eğer cidden bütün bunların altında tek bir örgütün imzası varsa bunun tek bir karşılığı var gibi geliyor (bkz: ajan provokatör)

    türkiye tarihine az biraz merak salmışlar için tam bir işkence. "tüm çete yakalandı, maskeler düştü"yle bitmiyor bu iş.

    konuyla ilgili mutlaka okunması gereken iki şey:
    http://www.milliyet.com/…008/01/23/guncel/agun.html
    (bkz: bay pipo)