şükela:  tümü | bugün
  • hayal kırıklıüıdır biraz; doğum gününde verilen kutuyu telefon almışlar diye heyecan içinde parçalarken, içinden traş makinesi çıkınca traştan soğumakla beraber ilk traş da olunmuştur.
  • ilk kez sakal traşı ne zaman olduğum tarihi tam olarak hatırlamıyorum ama benim sakalım az olduğu için askerde bile iki günde üç günde bir traş olurdum.

    keşke ilk sakal tıraşı olduğum o günü not etseymişim, çünkü çok pişmanım. keşke jilet vurmasaymışım!

    yaşıtlarıma göre, ergenliğe biraz daha geç yaşta adım attığım için, sakala jilet vurduğumda, herhalde 18-19 yaşımda imişimdir diye tahmin ediyorum. sakal da sakal olsa. azıcık bir şey. gür bir sakal da değil yani!

    biz ortaokuldayken sakal tıraşı olanlar vardı yahu. adamda yetişkin insan sakalı çıkıyordu. hayret ederdim! 13-14 yaşındayken adam ergenliğe adım atıyor ve gür bir sakal. hayret! ben çok geç girdim ergenliğe... yapı meselesi. allah vergisi bir şey. tipimi gören, sen otuzüç yaşında olamazsın tepkisi veriyor. askerdeyken de bana onüç yaşındasındır herhalde demişti bir berber...

    bende hikaye bitmez...

    hatta ortaokulda okurken, bazı piçler, beden eğitim dersinde soyunursun ya sınıfta hani, afedersiniz yaraklarını çıkarır, sanki büyük bir halt yemişler gibi gösterirlerdi. hayatta sevmediğim bir şeydi ama hayret ederdim, ulan bu adamlar etek traşı bile oluyorlar, ne biçim kıl çıkmış falan derdim.

    hatta birisi soyunduğumuzda attırmıştı. yuh be. orta ikide ergenliğe girmiş çocuk. hayret doğrusu. ulan ben ondokuz yirmi yaşımda ergenliğe girdim ve çok zor bir çocukluk ve ergenlik dönemi yaşadım. insanlar hep benimle dalga geçerdim. bugün psikopat ve asabi olmamın sebebi, eski yıllara dayanıyor. amına kodumun çocukları sizi! benimle dalga geçerdiniz ama hepinizden bir gün intikam almaz mıyım ben?!

    bunlar okuyup adam oldu, iş güç sahibi oldu hep! yüksek yerlere geldi bu ahlâkla!
  • 3 kişi olduğumdur. ilk vuruşu kim yapacak diye kura çekmiştik. sakalla birlikte terlemiş yaşlı teyze bıyıklarına benzeyen dudak üstü tüylerimizi aldığımızda tam bir parlama yaşamıştık. keşke...! keşke kışın olmasaydık. yazın bir iki güne güneşle renk farklığını kapatabilirdik ama kışın olmadı işte olmadı. kesilen tüyler de bi geri çıkmadı. sonsuza dek böyle kalacağız diye bi depresyon hali geçirdikse de, osbir çekerek o kaygılarımızı geride bıraktık.

    şimdi gür ve sivri bıyıklar, diriliş özentisi sakallar ve justin bieber & ersin korkut karışımı saç stilimizle, olgunluğun mistik kulvarlarında, hayatın içine ittirdiği sosyal varoluş koşusu içerisinde, maişet meşgalesiyle.... üff ne baydım mnakoymya..