şükela:  tümü | bugün
  • "...
    dönersen ıslık çalarsın
    yol uzun, su karanlık
    otur bir çardak altına
    bırak biraz yağmur yağsın
    ..."
  • "kalbim bu sessiz sonbaharda
    bugün atlaslara inanma sakın
    düz bir tepsidir dünya
    yolun sonuna ulaştın artık
    güzel bir durum kıyısındasın"
  • cemal süreya'nın kalemiyle:
    "ergin günçe, bir savaşçı gibi değil de bütün hesaplarını
    vermiş eski bir uygarlık gibi konuşmaktadır"
  • "dersimiz aşk, konular haydutluk ve sarışınlık
    şimdi şurdan koşsam akdeniz'e çıkarım
    yörükler ve develer arasından geçerim
    üzüm, inci ve tütün. üzüm, incir ve tütün
    dersimiz aşk çünkü, söylemiştim
    oturur bir güneşle sigaramı yakarım" **
  • adsız bir şiirinin bir son mısrası vardır. içinde trenler, insanlar ve şehirler. ve tabi hayaletler. bilumum kesici vodka.

    "bir borazan sesiyle başladım ve bitirdim
    eski bir şarkıydı bu, udla bestelenmişti
    belli ki uşak makamında. belli ki nevres beyin
    şarkıda güller vardı, soldular ve öldüler

    yaz kötü başlamıştı, zaten hep kötü başlar"
  • mulkiyeli sair. pek taninmayan, degeri bilinmeyenlerden...

    "bir dostu ölü götürmek

    boş bulunup gülersen
    bir ölünü görünce
    ocağa tütsü atarsın
    pencerene sürme çek

    ölünün babasıyla
    uzunca bir rakı iç
    anmadan eski günleri
    bırak biraz ay doğsun

    dört arkadaş bir olup
    tahta kutu içinde
    ölünüzü götürün
    incirlerin altına

    dönersen ıslık çalarsın
    yol uzun, su karanlık
    otur bir çardak altına
    bırak biraz yağmur yağsın"
  • saçma sapan bir şiir

    'kedi pepik''.
    evet, kendisi bir çeşit bilgelik taşır
    ''çuv köpek'' ise öldü.
    ömrümün yorgun kısımlarıdır
    aklımla ben birbirimizi oynatıyoruz

    tarlam yağmura esintiye deliliğe açıktır
    kaç gündür boş duran bir tabanca gibiyim

    insan şapkasız da delirebilir kumral ve sarışınsa

    aklımdan geçenler bugünlük bunlar
    ve tabii birtakım hovardalıklar

    vergi ödemeden yaşıyor olmalıyım

    yüzüm de bir kedidir boş zamanlarımda
    kalbimde kuş kadar bir köpek havlar
    kafkas haritasından çerkes köylere indik biz

    atlarını vurdu ve gömdü, kente yerleşti
    gümüş eğerlerini karartıp sakladı
    ne diye homurdanır sanki dedem
    iğdiş geyik gibidir çerkes tabanca olmayınca
    çaresi arada kovboy sinemaları
    kamu düzeni ile aramda fark var

    şakayla öfkeyle geçti şu son beş on yılın delilikleri
    bir köpektir çerkes aklı, ağzından bulutlar akar
    ben maymundan falan türemek istemedim
    kediden, köpekten ve attan gelirim
    evde herkesten daha iyi yazarım

    arada bir pencereden bakarım ve daha eğlencelisi
    yokuştan ilk çıkanı öldürmektir işim

    tuhaf bir adamım arada tabancam tutukluk yapar

    aklımdan geçenler bugünlük bunlar
    ben asılırken bile gülen adamım
    sevr ve lozan bana vız gelir

    çerkesler bile eskir zamanla fakat
    şimdi anladım ki bende ölüm kokan bir dalgınlık yaşar

    kaç kere söyledim evdekilere
    ''n'olur bir kedi alalım, n'olur bir köpek alalım
    ''insan boş bir tabancadır ama bakarsın bir gün patlar!

    komşulardan çekinmesen hüngür müngür ağlarsın
    o zaman da hergele gazeteler yazar

    aklımdan geçenler bugünlük bunlar
    oğlum ergin sen galiba üzüntülü adamsın
    tanrı bile baksana senle oyalanıyor

    çerkesce konuşmayı bilmezsin, lazca bilmezsin
    unuttun bıçak atmayı ve saplamayı
    adam olsan bir köpek ve bir tay edinirdin
    ellerini yalar keçilerin sabah esintisinde

    bana kalırsa kendinden boşan
    bir celsede boşanırsın

    yeter artık bu kadar yabancılaşman!
  • bahçemdeki korkuluk nar ağacıdır
    erken ölmüş, iyi giydirilmiş
    sular soğuyor ovada duran ince gölgesinde
    büyük ateşler, kuytu köyler gibi

    bence o çocuk öyle gülmemeli

    diyerek aramızdan genç ayrılmış şair. filminin çekilmesi gerekiyor galiba kitlelerin tanıması için. garip.

    (bkz: gencölmek)
  • 1966-68 gibi kritik tarihlerde paris'te doktora yapmaktadır şair. ve cemal süreya'nın kendisi hakkında söylediklerine dikkatle kulak vermeli.

    'genç ölmek'teki şiirlerle daha sonra tek tek dergilerde yayımlananlar arasında şöyle bir ayrım var: genç ölmek'tekiler 'ikinci yeni' döneminin ortak çizgilerini de tartışıyor. çocukluk-ölüm duygusu temaları yanyana, hatta içiçe. ruh temizliğinin kitabıdır 'genç ölmek'. düşünce orada naifleşiyor, homur haline geliyor. daha sonra dergilerde tek tek yayımlanmış şiirlerde ise düşünce ağır basmakta. siyasal bir tavır var. ergin günçe, bunları hayatı değiştirme duygusundan dünyayı değiştirme aşamasına geçmiştir. ancak bir savaşçı gibi değil de, bütün hesaplarını vermiş eski bir uygarlık gibi konuşmaktadır.

    -cemal süreya-
  • ölümden en fazla bahseden şairlerden, gencölmek'i çağırmış sanki. ilk dönem şiirleri ve son dönem şiirlerini birlikte okuyunca, şiirlerindeki artan lezzeti, özgünlüğü, güzelliği görünce daha çok yaşayaymış keşke diyor insan. bugün 27 nisan, hüzünlenmek için bir bahanen daha var insan.

    oğlu dadal günçe ile yapılan bir röportaj: http://www.fayrap.com/…-kimse-okumasa-bile-yazarim/

    ...

    yağmur beklentisiyle akıp gidiyor yıllar
    bitti sandığın zaman yeniden başlayacak.

    uzun sürmüş bir öğlesonundan sonra
    denizin kıyısından faytonla geçiyorum
    diyorum ki, belki boşuna yaşamadık
    kışlar soğuk ve yağışlı
    yazlar sıcak ve kurak... *