şükela:  tümü | bugün soru sor
  • oya baydar'ın can yayınlarından çıkmış son romanı.
  • can yayınları'nın klasik kapak tasarımını* kullanmadığı erguvan rengi kapaklı kitap
  • 4 ayrı karakterin ağzından yazılmış, başarılı oya baydar romanı. bizans, istanbul, geçmiş, siyaset, yabancılık, örgütler, baba-kız sevgisi, ölüler, pişmanlıklar temaları. umut karakteri de tutunamayanlar'daki selim'i çağrıştırdı bana.
  • henüz yarısına gelebildiğim, çok sıcak betimlemelerle süslü, özellikle umut'un günlüğünün insanın kalbini acıttığı, kalın ama keyifle okunan roman. bulunabilecek tek kusur hikayeyi anlatan dört farklı ağız birbirinden çok farklı sosyal, ekonomik veya yaş gruplarından gelmelerine rağmen anlatım değişikliği bunu hissettirecek kadar yoğun değil, derim naçizane (bkz: asılacak kadın).
  • kapak resmi ara güler'e ait olan kitap. başlangıçta çok sıkıcı geldi ama devam ettikçe bırakamadım.
  • sıcak külleri kaldı'nın devamı niteliğinde bir oya baydar romanı. son dönemdeki romancıların içinde ayrı bir yere konması gereken oya baydar, belki de bu devam niteliğinden dolayı biraz zorlama karakter ve olaylarla bezemiş romanını. oya baydar çok iyi bir yazar. sıcak külleri kaldı da iyi bir romandı. demek ki neymiş: beklenti yüksek olunca, hayal kırıklığı kaçınılmaz...
  • 2004 yılı cevdet kudret edebiyat ödülü'nü oya baydar'a kazandıran roman.
  • sosyetik ve zengin mühitlerin tanıdık kahramanları yine bu kitapda aynı sorunlar ve kaygılarla birlikte varlar.babasına aşık annesinden nefret eden klasik şımarık olan ancak kendisini böyle görmeyen feminist entel türk kızı ve onun yapmacık ruh karmaşıklığı.bir insan, çiçekli böcekli boğaz manzaralı bir evde büyümüş insanın anıları dinlese, tam bir saat yaşadığı lüksleri ballandırarak anlatıp, aynı zamanda bu zengin ve büyüleyici elit yaşamı kabullenmeyen ve sevmeyen bir tipten bir kaç dk da tiksinmesi içten bile değil.

    bu kitapta kahramanlar tang kadar yapay, hikaye,akışkanlık ve somunu tatlı sıkı kavrayan vida kadar keyifli olan cümle anlatımı niagara kadar akıcı.
  • girişte okuyucuyu kasvetli bir hava karşılar sonra elden düşüremez otobüs yerine metroya binersiniz daha rahat okurum diye. yabancılaşmayı en az tahsin yücel kadar güzel işlemiştir romanında oya baydar.