şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 1966 izmir doğumlu olan erhan kolbaşı dışişleri bakanlığı’nda 25 yıl süreyle idari ataşe, yardımcı konsolos ve konsolos olarak görev yapmış, 2016 yılında dışişleri kariyerini noktalamıştır.
    özellikle washington, dc ve new york görevleri sırasında, 8 yıl boyunca abd merkezli, dünyadışı uygarlıklara ilişkin yeni bir sosyal bilim disiplini olan “exopolitika” alanında araştırma ve faaliyetler yürüten exopolitics ınstitute (exopolitika enstitüsü) bünyesindeki program ve çalışmalara katılan yazar, ufo/dünyadışı uygarlıklar konusuna dair birçok makale kaleme almış ve sunumlar yapmıştır. erhan kolbaşı 2016 ağustos ayında exopolitics ınstitute üyeliğine seçilmiştir.
    "galaktik diplomasi" isimli kitabı 2016 yılında yayınlanmış olan kolbaşı, tv programları ve konferanslarla, dünyadışı uygarlıklarla ilişkiler konusundaki bilincin yükseltilmesi yönünde çalışmalarını sürdürmektedir.

    yazar halen sirius ufo uzay bilimleri araştırma merkezi’nde başkan yardımcılığı görevini yürütmektedir.

    ayrıca gerçekten hoşsohbet ve inandığını söyleyen çok nazik bir beyefendidir. haktan akdoğan ile birlikte ülkemizde dünya dışı yaşam konusunda en bilgili insandır.
  • ikinci kitabı: (bkz: kozmik dokunuş in vitro)
  • ya sevgili erhan kolbaşı abim sen konuşurken ben eziyet çekiyorum. çok yavaş ve eeeee , ııııı layarak garip bir şekilde konuşuyorsun. walla dayanamadım yazdım burayı okursan kusura bakma dost acı söyler
  • kaçırılma olayları ve buna bağlı hipnoterapi seansları konularında müthiş birikimleri olan ve bunları kitaplaştırmış önemli insan.
  • üçüncü kitabı “novus” çıkmak üzeredir. kitabın içeriğinden kısaca bahsetmek gerekirse;

    “insanlık, tarihte eşi benzeri görülmemiş büyük bir yol ayrımındadır. yakında olacaklar insanlığın yönünü belirleyecektir.

    temasçılarla yaptığımız bilinçaltı çalışmaları dünyanın yakın geleceğine ilişkin çok önemli temas ve değişim senaryolarını ortaya çıkardı. çok sayıda ortak ifade var ve bu ortaklıklar artık bizi belli bir sonuca götürüyor. bu senaryolar elbette insanlığın kolektif bilinciyle değişebilir, ancak ana olayların çok da değişmeyeceği bir noktadayız. amacımız asla “korku yaratmak” değil, gerçeği anlatmaktır. dünya gezegeni, üzerindeki negatif karmayı silkeleyerek temizleyecektir. dönüşümler sancısız olmaz. ardından gelecek günler bizleri yepyeni ve muhteşem bir boyuta taşıyacaktır.

    şundan emin olunuz ki, bu kitapta yer alan hiçbir gelecek projeksiyonu, dünya gezegeninin mevcut halinden daha acı değildir.

    dünyanın enerjileri yükseldikçe mevcut beden tipleri artık bu enerjileri kaldıramaz noktaya geliyor. bu bakımdan homo sapiens türünün sonuna gelmiş durumdayız. yeni beden modeli, yani “yeni adem prototipi” hazırlanıyor, muazzam bir melezleme programı yürüyor ve süreç inanılmaz derecede hızlanıyor. çünkü zaman artık çok dar.

    yüz yüze temaslar için yol haritasını belirlemiş durumdalar. ilk aşamada, belirli bir bilince ulaşmış sivil birey ve gruplarla yapılacak “izole” temaslarla sürecin başlayacağı anlaşılıyor. bu süreci kolaylaştıracak öncü temasçılar belirlenmiş durumda ve şimdiden gemilere alınarak, o günler için bir eğitim sürecinden geçiriliyorlar.

    birçok bireye, zamanı geldiğinde kullanılmak üzere “download” yöntemiyle bilgiler yükleniyor. çocuklar, gemilerde hazırlanan dünya benzeri ortamda, yoğun şekilde eğitime alınıyor ve hazırlanıyorlar.

    kabal adı verilen negatif küresel elit, bu değişimin önüne geçmek için elinden geleni ardına koymuyor, her ülkedeki “maaşlı” maşalarını kullanıyor. dünyada, çok yakın bir zaman içinde, büyük karışıklıklar, doğal felaketler ve sahte olaylar yaratarak, bunu pozitif dünyadışı uygarlıklara yüklemek yönünde planları var. pozitif uygarlıklar, bu ciddi bilginin acilen paylaşılmasını istiyor ve temasçılar aracılığıyla uyarılar iletiyorlar. kabal ise bu bilgilerin kamuoyuna ulaşmasından ölesiye korkuyor.

    dünyadışı uygarlıkların hassasiyetle uyguladığı “müdahale etmeme” prensibinin yürürlükten kalkacağı bir döneme giriyoruz. bunun iki sebebi var. birincisi, dünyanın orijinal tekamül programı içinde yer almayan negatif planların varlığı, ikincisiyse dünyanın doğal devresel geçiş döneminin yaklaşmasıdır. gelinen aşama, evrensel yasalar gereğince artık “doğrudan müdahale” aşamasıdır.

    ilk temaslar bakımından ülkemiz önemli bir rol üstlenecektir. büyük atatürk’ün “istikbal göklerdedir” ifadesini neden kullandığı, gerçek anlamıyla anlaşılacaktır.

    lütfen uyanık olunuz ve bu yazıyı paylaşınız..”
  • kendisine youtube kanalı açmış. bundan sonra merak edilenleri ve anlatmak istediği konuları oradan paylaşacakmış.

    link
  • akaşa yayınlarından çıkmış " galaktik insan " kitabını okuyanlar dünyaya inecek ana gemileri bekledi.. 3 gün karanlığı ve foton kuşağını inançla bekledi. 80'li yıllarda bilim araştırma merkezinden çıkan kitaplardaki bilgilerde, dünya insanının bir kısmını kurtaracak ana gemilerden söz eden kitaplar vardı... 2012 yılında şirince köyüne inecek ana gemiyi bekleyenler oldu.. onlar da 3 günlük karanlık bekledi...(araştırmacı ışık yazan bir medyum kadının verdiği bilgilere inanarak bu bilgiyi yaydı ve takipçi topladı) dünya dışı yaşam gerçektir ancak esas gerçek insan dır . olay insan dır. nefsinizi eğitin. bu beyefendinin niyetini sorgulamıyorum, başka uygarlıkların varlığına da inanıyorum, sadece kendi tecrübelerime dayanarak uzaylılarla toplu temas beklentilerine odaklanmayın, enerjinizi bu şekilde "israf" etmeyin derim. seçim sizin...