şükela:  tümü | bugün
  • nam-ı dğer papaz.sakallı idi bu da uğur gibi, kafasının arkası hafiften seyrelmiş saçlarıyla at hırsızlarından mürekkep takım ekolünün doğal üyesiydi.
    erhan önal ın benim nazarımda türk ftboluna en büyük getirisi
    kendi yaptığı ortaya kendisinin koşup gol atmasıdır.
    (nasıl oluyor dye sormayın, 1 değil 5 değil bu adamın bu hareketi yaptığı)
  • defans'ta yıllarca nasıl tahammül edildi erhan'a bilmiyorum... üstelik "sevmem" de diyemiyorum adamı. muhtemelen yönetimde falan "fiyakalı" bi akrabası wardı, tanıdığı war diye oynuyodu.

    çok defa tökezlediğine şahit oldum, "nası vurcam topa şindi" diye niyetlenip, ayağını yere çakması meşhurdu... kaba bi topçuydu - bazı insana top yakışır, bazı insan da yakışır sahaya- eğreti dururdu. hep adam kaçırırdı, ama geriye doğru topu havalandırışı, bi de defanstan rövaşata ile top çıkarışı meşhurdu.

    yine de yakışmazdı abi, ne forma, ne top; ait değil gibiydi, maç bittikten sonra çantasını kucağına alıp, parfüm, anahtarlık falan pazarlicak gibi gelirdi bana.
  • bir zamanlar galatasaray futbol takımı defansında görev yapmış 5 forma numaralı topçudur. renkli bir kişiliğe sahip bir futbolcuydu. televizyon kameralarının birisi erhan'a tahsis edilmiş gibiydi ve her maçta erhan'ın burnunu silip formasına sürerkenki halini üç beş kere görebilirdiniz. bir keresinde yanlış hatırlamıyor isem kendi takımının kalecisi olan hayrettin demirbas'a röveşata ile inanılmaz güzellikte bir gol atmış idi. abinin oynadığı maçları izlerken hata yapmaması için dualar edilir nefesler tutulurdu.
  • tribunlerde sevgi-nefret kutuplari arasinda sarkac duygular uyandirirdi. "papaz" derlerdi ona, bir umberto eco karakteri kadar sasirticiydi.
  • www galatasaray com'da yazı yazarak engin fitbol bilgisini bizlerle paylaşan sakallı, bir de özleyenler için http://www.galatasaray.com/…/yazarlar/erhanonal.jpg diyelim, güzel olsun
  • futbolculugundan sonra menejerlige el atan kişi

    standart liege takımında oynayıp, milli takım maçlarına gelmesi ile de bilinirdi
  • belçika'nın standart liege takımında oynarken attığı goller pazar akşamları spor stüdyosu'nda gösterilirdi. 1979 ya da 1980 yılıydı, galler'e karşı galibiyet golümüzü atmış ve uzunca bir süreliğine (o yıllarda senede bir galibiyet aldık mı bayram ederdik, bir ben hatırlarım bir de turgay abi* hatırlar) "milli kahraman" muamelesi görmüştü. bir ara fenerbahçe'ye transfer oldu, sarı lacivertli formayla başarılı olamadı, oysa aynı dönemde fenerbahçe'ye gelen diğer gurbetçi ilyas tüfekçi iyi performans gösteriyordu. 1985 - 1986 sezonunda (jupp derwall'in 2. sezonu) galatasaray'a transfer oldu. avrupa kupa galipleri kupası 1. tur ilk maçında widzew lodz'a karşı galibiyet golünü (penaltı) attı. o yıl (ki galatasaray'ın henüz saf ve temiz bir anadolu delikanlısı olup şaibe, şike, teşvik primi ve derin devlet desteği (?!) nedir bilmediği bir dönemdir) ligde elde edilen "namağlup ikincilik" ile herşey yalan oldu galatasaray taraftarının gözünde; futbolcuların performansı, takımın hücum futbolunu öğrenmesi birçok futbolseverin (daha doğrusu "futgolseverin") gözlerinden kaçtı. 1986 - 1987 sezonunda (ki galatasaray'ın "yeter lan 14 yıl; şikeyle şaibeyle ezeceğim hepinizi bundan böyle ! " diye kükrediği yıldır) kariyerinin en iyi sezonunu yaşadı. "ulan papaz; ıska, top kaptırma hep bunda" , "oh, erhan oynuyor yenildiniz olm ! " diyen futgolseverler çok uzun bir dönem boyunca türk futbolunun "çağdaş liberoluğunu üstlenen" adamı göremediler. (burada "çağdaş libero" kavramı için ansiklopedik tanım verecek değiliz; izleyiniz ümit özat , hatırlayınız falco gotz demekle yetinelim)
    erhan önal'ın antipatik bir adam olduğu doğrudur. antrenmanlarda genç futbolcuları azarladığını hatta "eşek herif, dangalak" gibi sözler sarf ettiğini hatırlarım. zaman zaman hatalar yapmış olduğu da doğrudur. ancak bazı futgolseverlerin "garantili oynuyor" diye beğendikleri samet aybaba ve müjdat yetkiner ile erhan önal arasındaki anlayış ve teknik kapasite farkı 1985 - 1988 döneminde aradaki futbol kalitesi farkını doğrudan etkilemiştir.
    uzatmayalım; manken mine baysan ile evlenen, ilginç gollerin altına imza atan (bazen kendi kalesine; 1991'de aydın'da kafayla kendi kalesinin doksanına asmıştı topu, 1988'de malatyaspor'a "topuk vole" ile attığı bir gol de vardır) , futgolseverlerin nefret ettiği, jupp derwall'in türk futboluna kazandırdığı ilginç bir adamdır erhan önal. ve erhan önal'dan sonra (1992'de jübile yaptı) ümit özat'a kadar bir libero izleyememiştik biz futbolseverler...
  • (bkz: mine baysan)
  • bütün gs'li spor yazarları bu adama köşelerinden küfür ederken hıncal uluç öve öve bitiremezdi bu adamı.
  • papaz erhan'la yani donemde galatasaray defansinda gorev almis birkac isim icin (bkz: cuneyt tanman) (bkz: ismail demiriz) (bkz: semih yuvakuran) (bkz: yusuf altuntas)....