şükela:  tümü | bugün
  • 23 march 1989 hamburg dogumlu kamerun asıllı alman santrafor. hamburg oyuncusu ama nürnbergde kiralık. 189 boyunda ve izlediğim 2 3 macta christian vierivari çağdaş, yırtıcı bir santrafor izlenimi verdi bana *
  • bir kahve ismini andırıyor daha çok.

    - ben bir choupo-moting alabilir miyim?
    + eric maxim mi olsun efendim?
    - evet evet..
  • 14 haziran 2010 japonya kamerun maçında ve 2010 dünya kupasında yıldızını parlatmasını beklediğim genç yetenek.
  • şu an fc nurnberg futbol takımında forma giymektedir.
  • sezon sonu kulübüyle sözleşmesi bitecek olan türkiye'ye tarzı çok uygun olan santrafor. uzun boylu, güçlü fizikli, ayağına hakim ve görece son vuruşları zayıf. türkiye'de iş yapan hücumcuların üçte ikisi bu niteliklere sahip. hele kendisi gibi afrika kökenlilerin alayı böyle.

    beşiktaş alsa işine yarar. valla bak. alsa keşke. almalı. wolfsburg da şu an bu çocukla ilgilenirken erken davranıp almalı.
  • torku konyaspor tarafindan takibe alındığı söyleniyor. gelirse ortalığın tozunu atabilir.
  • ne kadar yeteneksiz bir gerizekali oldugunu az once kacirdigi penaltiyla gostermis olan forvet. cidden bunun gibi herifler futboldan para kazaniyor ya, hem de bundesliga'da oynuyor. vay anasini ya.
  • dünyanın en şanssız oyuncularından biridir.

    yıllardır tamamen oynadığı takımların genel şeklinden dolayı uyumsuzluk yaşıyor. mainz'ın garip asimetrik kanatları yüzünden ve yalnız kalmasından dolayı doğru dürüst bir performans ortaya koyamadı. ondan önce hamburg'da da aynı sorunu yaşadı. bu adamın arkasına bir tane tekniği iyi ofansif orta saha koyulduğu anda verimi resmen 10 katına çıkıyor. gel gör ki mainz ve hamburg böyle bir oyuncuyu doğru taktikle beslemektense onu köreltme yoluna gittiler zira hamburg'da ya çok zorlama paslar aldı veya yapması gerekmeyen görevlere koşuldu, bu da yordu. bu yüzden kendisine verilen şansı kaçırmış gibi görüldü ama bence hayır, tamamen yanlış yerde kullanılmasının sonucu olarak böyle göründü. bunun sonucu olarak ortaya çıkan tablo hiç iç açıcı değil. alt ligler performansını geçip son yıllara gelecek olursak şu şekilde bir performansı var:

    » 2009/2010 - 32 maç - 6 gol - 1 asist - ortalama 60,7 dk

    bu sezon nürnberg'deki sezonu. ilkay'ın güzel oynamaya başladığı zamanlar. şimdi ben bu adamın harbiden bahtını sikeyim. neden sikeyim? çünkü nürnberg bok gibi bir sezon geçirdi. toplam sonuçları 8 galibiyet, 7 beraberlik, 19 mağlubiyet. her şeyden önemlisi, ayağında top tutmayı bilmeyen iki kanat oyuncusu ve bunun sonucu olarak hücum yapamamak, gol bulamamak. e defans da evlere şenlikti onu da unutmamalı, bu şartlar altında nürnberg rezil rüsva oldu ligi 16. sırada bitirdi. bu yüzden aslında kendisine katkı sağlayabilecek ve parlayabileceği bir takım ve sistemde kanat oyuncuların kalitesizliği, takımın genel olarak çok kötü bir sezon geçirmesi ve ilkay gibi bir oyuncunun da henüz tecrübesiz olmasından dolayı ligi bu istatistikle bitirdi. ki şu da var, buna rağmen o sezon takıma göre iyi olduğunu net söyleyebilirim. çünkü takımın en çok gol atan ismi bunjaku 32 maçta ortalama 77 dakika oynayarak 12 gol atarken bizim şanssız ise 31 maçta ortalama 60 dakika oynayarak 6 gol atabildi. takımın rezaletine bakarsak her türlü kabul edilebilir bence ama parlayamadı işte.

    » 2010/2011 - 19 maç - 2 gol - 1 asist - ortalama 54 dk

    tam anlamıyla psikolojik bunalım sezonu. hamburg'un 2. takımında maçlara falan çıktı. nürnberg'de patlama yapamaması yüzünden resmen ikinci plana atıldı bu yüzden ne şans buldu ne de bir şey yapabildi.

    » 2011/2012 - 38 maç - 10 gol - 4 asist - ortalama 68 dk

    yine nispeten şans bulduğu bir sezon. bu sefer takım mainz. nürnberg'den sonra anlaşılan o ki hamburg kendisinden bir yol olmayacağına kanaat getirdi. bunun sonucu olarak bonservissiz olarak mainz'a katıldı. tuchel akıllı adam, bence güzel transfer yaptı. ancak bir cenabeti aldığının farkında değildi. bunun yanı sıra, rahat battığı için takımda abuk sabuk değişiklikler yapınca mainz da orta halli bir sezon geçirdi, ligi 9 galibiyet, 12 beraberlik ve 13 mağlubiyetle 13. sırada bitirdi. aslında güzel fırsat bulmuştu bu sezon ancak neden bilmiyorum tuchel kendisini ısrarla kanatta falan oynatmaya çalıştı resmen adamın önünü kesti diyebilirim. forvet oynadığı maçların çoğunda iyi oynadı ve gol attı çünkü. ancak sezona genel şöyle bir bakınca iğrenç bir sezondu çünkü,

    1- tuchel devamlı kadroyu değiştirdi
    2- tuchel devamlı taktik değiştirdi
    3- tuchel adam formunu buluyorken tutup kanat oynatmaya başladı
    4- takım genel olarak uyumsuz oynadı, bu da bizim bu garibana yansıdı.

    tüm bu nedenlerden dolayı maç sayısı olarak iyi şans bulduğu bir sezonda 'idare eder' seviyede bir performans gösterdi.

    » 2012/2013 - uzun sakatlık geçirdiği sezon, doğru dürüst oynadığı maç yok.

    » 2013/2014 - 34 maç - 11 gol - 3 asist - ortalama 62 dk

    uzun uzun yazmaya gerek görmüyorum. 11/12 sezonundaki tuchel saplantılarının devam etmesi yüzünden forvet olarak şans bulamadı her mevkide oynadı neredeyse. bunun sonucu olarak gol sayısı etkileyici düzeye gelemedi. olay yine kendisiyle değil tuchel'le alakalı o yüzden.

    ***

    ve şimdi geldik en önemli noktaya.

    bu kadar yıl boyunca resmen kasıtlı yapar gibi oynatılmamış adamı ne yaparlar? kaparlar. tabii bu vizyon bizim amrabat'a 8 milyon dökmekten zevk alan über vizyonlu yöneticilerimizde olmadığı için, onlar daha bu adamın adını duymamıştır. scout ekibinin de biliyorsunuz bulduğu adam 10 milyona bruma. yani bruma olmasında sorun yok da, scout dediğin bruma'yı alan lizbon gibi olur, lizbon'dan almak için 10 milyona para döktüren değil. neyse. bu adamı schalke kaptı. schalke bu noktada önemli. çünkü tam adama uygun bir takım. çünkü takımda yanında huntelaar gibi bir adam var bu birincisi, ikincisi de takımda barnetta gibi, boateng gibi iyi ve tecrübeli pasörler var. bunlara ek olarak bir de genç yetenek olarak max meyer var, ki zıpırın biri olduğundan çok güzel alan açabiliyor forvetlere. bu şartlar altında doğal olarak adam sonunda güzel şans buldu ve şu ana kadar bu şansı bence iyi de kullandı.

    » 2014/2015 - 27 maç - 10 gol - 5 asist - ortalama 81 dk

    bu istatistikler öncekilerden çok ayan beyan iyi değil gibi görünüyor. ancak çok önemli bir detay var. burada da adam verimli kullanılmıyor, öyle sürekli forvet oynuyor değil. ancak forvet oynadığı maç sayısı 14. bu 14 maçta ise toplam 10 golünün 8 tanesini attı. asistlerinin çoğunu de genel takım oyununa yüksek katkısını yine forvetken yaptı. bu nedenle forvet olarak fırsat bulduğunda çok iyi değerlendirdi. hala neden tam olarak güvenilmiyor anlamış değilim. herifin kaderi o kadar kötü ki adam tam uygun kadroda bu sefer de tam şans bulamıyor. tam olarak şans verilse çok çok daha yüksek rakamlara ulaşacağı düşüncesindeyim. yaşı 26. genç sayılmaz ancak yaşlı hiç sayılmaz. adam daha şans bulamadığı için "e kardeşim şu zamana kadar patlama yapmamış" demek de mantıksız. adamın kariyerini tek tek anlattım.

    bu adam şu an schalke'de son derece iyi oynuyor. ancak bundan bir seviye daha üste çıkması mümkün. gönül ister ki, o seviyeye türkiye'de sneijder ile erişsin. çünkü hem sneijder için, hem maxim için bu inanılmaz güzel olacak. sneijder, attığı pasları verimli değerlendirebilecek bir oyuncu bulacak, maxim ise şu ana kadar hiç görmediği kadar güzel pasları atacak olan bir pasör. galatasaray'ın ihtiyacı olan forvet tam olarak budur. yaşını ve alabilme zorluğunu düşününce resmen altın tercih.

    gel gör ki, servisçi kafasıyla kadro değişimlerinin olduğu bir yerde eminim ki bu adamın adını dahi duymadılar. hoş, eğer uygun bir fiyat bulunmazsa yine alınamaz. çünkü mesele bruma meselesine döner. ama işte bu adamı geçen sene bonservissiz alan schalke değil galatasaray olmalıydı. bu kadar acizler. işlerine gelince yok mali durum yok bilmem ne diyorlar, şu adamı bonservissizken yakalayamayacak kadar haram para yeyip ondan sonra gidip elin saçma sapan heriflerine 5 milyonları 8 milyonları döküyorlar.

    amrabat'a 8, tarık'a 5, bruma'ya 10 vermiş bir takım olarak, bu adama 7-8 milyona kadar verilebileceğine inanıyorum. ideal olarak ise 4-5 milyon civarında verilebilir.

    ancak ne yazık ki galatasaray bir spor kulübü değil. bu kadar futbolun f'sinden anlamayı geçtim ortalama taraftar iq'sundan düşük iq'ya sahip insan tarafından yönlendirilen* bir kulüpte herkes salak değil ya, biz salağız tabii. spor kulübü olsaydı, anlayan adamlar olurdu, servisçiler, bakkal, manav kafasında transfer yapanlar veya olaya tamamen fransız kalanlar değil. o yüzden ne yazık ki transferinin yapılacağına ihtimal vermiyorum.

    bence biz gekas'a gidip 20 milyon yürö vermeliyiz çünkü o süper bir oyuncu yeni keşfettim süper.
  • stil olarak jaja-hulk-kazım kazım arası bir topçu.
  • ismini söylemesi çok zevkli olan oyuncu.

    erik maksim çupo moting