şükela:  tümü | bugün
  • angel, spike ve edward cullen'dan sonra gördüğüm en karizma vampirdir kendileri. (bkz: true blood)

    http://www.youtube.com/watch?v=gea52agzjra
  • --- spoiler --- sayılır mı bilmem ama

    2. sezonda saçını kesip tahtında çok afedersiniz lök gibi oturmayı kestiğinden beri daha bir dinden imandan çıkarıcı hale gelen bin yıllık çıtır.

    --- spoiler ---
  • true bloodu izleme nedeni... ister uzun, ister kısa, ister röfleli saçlı olsun, ister eşofman giysin, ister takım elbise her bölüm bir kaç dakikasını ayırsın bize yeter... hastasıyız itinayla...
  • area 5 serifidir. vikingdir. yaraticisi godric tir. godric isa dan dahi yaslidir ama hic tanismamislar.
  • s02e08'de bu karakterin ağzından duyduğumuz "anlamadığın kelimeleri kullanma" / "anlamadığım kelimeleri kullanma" esprisi pek şık olmuş.
  • s2e08'de, şu ana kadar içinde bulunduğu tüm bölümlerin toplamındakiden daha fazla gülmüş, gülümsemiştir. çok yakışmaktadır, böyle devam etsindir. (bkz: keep it up)
    diğer yandan bu bölümde giydiği siyah atletiyle o muhteşem omuz ve sırt kaslarını bolca sergilemiş, gönülleri ihya etmiştir. benim olacaksın eric!
    (bkz: eric is mine)
  • kanımı feda edeceğim, isterse saçlarına sonsuza dek röfle yapacağım türden.

    http://tinyurl.com/mes5j5
  • kendisi gözümde bir spike** kadar hatta neredeyse jean claude* kadar çekicidir. white wolf oyunlarındaki terminolojiyle charisma ve presence şaheseridir. ayrıca pek de eğlencelidir. eşofmanlı haline bayıldığımı belirtmeliyim. (geleneksel olarak özellikle vampirlerde ipek tercihimdir ama.. adama çok yakışıyor yahu.) temperı pek iyi değildir. sinirlenince insanları parçalayıp yer. (bkz: true blood/@aphrael)

    --- spoiler ---
    pam'in tembel ama sadık olduğunu belirttiği an çok şirindi. bi de kadının en sevdiği ayakkabıların dağıldığını bile bile güzel ayakkabılar olduğunu söyleyecek kadar da gıcık. (ben kendisinin üzerinde 10 santimlik siyah rugan ayakkabılarımı dolaştırmak istiyorum o ayrı... öhöm.)

    maker*ı godrictir. godric'i baya bir seviyordur, onu kurtaramadığını düşündüğünde kanlı gözyaşları dökecek kadar. ki bu kadar karizma bi herif ağlayınca dağıldığımı belirtmeliyim. (hell yeah. hastayım sert adamların dağılmasına.)

    sezon 2 bölüm 8:
    sookie: he(godric)'s your maker, isn't he? (godric senin makerın değil mi?)
    eric: don't use words you don't understand. (anlamadığın laflar kullanma.)
    sookie: you have a lot of love for him. (onu çok seviyorsun.)
    eric: don't use words i don't understand. (anlamadığım laflar kullanma.)

    tüm dizi boyunca hissiz ve bencil dolanıp godric'e "seni vazgeçiremiyorsam seninle öleyim" yalvarışı yürek paralayıcıydı.

    sookie'nin "seviyosun di mi itiraf et itiraf et" diye eric'in peşinden dolanıp beyin sikmesini geçelim. (lamest.)
    --- spoiler ---

    ayrıca bi insan bu kadar şeker gülümseyememeli yahu, vampir olması çok yerinde.
  • --- spoiler ---

    s02e10'da sookie'yle gerçekçiliği de kaybetmeden hararetli bir şekilde yakınlaşarak, izleyenlere bir an için wtf?! dedirtmiştir. akabinde bunun sookie'nin rüya sekansı olduğunu görürüz. ama bu sahnenin gerçekten yaşanacağı günler, sookie'nin -bazı sebeplerden dolayı- bill'den uzaklaşmaya başlayacak olmasıyla yaklaşmakta gibidir. allah'ın hakkı üçtür, ha gayret eric!

    --- spoiler ---

    bi de, gözlerin kan çanağına dönmesi (bkz: literally) ne demekmiş öğrendik, öğrenmez olaydık; sen ağlama eric, dayanamam!
  • true blood'ı izleme sebeplerimden biri. ilk sezonda uzun saçları ve oturduğu yerden neredeyse hiç kımıldamaması yüzünden pek dikkatimi çekmese de, 2.sezonda kısa saçlarıyla yüreğimi hoplatmıştır, bill compton'ı bana tamamiyle unutturmuştur.