şükela:  tümü | bugün
  • ericssonun ürettiği ilk gsm telefonlardan biri. ericsson 388den farkı sadece mesaj atmaması idi..
  • hemcinsleri telefonlar gibi demir kasa ve kalas olarak ta isimlendirilir.
  • 95 yılında çıkan, fiyatı $1000 civarında olup tek özelliği takvim ve alarm saati olan ağır telefon
    önceki sahra telsizi modellerine göre yine de küçük ve hafif sayılıyordu
  • 1996 yılında aldığım ilk cep telefonu. o takoza nasıl 1200$ verdim halen daha hayret ediyorum ama o zamanlar çok çeşit yoktu tabi.daha ericsson 388 dahi çıkmamıştı siz düşünün artık.şarj etmek için telefonun pilini çıkarıp ayrı bir cihaza koymak gerekiyordu ki bu telefonun yaklaşık 5-6 saat kadar kapalı kalması demekti (yedek pil yok ise)

    ayrıca deşarj etmek gibi bir kavram sözkonusuydu ki bunun sebebi şu andaki lityum pillerin henüz cep telefonlarında kullanılmıyor olmasıydı. deşarj etme süresi ise telefonun kullanılmaz hale gelmesi demek olup yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 7-8 saat sürüyordu. yani şarj ve deşarj sürelerini düşünürseniz 24 saat içinde telefonu 15 saat kullanamıyordunuz kalan 9 saat ise eh artık ne kadar işinize yararsa...fiyat-değer ilişkisine bakarsanız hayatımda yaptığım en kötü alışveriş. çünkü satmak istesem 5 ytl'e bile satılmıyor. hayır şu anda aynı telefonu kullanmıyorum. (bkz: s700i)
  • daha da eskisi icin (bkz: ericsson gh198)
  • kasım 1994 olacak, geçmiş zaman bana 2000 mark civarında bir paraya patlamış,
    beş altı ay sonra cebime gelen
    "merhaba, adım sibel, ataköy'de oturuyorum, arkadaş arıyorum, tanışalım" mesajına
    telefonun sms alma fakat gönderememe gibi bir fonksiyonu olduğundan, ofiste duvarlara kafamı vurmama sebep olmuş efsanem.
  • sene kaç hatırlamıyorum pek. yeni çıktıydı bu aletler alıp geldiydi peder de sağolsun. her akşam işten dönmesini dört gözle beklerdim telefonu kurcalamak kurcalamak ve biraz daha kurcalamak için.

    günlerden bir gün babam telefonun aynısından bir tane daha ile çıkageldi. (o vakitler bilmemkaçyüz mark şeklinde bir fiyat taşıdıklarını hatırlayalım) ne oldu eskisine dedik "bozmuşsun lan telefonu eşşolueşşek" dedi bana. telefoncuya götürmüş telefonu. o da abi bu bozuldu hayatta tamir olmaz sen yenisini al demiş. yani özetle durum şöyle bir şey:

    centro gofret 25 kuruş
    fiskobirlik fındık ezmesi 4.8 lira
    ayarlar menüsünden "otomatik tuş kilidi" seçeneğini "açık" da bırakmak: bilmemkaçyüz mark
    jj abrams'ın sawyer karakterini yaratırken esinlendiği con-man telefoncu abi ile karşılaşmış olmak: paha biçilemez
  • ilk telefonum. hatta 388 ler yeni çıkmıştı o dönem de ona param yetmediği için bunun 2. elini almıştım.
    en önemli özelliği ise mesaj alması ama gönderememesiydi. ha bi de mesaj kimden gelmiş göremezdin. her gelen mesajda "kim yolladı bunu amnskym" diye düşünmemek için kısa bir süre sonra 688 e geçiş yaptım*
  • (bkz: takoz)
  • şuan zibilyon tane özelliği olan, adeta küçük bir laptop olan iphone 4 alanlara laf ediliyor ama zamanında bu alete gerçekten bugunün parası sanırım bi 4000-5000 tl* arası parayı bayılmıştık alırken. 2 özelliği vardı. telefon ile görüşmek ve kavgalarda ağırlığı ve sağlamlığı ile süper bir silah olması. hangi adamın ağzına çaksan yere serilirdi. en büyük dezavantajı ise bugün herhangi bir cep telefonundan bile daha büyük olan pili çok kolay çıkıyordu yerinden.

    *valla tabiki bu hesapta emin değilim ama gerçekten o günün parası ile son derece kallavi bir para ödediğimizi hatırlıyorum. hatta öyleki, tek araba 2 aile olarak gidip telefonu aldığımız firma bizi 2 ötedeki ilçeden evimize kadar kendi arabası ile bırakmıştı. zira kendisinden sanırım 2 sene sonra çıkan ericsson 688 i alırken dahi verdiğimiz para çok çok çok çok fazla idi o günün parası ile. o yüzden bugünün alım gücü ile kıyaslandığında 4000-5000 tl olduğunu düşünüyorum.

    ona kıyasla bugünün iphone 4 ü bedava bence.

    ayrıca o dönemle ilgili net hatırladığım bir şey ise o zamanlar telefonu gösternenin bile ayıp olmasıydı. sahiden bizde utanırdık ortalık yerde telefonu çıkarmaktan. kimsenin olmadığı bir noktaya gidip orada görüşmeyi yapardık. ve hatta hatta telefonu ilk aldığım gün kutusu ile beraber elime alıp eve yürürken mahalledeki çocukların abi abi abi bi kere göstersene bi kere bakalım mı abi dediklerini de hatırlıyorum. nereden neredeye valla. şimdi o çocuklar da 18-20 yaşına geldi herhalde. hatırlıyorlar mıdır bilmiyorum. bugün ise tablo vahim gibi biraz bence.

    ilkokul var iş yerimin karşısında. ve o ilkokuldaki çocukların neredeyse tamamının ellerinde telefon görüyorum sokaktan geçtikleri zaman. garip geliyor bana bazen düşününce. benim 8 yaşındaki yeğene de muhtemelen 2 sene sonra telefon alacaklar diye düşünüyorum. 20 sene sonra kanser vakaları nasıl artacak çok merak ediyorum.