şükela:  tümü | bugün soru sor
  • avrupa ve sovyetler'de yaygın bir şaka formatına adını vermiş bir radyo imiş aynı zamanda;

    http://en.wikipedia.org/wiki/radio_yerevan_jokes

    wikipedia'dan çevirmek gerekirse, şakaların karakteri soru cevap şeklinde olmaları, ve cevabın çoğu zaman "(aslında) evet, ama..." şeklinde başlaması. önceleri soru ve cevaplar "erivan radyosu'na sorulmuş: / erivan radyosu yanıt vermiş:" şeklinde başlarken sonradan benzer formattaki tüm soru cevap şakalarına erivan radyosu şakası ismi verilmiş. örnekse;

    - moskova'da vatandaşlara mersedes verildiği doğru mu?
    + evet, ama moskova değil leningrad'da, mersedes değil lada, ve veriliyor değil çalınıyor.

    böyle birtakım şakalar, komiklikler. daha fazla örneğe wikipedia sayfasından veya şuradan ulaşılabilir.
  • kendi topraklarındaki yüzde 1-2'lik kürt nüfus için zamanında kürtçe yayın yapmış radyo istasyonu. yayının ulaştığı ve faşizmin ve inkârcılığın hüküm sürdüğü, kürtlerin kürt olduğunun ve kürtçe diye bir dil olduğunun resmî olarak kabul edilmediği bazı komşu ülkelerin kürtleri de sebeplenmiştir yayınlarından. gerçi sonraki yıllarda kürtlerin o faşizmi perişan ettikleri de söylenir ama ayrıntıları bilmiyorum ben.

    http://en.wikipedia.org/wiki/kurds_in_armenia
  • "radio yerevan" diye bir anonsu vardı...

    yıllar önce bir sınır köyüne gitmiştik. karın, kışın, zemherinin eksik olmadığı, sessizliğin bir süre sonra kulaklara rahatsızlık verdiği bir yerdi. hava gayet ayaz, gökyüzü çarşaf gibi ve tertemiz. geceleri seçilen yıldızlar. karanlıklar, ışıklar. uzakta gözüken ermeni evlerinin ışıkları, bir tarafta gözüken kars'ın ışıkları. dağ, bayır, ova. telefonlarımız bir düşük, bir gidiyor, ya da hiç çekmiyor. operatör taraması yapılıyor, ermeni telekomünikasyon operatörleri düşüyor listeye. uydu ve sair var lakin, kişisel iletişim düşük.

    akşam, 17.00.
    her yer kapkaranlık. telefon üzerinden bir şekilde radyo taraması yapıyorum. trt'nin ya da bir türk radyosunun cızırtılı frekansları ya geliyor, ya gelmiyor. arada bir insanın sesi ya geliyor, ya gelmiyor. bu yerde hiçbir radyoyu adam akıllı dinleyemiyorsunuz. sonra pencereden dışarıya bakakalmışken ve tarama devam ederken radyodan bir frekans düşüyor. "radio yerevan" diye önce cızırtılı bir ses, sonra giderek netleşiyor. başka hiçbir şey yok. kulaklıkla bir ses dinliyorsunuz, bir yayın dinliyorsunuz. bir ses: "radio yerevan"

    günler birbirini sarıp devam ederken, karla kaplı pastorali izliyorsunuz. hafif bir tepenin oraya çıkıyorsunuz. yine kulaklıkla "radio yerevan" dinleniyor, çektiği kadar, köyün çocukları top oynuyor. çoğunun başında bere, tahtadan kaleler yapmış, buldukları güneş ışığı altında top oynuyorlar. sonra maçın ortasında aralarından birini düşürüp üzerine atlıyorlar, gülüyorlar, karlar atıyorlar. yine sessizlik, yine soğuk. kar yağmayan her gün, gece yerini ayaza bırakıyor, pencereyi uğultular vuruyor. evlerin önünde köpekler, ağızlarından çıkan buharlar. sürekli akan çeşmeler, donmuş topraklar. terliğiyle dışarı çıkan küçük çocuklar. uzaklardan balıktan gelen insanlar. bu hiç bitmiyor. yine bir ses: "radio yerevan."

    bir tepeye doğru çıkıyorsunuz. telefonunuz ya sinyal veriyor, ya vermiyor. bu dile gelmezlik, bu tecrit, bu yalınlık. telefona birden mesaj düşüyor. sonra hat yine gidiyor. mesaj: "sesli mesajınız var...." sesli mesajı/mesajları dinlemek için biraz daha yukarı çıkmalısınız. hat yine gidiyor ve siz yine hiçbir şeyi dinleyemiyorsunuz "radio yerevan" dışında. karanlık 16.00'dan sonra iyice bastırıyor. sabah 06.00 her yer aydınlık, dondurucu sular. yine kar yağmıyor. kış güneşi nazire yapıyor. ciğerleriniz iyice açılıyor bu izbe yerde.

    ansızın terk ediyorsunuz bu yeri, yollara düşüyorsunuz, dolmuş köyün içinden "asfalt"a varacakken ağır ağır gidiyor. kar, çamurlar, kazlar, sular. çocuklarını dizlerine oturtan anneler, babalar. takkeli dedeler, bastonlu ihtiyarlar ve önlerindeki poşetler. bir bozulmamışlık. radio yerevan frekanstan yavaş yavaş kayboluyor, cızırtı giderek artıyor, dolmuşun camından bakıyorsunuz, o çocuklar yine top oynuyor: bu dünyaya hiç aldırış etmeden. asfalta varıyorsunuz, radio yerevan'dan ayrılıyorsunuz, sesi kesiliyor.
  • linkini vereyim de sevaba gireyim. yalnız bu kadar çok dil seçeneğinin olmasına şaşırdım. özellikle yunanca ve süryanicenin olmasına.

    http://armradio.info/tur/
  • doğuda uzak bir yer düşünün.küçücük bir kıraathane.hava -30.bıyıkları tütünden sararmış yaşlı dayılar.kaçağa gitmiş erkekler.umutsuz, gözleri yollarda genç kızlar.soğuğu kader olarak kabul etmiş insanlar...
    yaşlılar özlüyor.yaşlılar hatırlıyor.bir zamanlar bu kadar soğuk değilmiş buralar.komşuları varmış.farklı dinden ve farklı dilden.sınıra bakıyorlar ararat kar altında.acaba karşıdakiler de özlüyor mudur?özlüyorlardır canım!hem özlenmez mi o günler.acaba kızgın mıdırlar bize?sessizlik çöküyor yaşlıların içine.ararat kar altında...
    ve saat 16.00 yerevan radyosunda cızırtılı sesler stranên kurdi programı başlıyor.öncesinde 42 dilde çocukların söylediği işçi marşı.sonra yoldaş lenin'e selam ardından sovyet marşı giriyor.sunucu gulizera casım'ın sesi geliyor ''slav e gele kurd''diyor.hiç bekletmeyecekmiş dinleyicilerini egîtê cimo'yu bağlıyor.ardından kawis ağa'nın yanık sesi duyuluyor.meyrem xan, eyşe şen peşi sıra seslendiriyor klamlarını.
    yaşlıların içi huzurla doluyor.demek ki kızgın değillermiş bize.yoksa çalarlar mı hiç azrailin sağ kolu bir halkın dilinden.program kapanıyor avusturya işçi marşıyla beraber lenin'e minnetle.ararat kar altında...
  • türkiye’de gelişen kürt milliyetçiliği ve kürtlük bilincinin uyanmasında ve halk arasında taban bulmasında erivan radyosunun önemli bir rolü vardır. özellikle kürtlerin tarihine, edebiyatına, halk hikâyelerine, türkü ve şarkılarına yer vererek ve işleyerek hem unutulmasını engellemiş hem de yeni nesillerin bu konulardan haberdar olmasını sağlamıştır.
  • sloganı "bize istediğinizi sorun, size istediğimiz cevabı verelim" olan parodi radyo. devrimin sesi.