şükela:  tümü | bugün
1297 entry daha
  • hani bazı insanlar vardır, bir sanatçıyı veya grubu tutkuyla sever ve takip ederler. tüm albümlerini, plaklarını satın alıp, konserlerini kaçırmaz, o turneden bu turneye peşlerinden koşturur dururlar. anladınız değil mi ne demek istediği mi? işte erkan oğur’da benim için o sanatçılardan biri, seneler öncesinde bostancı’daki çekirdek sanat evinde fikret kızılok, bülent ortaçgil, ilhan şeşen’le amatör ruhla müzik yaptıkları yıllara dayanıyor tanımam. yani daha saçlarında tek tel beyaz olmayan halini biliyorum.

    fakat yukarıda yazdığım sanatçı seyirci ilişkisi bizim ilişkimizde ters işliyor. mesela ben ankara’ya gidiyorum iş için, bir bakıyorum ortaçgil’le o da gelmiş. izmir’e gidiyorum, ismail demircioğlu’yla turneye çıkmış o da izmir’de. arkadaşımın son dakikada işi çıktığı için bana verdiği konser bileti kimin peki? telvin trio’nun elbette. bir kaç sene önce maltepe’de oturan arkadaşımın evinden aşağıya inmek için bindiğim asansörde de karşılaşınca emin oldum beni izlediğine. iyi sanatçı iyi seyirci kaybetmek istemiyor demek ki. adam haklı, ben de kendimi takip ediyorum ekseriyetle.

    neyse, bunca zamandır farklı farklı şehirlerde, türlü müzik türlerini icra ederken izleyip dinlediğim bu üstadı geçtiğimiz salı günü blues gitaristleri gecesinde çok uzun yıllar sonra yavuz’la yine aynı sahnedeblues çalarken, “köle“ parçasının sololarını atarken gördüm ya ölsemde gam yemem.
4 entry daha