şükela:  tümü | bugün
  • erkeklerin ask acısında, kızlardan daha şiddetli bunalıma ve depresyona girme olayıdır. hic bir kızı duvarlara seni seviyorum xx.. yazarken görmüslüğüm de yok.
    ne bileyim evinin onune gidip sabahlama, evden kacma gibi fantastik girisimlerde de göremedim.

    kızlar:

    evin icinde oturup facebokk vs sifresi kırma gibi bos isler falan kurcalayıp, acaba sevgili yapmıs mıdır paranoyasıyla boktan incelemelere giriyor. bu mu lan ask acınız?, gerizekalılar.

    sonra, cok cektim falan.

    erkekler hayattan kopuyorlar..

    siz, 1 hafta sonra barlarda depresyondayım kisvesi altında birilerinin kollarında.. allah belanızı versin.

    not: sakaryaspor taraftarıyım.
  • erkek sakal uzatıp kendini cirkinlesirken, kızın saclarını kesip guzellesmeye calısması bu konuya guzel bir ornektir. erkek yemek yemez zayıf- sıska olur, kız rejime girmis oluyor. her turlu yarıyor kasarlara.

    uzucu bir gercek.
  • bu gerçekle tutarsız olmak suretiyle, kızların "sevgilimden ayrıldım çok kötüyüm" fikrini çevresine yaymasıyla beraber evinden geleni gideni eksilmez, cenaze çıkmış gibi olur o ev. herkes çevresine üşüşür, komün olarak üzülünür filan. "nolur iyi ol hayatım" diyenler eksik olmaz. (ki kızın ayrılma haberini alır almaz etrafına üşüşenleri katmıyorum bu güruha)

    aynı durumda olan erkekse "eh artık işte, hayat... geçiyor" tarzı bir iki "geçmiş olsun" filan duyar en fazlasından.

    ki tam tersi olması gerekiyormuş gibi geliyor da, erkekler ağlamaz faktörü daha etkili galiba çevresi üzerinde.
  • evrim sürecinin erkeklere attığı bir kelektir..

    seksi elinin kiri, aşkı kız saçmalığı olarak idealleştirip, uygun şartlar altında bunların tadına vardıktan sonra.....
    nooluyo lan bana ve akabinde hasssss... yaşar
    zira bir gamzeye bir tatlı söze köpek olmaktadır..
    sonra ilişki biter, hatta belki de bitmez ama zaten köpek olmuştur bir kere..
    şimdi aşkın taşıdığı ikircikli acılara bir de ömrübillah bellediği erkeklik haklarının tehlike altında olması eklenmiştir..

    zor valla sizin işiniz de zor..
  • ayriyetten bir de şu var: erkeklerin aşk acısını söndürecek yeni birini bulması kadınlara nazaran daha çorak, engebeli ve zor yollardan geçer. bunla alakalıdır.

    kadın dediğin öyle mi? parmağını şıklatsa yeni bir aşk bulur kendisine.
  • kadınlar ve erkekler arasında fiziksel ağrı ve acıya dayanma eşiğinin farklı olması nedeniyle psikolojilerine de yansıyan durum.

    yine de çaresi varmış:

    (bkz: http://arama.hurriyet.com.tr/…news.aspx?id=11308877)
  • asık oldugu - ayrıldıgı kız aradıgı ve "nolur seni goreyim, ihtiyacım var" dedigi zaman ici burkulup gider erkek, ya kız? bir kere "hayır istemiyorum seni" dedi mi bitmistir mına koim, gormek istemez, telefonlara cıkmaz.

    sosyal bi durum mudur bilmem tabi de, hala duvarlara ismimizi kazıyan kız gormedik.

    kesinlikle dogru olan saptamadir. duvarlar sahitimdir;

    "seni seviyorum behcet/hakkı" yazan bi duvar yazısına tanıklık edemedik.

    hep ebru-ayse fatma- hatice-gülsen falan..

    ebenizzz..
  • etrafta kandırılacak ağzı açık ayran budalası gibi bakan bir sürü erkek olduğu için kızlar yeni birini bulacağını ve gelenin gideni aratmayacağını düşünürler. hatadır belki ama düşünürler. bu yüzden gideni umursamazlar bile. erkekler kız seçerken çok seçici davranmazlar ama kızlar daha çok ayrıntıya inerler. kızlar baştan aşağı hatta cüzdanına kadar incelerler ona göre karar verirler. ama erkek için bu imkansızdır. onlar yeni bir ilişkiye girmek için genelde ilk adımı atmak zorundadır. erkekler ilk adımı atmaya çok üşengeç ve isteksizse uzun bir süre yeni bir sevgili bulamaz. bir boşluğa düşerler ve bu boşlukta depresyona girerler. o yüzden erkekler daha çok acı çeker.
    dipnot: bu yazdıklarım tüm kız milletini kapsamamaktadır. gerçek aşka değer veren kızlar da vardır tabii ki.
  • gerçek aşktan bahseden erkeğin para odaklı bir mantaliteye sahip olmadığını bilmeyenlerin anlaması mümkün olmayan deneyim.
  • bu biraz ilişkinin nasıl bittiğiyle alakalı bence..

    i) erkek terk etmişse, hiç böyle bi acı yaşamaz misal: yaşıyorsa da o kendi mallığıdır..

    ii) erkek terk edilmişse, ve ilişkinin bitiş nedeni de mantıklı bi temel üzerinde yükseliyorsa (misal öncesinde 7 kere ayrılıp barışmışlardır: 8.sinde kız artık "olmuyo, görüyosun.." demiştir..), tamam, acı yaşar.. ama pek abartmaz sanıyorum.. abartmamalı yani..

    iii) erkek terk edilmişse ve bunun nedeni erkeğe çok mantıksız geliyorsa, ortada bi sebep göremiyorsa, o zaman aşk acısının "beter.."li sularına doğru yelken açıyor tabii..

    iv) erkek terk edilmişse ve bunun nedeni başka bi erkekse: hah işte, "aşk acısı nasıl beter yaşanır??"ın konu mankeni olmaya hazır hale geliyor..