şükela:  tümü | bugün
  • erkek tek başına bişi yapamıyor dedikten 3 dakika sonra gündeliği 50 tl'den eve hizmetçi çağıranları bize gösteren durum.
  • (bkz: bakara 282)
  • tüm kadınların yemek yapmasına rağmen dünyanın en iyi aşçılarının erkeklerden çıkması sanırsam bu düşünceyi doğrulamaktadır. sporda sırf bu üstünlükten dolayı erkeklerle kadınlar ayrılmaktadır. eğer ayrılmasaydılar en iyi kadın sporcu en kötü erkek sporcudan sonra sıralamaya girmeye başlardı. erkek rekorları da kadın rekorlarından çok daha iyi. bilimde ve sanatta da öyle. kadınların bilim ve medeniyete katkıları olduğu bir gerçektir lakin bu sadece "katkı" düzeyinde kalmıştır. icatların %99'unu erkekler yapmıştır. edebiyat yapıtları büyük oranda erkeklere aittir. sanat eserleri de öyle. kadınların erkeklerden iyi yaptığı tek şey keskin nişancılık. bütün erkekler savaşçı olduğu halde en iyi keskin nişancılar kadınlardır. çünkü elleri titremez, sırf bundan dolayı düzgün atış yaparlar.
  • olmayan durum. esitlik, kadin ve erkek esitligini savunan bircok kisinin kadinlarin da erkekler gibi insan oldugunu ve esit haklardan yararlanmasi gerektigi dusuncesinde yatar. hangi tarafa ustun sifati verilmesi ise bos ugrastir cunku cok fazla etken vardir ki bu etkenler dinamiktir. icatlarin bircogunu erkekler yapmistir yapmasina da, neredeyse 1930lara kadar kadinin kamusal alandaki ozgurlugu bastirilmis, gorevleri domestik olarak tanimlanmis ve ozel alana itilmistir. bunun kokeni ilkel insanlara kadar dayanabilir. fiziksel olarak avlanmaya daha yatkin, ve avlanmaya yakin olmayan kadin arasinda gorev ayrimi yapilmistir. erkek gerekli yemegi bulmak icin ava cikacaktir, kadin ise yerlesim yerindeki islerle mesgul olacaktir. sosyal pratikler, dinin kadini kotu, bastan cikaran tanimlamalariyla daha da acimasiz bir hal almis ve kadini asagiladigi yetmedigi gibi, ozel alana sabitlemistir. boyle kosullarda elbette icatlarin ve sanat eserlerinin bircogu erkekler tarafindan ortaya atilacaktir. yalniz unutmamak gerekir ki, erkek kadini etkilemek icin neler yapmamistir. resimler yapmis, sarkilar bestelemis, en guzel yemek tariflerini kesfetmis. kadin ve erkegi bir butunun iki parcasi, ve butunu tamamlamak, diger yarisini bulma pesinde olarak yunan mitolojisinin ongordugu gibi dusunursek, kadinlara saygi duymayi ogrenir ve esit oldugu fikrine yonelebiliriz. eger ki toplumsal pratikler ve semitik dinlerin degerlerini benimsersek kadini ozel alana ait, erkekten asagi bir varlik olarak gorururuz. gerci orada da celiski vardir. ustun olan erkek bir kadinin ayartmasi sonucu cennetten kovulur. her seyde ustun olan erkek, kadina direnememistir. fakat dini temelli guzel bir anlayis da yakalanabilir. kierkegaard diyor ki " ve bu, tanri'nin havva'yi yarattiginda neden adem'i derin bir uykuya daldirgini aciklayabilir; cunku kadin erkegin dusudur."

    edit: "gunumuzdeki ustunlugu nasil aciklayacagiz?". zaten bunu aciklamak icin isbu entry ilkel zamanlara referans vermistir. kabul edersiniz ki, insan davranislari ve degerleri gokten gelmiyor ya da update edilmiyor. kadinlarin binyildan fazla suredir ozel alana itilmesinin gunumuz dusunce sisteminde ve deger yargilarinda da yeri olacaktir, "doganin kanunu geregi erkek ustundur" gibi. 'erkek ustundur o yuzden onemli isleri erkekler yapmalidir'(sirket yonetimi vs.)
    dogada "survival" modunda yasasaydik erkegin daha avantajli olacagini inkar etmiyorum, fakat boyle bir durumda degiliz. kas gucunun, fikir gucu ve yaraticigilin gerisinde kaldigi bu gunlerde, doga kanununu yardima cagirmamak gerekir. doga kanunu, insanin kattegi asamaya yetisemeyince, medeni hukuk, ceza hukuku, mulkiyet hukuku gibi insan yapimi kanunlarla degistildi. ornegin doga kanuna gore, mulkiyet guclu olana aittir. gunumuze uyarlarsak, ben bir cete olusturmusum, ellerde silahlar geldim senin arazine ya da evine, seni disari attim ve mulkiyeti kendime ait ilan ettim. bu durumda doga kanuna gore, sen bana karsi koyacak guce ulasana kadar( ki belki hic ulasamayacaksin) senin olan mulkiyete yaklasamayacaksin. bu kabul edilebilir mi? hic sanmiyorum. kolluk kuvvetlerine ve yargiya siginilir. doga kanunu, artik butun boyutuyla gecerli degildir. ayni sekilde insanlar bircok hayvani evcillestirmis ve et tuketimini buradan saglamakta, dahasi topragi islemeye baslamis, yasalar gucsuzu gucluye karsi savunur hal almistir. yani erkegin kas gucunun getirdigi yemek bulma ve bir baskasina karsi korumasi anlamini yitirmistir. kadinin erkegin kas gucune olan ihtiyaci pratikte ortadan kalmis fakat, dusuncede pek bir degisiklik olmamis kadin yine de dezavantajli konumda tutulmustur. bu sadece erkegin dusuncesinde ortaya cikmis degildir. bircok kadin da bunu kabul etmektedir. cunku annesinden, ninesinden bu sekilde gormus, ve bir de iyi bir egitim almadigini da eklersek kadinin yeri ozel alandir fikri yeniden uretilmektedir.
    diger sorulara gelince, "neden pilotlar hep erkek?" bu bir turkiye gercegidir. avrupa'daki bircok havayolu sirketinde kadin pilot bulunur, ve yaygindir. "buyuk sirketlerin ceo'lari neden hep erkek?", ceo'larin bircogunun erkek oldugu dogru. yillar once capital isimli bir dergide okudugum makalede anlatiyordu ki, bir kadinin ceo ilan edilmesi, o sirketin borsa hisselerinde negatif egilime sebep oluyor. bunun da nedeni kadina guvensizlik, benim algima gore "kadinin sirketin basinda ne isi var, otursun evinde" mentalitesinden kaynaklaniyor. dogal olarak da yonetim kurullari oylarini erkeklerden yana kullanmakta kaliyor. bu olgu genellikle amerika, turkiye, japonya gibi erkek egemen, dinsel ya da sosyal pratiklerin kadini asagi ya da ozel alanin bir unsuru gordugu, toplumlarda daha yaygin gozlemlenir. ceo'larin bircogunun erkek olmasi erkegin ustunlugunu degil, kadinin baskilandigini gosterir.
  • bu düşünceyi "kadınların tarih boyunca sosyal hayattan dışlanmalarıyla" açıklamak kanımca hatalıdır. zaten biz de onu iddia ediyoruz. doğanın kanunu gereği erkek üstündür. günümüzde bu üstünlüğü kırmak için düzenlemeler yapılıyor. erkeğin üstünlüğü elbette ki sporda ve savaşta tartışılamaz. bunlar güce dayalıdır ve erkekler daha güçlüdür. ama iş bilim ve sanata gelince aynı şekilde düşünemiyoruz. hadi 1950'lere kadar olan asırları değerlendirmeye almayalım. günümüzdeki üstünlüğü nasıl açıklayacağız? mesela bankaların genel müdürleri neden hep erkek? uçak pilotları neden hep erkek? büyük şirketlerin ceo'ları neden hep erkekler? teknoloji üreten birimlerde çalışanlar neden hep erkek? siz hiç sadece kadınların çalıştığı bir ar-ge merkezi duydunuz mu? (not: tüm bu yerlerde arada numunelik bulunan bi-iki kadın olması istisnadır)

    edit: pis metalci duymuş, sadece kadınların kadınların çalıştığı bir ar-ge merkezi varmış.
  • (bkz: he anam he)
  • (bkz: #18935852)
  • (bkz: seksizm)
  • cok guzel bir onerme ironi farkindalik subliminal mesaj viral reklam gercekten. katkida bulunanlarin noronlarina saglik.
  • sevgili akıllı uslu insanlar,

    bu gibi gerizekalılara boşu boşuna bir şeyler anlatmaya çalışarak nefeslerinizi tüketmeyiniz. ben denedim olmuyor. adam hayatında ne glass ceiling kavramını duymuş, ne farklı olmanın denk olmaya engel olmadığını biliyor.

    yazıp yorulmayınız, sinirlendiğinizle kalırsınız. (bkz: cahille etme sohbet) onun yerine, kitap tavsiye ediniz. okumayı biliyorsa, 3-5 ayküsü varsa, zaten okur anlar. okumazsa, yahut okuyup da anlamazsa, o da bizim suçumuz değil.

    bir zahmet, emma goldman, simone de beauvoir, nira yuval-davis okuyun. bunları okumamış birini ciddiye almamız manasız oluyor. ne biliyor ki, ne tartışsın?

    ha bir de, buyrun, kadının tarihten nasıl silindiğini öğrenmek isteyen "üstün" erkekler, şunu okuyunuz (böylece "kadınların ne başarısı varmış ki?" diye sormak yerine, ne varmış ne yokmuş ve siz neden bilmiyormuşsunuz öğrenmiş olursunuz) tarihin cinsiyeti- fatmagül berktay üstüne, tektanrılı dinlerin kadının sosyal statüsüne etkisi için: tektanrılı dinler karşısında kadın(yine berktay'ın) okursanız, tüm bu yazarların eserlerini okuduktan sonra sizinle konuşmak anlamlı olabilir.

    o güne dek, nefeslerimiz, konuştuklarımızı anlayabilecek, en azından kavramlar hakkında bilgisi olanlara saklıdır. siz eklemeden ben ekliyeyim, "siz de zaten bayılıyodunuz bizle konuşmaya!" evet, siz bayılmıyorsunuz. biz hep çırpındık anlatabilmek için. ama etkafalının tekine ne anlatabilirsin? sen anlamak istemediğin sürece ben sana ne kadarını anlatabilirim?

    not: kadın-erkek eşitliği üzerine bilgisizliğinizi, vizyonsuzluğunuzu, cahilliğinizi yüzünüze vuran herkesi elitizmle suçlamaya doyamadınız. sen karşındakine konuşmak için değil aklın sıra laf sokmak için soru sor, sokama, "hayır öyle değil, x y z şeklinde de belirtildiği gibi..." şeklinde referans içeren (yani kontrol edilebilir) cevaplara dahi "banane banane" modunda cevap ver, karşındaki de "eeeeeh o zaman oku, kendi gözünle gör, öyle tartışalım" deyince elitist olalım. ne güzel dünya! ya bilgi sahibi olmadan yargı belirtme o zaman ya da yargının altını doldurabilecek bilgi edin. bıktım yeminle!