şükela:  tümü | bugün
  • ahahahah oturmuş gelini yazarlar ama biri çıkıp da erkek tarafını yazmaz.

    maddelendiriyorum dinleyin.

    düğünde takılan altınları kız tüm iyi niyetiyle düğünden sonra aileye verir ve kasa tutana kadar siz saklayın der ama gizlice altınların yarısını kayınpeder bozdurur, oğlu dahil herkes kadından saklar.

    düğün alışverişlerinin hepsini gizlice oğullarının kredi kartından yaparlar. bir de kız evlendiğinde görür ki bitmek tükenmek bilmeyen kredi kartı öderler. bir de bakar erkek tarafının yaptığını sandığı tüm masrafları şu an kendisi çatır çatır ödemektedir.

    kiranızı biz vericez bakın yeminle diyen kayın pedere inanmak ama bir kez olsun kirayı kayınpederin ödememesi.

    çocuğa hamile iken eşin askerde olması o esnada kayınvalidenin zorla kızı çocuk için hamilelik alışverişine çıkarmak istemesi. kız iyi hadi çıkalım dediğinde mağazada yapılan ve kayınvalidenin ısrarıyla onu da al bununda al diye bir sürü şey aldırtması ama tüm alıveriş sonrası kasada kayınvalidenin elini cebine atmaması ve ben mi ödeyeceğim ay demesi. durduk yerde zaten hamilelik izninde olduğu için maaşı düşen kızın bir de adi kayınvalide yüzünden kasada böyle oyuna getirilmesi.

    damat ve ailesinin bir olup kıza türlü türlü yalanlar söylemesi. kızı enayi yerine koymaları.ve daha buraya yazamayacağım tonlarca adi şey...

    erkeğin de bizzat yaptığı şeyler var. ama o buranın konusuna girmiyor. mesela karısından gizlice araba alması hem de hiç almaması gereken hayvan gibi bir araba ... daha evi yokken öyle bir arama almasına karısı kızar diye 3 ay boyunca arabayı saklar adam. kızı ve karısı otobüslerde sürünür ama o arabayla gelip gider. kendisi ve ailesi arabayı saklar kızdan. ya da misal iş kurmak için kendi işinden çıkmıştır ama yine 3 ay saklar bu durumu. her gün işe gidiyormuş gibi çıkar evden.

    ve daha daha nicesi.... muhtemelen bir sevgilisi de vardır o yalanı ne zaman ortaya çıkacak heyecan içindeyiz.

    görüldüğü üzere hepsi maddi kaynaklıdır yapılan şeylerin. ama kıza yansıyan hep manevi acılar olmuştur. kız üzülür kız yıpranır. kocası ve ailesinin bitmekmtükenmek bilmeyen yalanlarından kız yaralanır. para gördü mü dayanamayan, cahil cüheyla bir aileye gelin gitmiştir ve çok şey çekmektedir gelin. etrafı boşan hemen demektedir ama yıllardır sebepsizce evli kalmaktadır. kızını bahane etmektedir.

    ne zaman boşanmaya karar vereceği ve nezaman yeter artık diyeceği merak konusudur kızın. resmen yatağında bir kadını görünce boşanacak zaar. zira böylesi yalanlar boşanmak için yeterli sebeptir. ben olsam çoktan boşanmıştım ama bazen evlilerin kafasını anlamıyorum. kızım için der boşanmaz ama kızının öyle yalancı bir baba yanında büyümesi o kıza daha çok zarae verecek haberi yok.

    tüm bu konular, damadın ailesi ile yaşananlar tabi ki damadın ve ailesinin basiretsizliği yalancılığı ve paraya olan düşkünlüklerinden. ama kızın enayiliği ve kız tarafının her olayda susmasının ve alttan almasının da suçu yok değil tabi ki. susa sua bugüne kadar orta yolu bulmaya çalışalım diye diye kızlarını ve kendilerini böyle ezdirdiler.

    evlenmeyin ulan evlenmeyin. böyle gözümün önünde eriyip giderken güzelim kızlar, böyle akıllı, kariyer sahibi, ayakları üstünde duran, varlıklı ve cesur kızlar bile böyle yanlış evlilikler yapmasına rağmen boşanamıyorken siz hiç evlenmeyin. bir de evleniyorsanız şayet gerçekten "aman aileler mi evleniyor canım" diyerek kendi seviyenizde olmayan kendi kültürünüzle uyuşmayan ailesi olan adamlar ile evlenmeyin.aman benim param var ben parayı ne yapayım diyerek kendinizden düşük eğitim seviyesine sahip sizden az maaş alan eğitimsiz erkeklerle evlenmeyin. size yazık olur. bir noktadan sonra o adam komplekse girip kendini ispat etme derdine düşüyor, gözünü para bürüyor, karımdan daha iyi olucam gibi saçma bir yarışa giriyor, senin paranbenim param ayrımı yapıyor, karısının her başarısını kıskanıyor mutlu olmuyor. sonra da kıza türlü türlü yalanlar söyleyerek içten içe ondan intikam alıyor. kıza türlü şeyler çektiriyor.

    velhasıl özetle yaz yaz bitmeyen şeylerdir bu pislikler.

    iyi iyi boşanma davası dilekçesi özeti gibi oldu. şayet olur da bir gün boşanma gerçekleşirse buraya bakıp yazarım. unutmam!
  • kayinvalide kisisinin agza alinmayacak hakaretler etmesi, gorumce olacak pisligin onu fisteklemesi ve gozumun icine baka baka yalan soyleyip iftira atmasi. ancak tum bu olanlara turk filmlerindeki gibi damadin sahit olmasi ve ailesinin gercek yuzunu gormesi neticesinde yillarca cektirdiklerinin cikmasi.

    bana en cok koyani ise deli gibi is aradigim, bulamadim bir donemde, yaptigi seye is bile denemezken, patronu ofise ara ara ugrayan her turlu iznini veren vs. bi tipken gorumce kisisinin bana sen neden hala bos oturuyorsun, calissana demesiydi. ama yuce rabbim beni mukafatlarin en buyuguyle odullendirirken onu issiz birakti. ha ben bir kez agzimi acip calissana demedim ve demem de insallah isine de kavusur ama ilahi adalet cok buyuktur.

    bir digeri ise hastanede olum kalim savasi verip bunu atlatan beni hasta halimle oglundan ayirmaya calismasiydi. ondan ayirmaya calismasi her zamanki seydi ama bana en cok koyan, ben o durumdayken bunu yapmasi olmustu, ustelik gelinligimi bile kendim almisken, delikli kurus masraf ettirmemisken.

    daha yazsam roman olur ama suan yaralarim depresti agliyorum sozluk.
  • midem bulandı, ruhum sıkıldı amına koyim kaç gündür burada okuduklarımdan. yok o ondan gizli araba almış, görümcesi atom bombası atmış, eltisi dedikodu yapmış, öteki düğünde takılan altınları saklamış, beriki diğerini kıskanmış filan. bu ne lan? bu ne arkadaş? bu nasıl bir eziyettir lan. anlamıyorum. anlayamıyorum.

    allahın sevgili kuluymuşum herhalde ki, zamanında evlenmek üzereyken beni çekip almış da kurtulmuşum. aksi takdirde yarrağın en büyüğünü yiyecekmişim de haberim olmayacakmış. bir şekilde evlenseydim şayet, ilelebet çile çekecekmişim galiba. şükürler olsun.

    azıcık aşım kaygısız başım. oh be.
  • n'oluyor lan (bkz: eksisozluk mutsuz dullar veritabanı) na dönmüş buralar.
  • -düğün günü bütün altınlara el koymak istemeleri, kendi tarafımın ve annemin taktığı altınları (zaten azdı) anneme emanet ettim diye ana oğul bana düğünde tepki göstermeleri. kendi borçlarını o altınlarla ödeyeceklerdi ve kendi tarafları pek bir şey takmadığı için bizimkine el koymak istediler, iyi ki vermemişim çünkü boşanırken ve evimi ayırırken o azcık altının parası bana ilaç oldu.

    -yapılacak düğünü bana kredi çektirerek yapmak istediler. az bir kredi çekip kendi almam gereken şeyleri aldığımda parayı kendime harcamışım gibi tepki gördüm.

    -davetiyeye ailemin ismini yanlış yazdırdılar. tekrar maliyet çıkmasın diye öyle dağıtmak istediler.

    -oğullarının evlenirken yaptığı kredi kartı borcunu biliyorlardı. oğulları da onların yanında çalışıyordu. nasılsa karısı (ben) çalışıyorum diye bir kuruş maaş vermediler. 1,5 sene her yükü bana yükledi oğulları.

    -içinde bulunduğumuz dar boğazı göre göre çalışıyorum diye bana zengin muamelesi yaptılar hiç utanmadan, sattıkları abuk sabuk tupperware'leri kakalamaya çalıştılar, alamam deyince küfreder gibi ama sen çalışıyorsun paran vardır dediler. o sıralar benim iliğim kemiğim tamamen kurumuştu. aynı insanlar çalışıyorum diye iyi evhanımı olamayacağımı ima ederlerdi. evim hepsinin evinden temizdi ve hep sofram kurulu olurdu.

    -oğulları yüklediği yükü umursamadan krediyle araba aldırdı. eski araba da benim arabamdı, 206'yı beğenmedi onu sattırıp iyisini aldırdı.

    -beğenmediği bu 206'ya babasının arabasını borçlar yüzünden satmak zorunda kaldığında el koydu, babasına verdi yeni araba ayarlanana kadar. borcun içinde ne yeni arabası dediğinizi duyuyorum. sıfır fluence aldılar. o da birkaç ay sonra gitti zaten.

    -fluence alınmadan önce ben 206'yı satıp cruze aldım. cruze'a el koymaya kalktılar. ben yok artık ebesinin amı ali sami deyince gidip fluence aldılar.

    -evlenirken çektiği krediye beni kefil yaptı. hala taksidini ödüyor ve ödeyip borcu kefili olarak bana intikal ettirmediği için aferin bekliyor.

    -evlilik süresince erkek tarafı bana hep çocuk yapmamı telkin etti, boşanacağımızı hissettiğimden yapmadım.

    (-cinsellik çok kötüydü evliyken. ayrıntıya girmeyeyim. kırk yılda bir, göz açıp kapayıncaya kadar biterdi. bunu da buraya yazmış olalım.)

    daha maddi anlamda böyle çok yanlışları var. boşanırken hepsine çizgi çekmeyi seçtim. neden bununla evlendin diyorsunuz eminim. bilmiyorum. gerizekalı olduğumdandır. her neyse. ben bunların yediği bokların bir kısmını buraya niye yazdım?

    şu sebepten. gelinlerin yaptığı pislikler ana temalı bir başlık var, dünyanın en çomar görümcesi tarafından açılmış. allah bildiği gibi yapsın. hep kadınların yanlışları ortaya konuyor. kadınlar para yiyiciymiş gibi lanse ediliyor. erkek tarafının da nasıl iğrenç bir asalak olabileceğini göstermek istedim o kadar. böyle errrkekler de var bilin istiyorum. kendimi övdüğüm birkaç kelime var onlara takılmayın. böyle biriyle evlendiğim için katıksız bir gerizekalıyım. siz sakın bunu yapmayın.
  • bu tur başlıkları okuduktan sonra
    çok şükür bekarım diyorum.

    bekarlık iyidir insanlar canınızı sıkar
  • aileme hiç bırakmadan (zaten ailem yok, yalnız büyüdüm) bizzat benim ailemin gelinine yaptığım pisliklerdir.

    bir ağzını açıp içine sıçmadığım kaldı. öyle anlatayım.

    çünkü karımdan da bütün kadınlardan da tiksiniyorum ve mutluluğu hak ettiklerine inanmıyorum. mutlu olduklarını görmek beni rahatsız ediyor. mutsuz olmaları için elimden geleni yapıyorum.

    kadınlar mutsuz oldukça ben mutluyum. bu da benim tarzım, saygı duyun.
  • bu hikayeleri babaannelerden anneannelerden dinlemek lazım.

    13-14 yaşında gelin kisvesi altında hizmetçi niyetine alınan çocuklar.
    tarla bahçe ev yemek temizlik derken her türlü işin bu küçük omuzlara yıkılması.
    bunların yanında hem 'kadınlık', hem gelinlik hem peşpeşe doğurduğu çocuklara annelik yapmasını beklemek.
    annesine gitmesi dahil hiçbir konuda söz bırakmamak birey olarak kabul etmemek.
    hamilelik hastalık yorgunluk demeden 7/24 köle gibi kullanmak, kullanmak.

    çoğumuzun iki göbek öncesinin hikayeleri böyle içler acısı tablolarla dolu. en acısı da bu sabır taşı olsa çatlayacak denli sıkıntılar yaşamış insanların en çok kötülük gördüğü, en esefle andığı kişilerin kayınvalideleri, yani kendisi de benzer şeyleri yaşamış başka bir kadın olması.