şükela:  tümü | bugün
  • aile bütçesine bir kuruş katkı yapmadığı halde mahkemede "hıyıt mıstırıktır hıkım bıy" diye martaval okuyup, kocasının mal varlığının yarısını isteyen kadındır.

    sen evliliğin boyunca eve bir kuruş masraf yapma, çalışıyorsan kazandığın bütün parayı avm'lere göm... çalışmıyorsan, kocandan para alarak avm'lere para göm... sonra da çıkıp "kocamın servetinde benim de payım var," diye masal anlat.

    evet senin de payın var, adamın servetini azaltmada çok güzel pay sahibisin.

    şimdi biliyorum, kadınlar ev işçisi, kadınlar temizlik, yemek, ütü, çocuk bakımı için emek harcıyor diyeceksiniz de, o kadınlar sizin analarınızın anaları döneminde kaldı bebeler.

    şimdiki kadınlar, "kocişim eve temizlikçi tutucam para ver, kocişim bebeğe bakıcı tutacağız para ver, kocişim eve mutfakalışveriş yapacağım para ver, kocişim eve mutfak alışverişi yapmak için verdiğin parayla kendime elbise aldım, mutfak alışverişi için yine para verir misin aşkitoooom." tarzı kadınlar, siz nereden geliyonuz?

    şimdi o adamcağız, o kader mahkumu, bu şeytan kadını boşamak yerine ona sıcak bir yuva veren, cebine para koyan, bu kendini prenses sanan şizofrene hayal ettiği ruh hastası hayatı yaşatan nur yüzlü koca da şu dünyada kendine küçük bir mutluluk bulmasın mı?

    lütfen artık çok eşli erkekleri hor görmeyi ve ötekileştirmeyi bırakalım ve onları anlamaya, onlara şefkat göstermeye çaba gösterelim.
  • aldatma ile poligamiyi aynı şey sanıp bi de üzerine minnoş mağduriyetler kisvesi altında ahlakçılık itelemeye çalışan yurdum erkeğinin zırvalarından biridir.
    ayrıca hayatı bölüşebileceği biri yerine "şimdiki kadınlar" olarak tanımı yapılmış biriyle, onun ırgatlığını yapmayı seçerek evlenen adamın zeka seviyesi başka bir eleştiri konusudur. sanırım silah zoruyla evleniyorlar.
    işin bir de "hayatım ben kazanıyorum zaten ne gerek var çalışmana" boyutunda tatlılık şahı erkekleri de var tabi ama bu da başka bir konu.
    bağzı erkeklerin neden çok tırt olması diyerek kapatıyorum.
  • direndim, okudum.

    (bkz: yazık la kimin kocasıysa)
  • süper gidiyodu mesele nasıl çokeşlilikle birleşti anlayamadım. : )))

    üstteki enrty ye aynen katılıyorum.

    ben bu kadın hakkında bir de şunu düşünüyorum:

    şimdi bu bizim tür baya karışık olduğundan eğer bi numarası yoksa olay yaratabiliyor. şöyle ki; kendini gerçeklemiş bir hatun zaten mutlu ediyor, mutluluktan manyak ediyor ya.. ama diğeri.. numarasız olan... out of control...

    şimdi bu sınıfın en bariz özelliği bi boku olmadığı halde her bokun lideri timsali kesilmesidir.

    aşktan bahseder, aşkı bencilliğinden ibarettir.

    sevgiden bahseder, sevgisi sürekli onaylanmaktan ibarettir filan...

    sadakatle ilişkisi bir insanın fobisiyle olan ilişkisinin ötesine geçemeyen, sadakat fobili kadının da sadakatten anladığı "evlenince/sevgili olunca biz ne koşulda olursa olsun birbirimize mecburuz" anlayışında olması olabilir.

    bu da kendi kendine yetemiyor oluşundan ileri geliyıııı... kendi durumunu kurtarmak için böyle bir üst teori atıyo ortaya. bah hele piskopata bak göriyn mı?..

    ve bu kurguyu fark edememiş bir sürü erkek var. adam tahmin edemiyor ki bu tür komplike şeyleri.. doğal çünkü.. gelişine yaşıyor.. takdir ediyorum..

    kısacası o kadın ,

    1-kendini eşsiz benzersiz alternatifsiz hissediyor olabilir
    2- hiç hak etmediği halde uğramıştır, yolu açık olsun, bassın fuck off u.
    3- bi de istese de aldatamayacak kadın olabilir o kadın. bak buna dikkat et.
  • (bkz: zeytinburnu v.02)

    engelle engelle bitmediniz.
  • lan ne yapacaktı? öpüp koynuna mı alacaktı? aslan kocam gel bir daha aldat bir de bununla aldat mı diyecekti?
  • ilgisiz, paranın kadını prenses gibi hissettireceğini zanneden ruh hastası bir kocası olan kadın, yıllarca paylaşımda bulunmak için çabalamıştır. ama nafile. bir de çocuk olunca, artık hak ettiği hayatı yaşamaktan vazgeçip, kocasının kartlarıyla oynamaya karar vermiştir. üstelik kocası onu cinsel anlamda da tatmin edememektedir.
    hukukun ona tanıdığı hakkı istediğinde de çirkefleşen adamın kartlar elinde patlamıştır velhasıl.
    kadını parayla mutlu etmeye çalışıp, hakkını isteyince de paragöz olarak yaftalaması nasıl bir ikiyüzlülüktür.

    kadın, kendini gerçekten ( şizofreni değil) prenses gibi hissettiren, üstelik cinsel anlamda onu fantaziden fantaziye koşturan yeni bir adam bulmalıdır madem.

    esas oğlanımız için sorun olacağını sanmıyorum. zira çok eşliliği savunan bir birey

    not: bu abimize tavsiyem: boşanmayı kabul et. mal varlığın azalınca, anlamış olursun ikinci kadın seni paran için mi seviyor, sen olduğun için mi

    ayrıca yazdıklarınla başlık bi alakasız gibi geldi. senin derdin boşanmak- boşanmamak değil, paracıklar.