şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hülya avşar kendi programında; "ben şeyciyim. erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını kendi büyütsün, yemeğini yapsın, kocasını karşılasın" diye konuştu.

    http://www.hurriyet.com.tr/…tini-konusuyor-40762257
  • şu toplum normları yıkılsa bir çok erkek bu evde kalma teklifini kabul eder lan. neden bu kadar kötü bir şey olarak görülüyor vallahi anlamıyorum. ne güzel evdesin, iki kap yemek + bulaşık makinesi boşalt doldur, çamaşır + bir de süpür. vallahi kebap.

    düzeltme: anlam.

    edit: o tespitler, laf sokmalar falan da gelmiş. sanki araştırma yapıp sonucunda bilimsel bir rapor olarak sunduk. ulan ben tembel bir adamım. çalışmayı sevmiyorum. hasta mısınız amk. çalışmamın tek nedeni sorumluluklarımın farkında olmam. çalışmayı sevmemem, istememem beni sorumluluklarımdan muaf yapmaz. çok biliyorsanız kendinize saklayın aklınızı.

    toplum normları dedim çünkü toplumda "işi olmayana kız bile vermezler" diye bir laf var. erkek eve ekmek getiren, çalışan evin reisi değil midir? hayır değildir diyenler olacak. sana sormuyorum zaten mal. toplumda böyle midir değil midir diye soruyorum.

    tembelim ben demiştim değil mi? ben değilim aslında sadece. milletin yapısı bu. tembeliz lan. basbayağı tembeliz. şu "herkes öyle düşünmüyorcular" var bir de. kardeşim devlet dairesine gidip memur çalışmıyor diyorsun, doktora gidip doktor çalışmıyor diyorsun, belediye işçileri çalışmıyor diyorsun, polis çalışmıyor diyorsun, bir kişinin yapacağı işi 5 kişi yapıyor ama yine de işi bitiremiyorlar diyorsun. bu şikayetlerinin hepsi tembellikten. mustafa kemal "türk milleti çalışkandır" demiş ama değiliz yani. o genler kayıp. o yüzden bu tembel toplumun çalışmak yerine evde oturmayı tercih etmesi kadar doğal bir şey olamaz.

    ben şahsen "çalışmayı çok seviyorum" diyen insan samimiyetine de pek inanmıyorum. bir insan çalışmayı neden sever ki. bana şu an kazandığım parayı versinler çalışanı siksinler.
  • bunu söyleyen kadın, neden bu söylediğini uygulamamış merak konusu.
  • kadın’ın ekonomik özgürlüğü konusu önemli.
  • çocuk doğduktan sonra zaten olan gerçekler bunlar.
    fazla direnmeyin :)
  • bu kadını günahım kadar sevmesem de, ara da bir doğru şeyi söyleyebiliyor. tabi kadının "evde kocasını karşılasın" söylemine değil. kadınlar köle değil. fakat katıldığım nokta "kadın evde çocuğunu büyütsün" kısmı.

    gelin bunu biraz detaylandıralım. neden çocuğu aile bireyi büyütmeli?

    bana göre de çocuk dadıyla, bakıcıyla, kreşle felan büyümez. anne ile büyür, baba ile büyür.

    çünkü çocuk dışarıya çıkabildiği yaşa kadar evde bakıma muhtaç şekilde yaşar. bakıma muhtaç şeklini kenara bırakırsak en önemli olgusu kendine bir rol model seçer.

    bu rol model, bir çocuk için hayatı boyunca taşıyacağı karakterin ortalama %40'nı oluşturur.

    bu rol modelin aileden bağımsız bir kişi olması çocuk da yabancıya karşı, ergenlik de başlayan, dışarıdaki her hangi birini ailesine tercih edecektir. (arkadaş, sevgili bunların en başında gelir)

    çocuklar için rol model aslında çok da önemsemediğimiz bir konudur. sonrasın da çocuk dışarıdaki hayata adım attığında bir daha geri dönülemez bir ikileme düşer.

    çocuk aileye geri dönse bile hiç bir zaman istenilen uyumu yakalayamaz. tabi bu konunun istisnaları da mevcut her durum da olduğu gibi.

    çocuk yapmak aslında bizim gibi toplumlar da çok kolay, çok önemsenmeyen bir şeydir.

    çocuk yapmak; parayla birine baktır, o çocuk büyüsün yemeden içmeden kes, çocuğa yatırım yap, çocuğun eğitim adı altında okullara gönder. o çocuk genlerinin ona vermiş olduğu esneklikle ne kadar ezber yapabiliyorsa o kadar başarılı olsun, sonra bitirdiği okula göre işe başlasın para kazansın demek değildir.

    bu tıpkı temeli sağlam olmayan bir bina gibidir. eğer rol modelini seçememişse bir çocuk, temel her zaman çürük olacaktır. tabi siz çocuğunuzu işi işi olsun, iyi para kazansın düşüncesiyle yetiştirmiyorsanız.

    bu tip rol model kaymalarında evet çocuk para odaklı bir anlayış da sunulan imkanlarla para kazanabiliyor olabilir. fakat hayat para kazanmaktan daha fazlasıdır.

    para kazanma odaklı yetiştireceğiniz bir çocuk sadece ama sadece kapitalizim dediğiniz dev çarkın bir dişlisi olmaktan öteye gidemez.

    fakat rol modeli aileden bir bireyin olduğu çocuklar (anne babanın eğitim anlamında donanımlı, bilgili olması şarttır) büyüdüklerinde daha iyi bir birey olma eğilimleri, diğer akranlarına göre yüksektir.

    yani diyeceğim şu ki çocuk iki sevişmede evet olur, sonra paranızla baktırabilirsiniz. o çocuk büyür de. fakat boşa geçecek bir zamanın yatırımı olur o çocuk, sadece sisteme bir tane daha eleman katmış olursunuz.

    eğer çocuğunuzun bu dünya da kalıcı, gerçek anlamda başarılı, bilgili olmasını istiyorsanız ona kendinizi mükemmel eğitmiş bir rol model olmalısınız.

    örnek veriyorum;
    anne/babaya sevişmek ne demek, (cinsel organını göstererek) ahmet'te böyle değil, ayşe de bu yok, veya anne/baba biz nasıl olduk, ağaçlar nasıl olur, (yıldızları göstererek) onlar ne? gibi binlerce soru ile karşılaştığınız da ne yapacağınızı bilmiyorsanız, siz doğru bir rol model değilsinizdir. veya "aaa günah deme bakim öyle şeyler" diyerek geçiştirirseniz o çocuk sorduğu sorunun cevabını mutlaka bulacaktır.

    fakat doğru mu bulur, yanlış mı bulur cevabı o dışarıda karşısına çıkacak kişi belirler.

    o yüzden çocuk yapmadan önce en azından, buna karar vermiş olan bireylerin kendilerini, aşağı yukarı bazı konularda yetiştirmesi gerekmektedir.

    çocuklarla problem yaşanılan en zor konulardan biri olan "cinsellik anlatımını" merak ediyorsanız ve "nasıl anlatılır?" kafanız da bir soru işareti ise ekşi sözlüğe taşımış olduğum bu harika rehberi okuyabilirsiniz.

    (bkz: cocuklara cinselligi anlatma rehberi)
    -----------------------------------------------------------------------------------------

    (yazmış olduğum konuda -da-, -de- ayrı yazılır gibi, konuyla veya yazdığım yazı ile alakalı olmayan yorumların yapılmamasını, burada önemli olanın çocuklar ile ilgili bilgilerin olduğunu ve türkçe dil bilgisi sınavında olmadığımızı belirtmek isterim. ben türkçe öğretmeni değilim, bilmiyor, öğrenmiyor veya bu detaylara takmıyor olabilirim. benim için böyle ufak tefek detaylar, verilen bilgi karşısında saçma geliyor. benim işimin gereği düşünmek ve düşündüklerimi aktarmak. eğer sizin de -de-, -da- gibi imla hatalarına takıntınız varsa randevu alın, bu takıntılarınızdan kurtulmanın yolunu bedavaya sunayım. bu uyarıyı yapmam çeşitli psikolojik rahatsızlık sonucu takıntılı olup, bunun da farkında olmadan özelden bile mesaj göndererek şu ayrı yazılır, bu böyle yapılır ayrı yazılır, şöyle yazılır diyen manyakların çoğunluğundan dolayı yazmış bulunuyorum. eğer takıntınız ileri boyuttaysa lütfen beni engelleyin, ne siz, nede ben uğraşayım.

    eğer konuya katkısı olduğunu düşündüğünüz, fikirleriniz, önerileriniz, yazdığım yazı ile alakalı yanlış olduğumu düşündüğünüz noktalar varsa (çaylak arkadaşlar dahil) özelden ulaşıp, konunun ya da yazının gelişimine katkı sağlayabilirsiniz.

    teşekkür ederim)

    düzeltme: ilave

    yazmış olduğum konuyla ilgili bir çok olumlu mesaj geldi. öncelikle bir daha teşekkür ederim.

    gelen mesajlar içerisinde atladığım en önemli konulardan biri de "aile sevgisi"

    bunu es geçtiğim için özür dilerim.

    bu konuda benim atladığım, ama mesaj yazan arkadaşın çok güzel değindiği mesajını da ilave etmek istiyorum hu yazıya.

    "merhaba, genel itibariyle olumlu bir yazı olduğunu, iyi niyetle yazıldığını tahmin ediyor ve birkaç noktasına da katılıyorum. ancak özellikle belirtmeliyim ki "anne babanın eğitim anlamında donanımlı, bilgili olması şarttır" cümlenize kesinlikle karşı çıkmamakla birlikte katılmıyorum.

    elbette anne babanın iyi eğitimli olması çocuğun da iyi bir eğitim almasını sağlayacaktır ancak tek başına yeterli ve zaruri değildir. nice iyi eğitimli ebeveynlerin çocuğa aile içi şiddet uyguladığına dair haberler ve hatta tanıklıklarımız vardır. fakat temelde çocuğun anne baba sevgisine ihtiyacı vardır. hatta bu ihtiyaç anneanne/babaanne/dede gibi bir üst kuşağın verebileceği sevgiden bile değerlidir. onlar da gereklidir ancak anne/baba sevgisi en temeldir. özet olarak, çok cahil de olsa özünde iyi niyetli, merhametli, insan sevgisiyle dolu bir anne veya babanın çocuğuna vereceği hayvanları sevme, insanlara saygı duyma, doğayı önemseme eğitimi de yadsınmamalıdır."

    kesinlikle her cümlesine katılıyorum, fakat "annenin donanımlı olması" konusu diğer gelen mesajlarda da çok irdelendi. galiba ya yanlış anlaşıldı yada ben anlatamadım. bilemiyorum. annenin donanımlı olmasından kastım, mesajını yayınladığım arkadaşın belirtiği gibi bir donanımdan bahsediyordum. yanlış anlattıysam yada yanlış anlaşılmaya meyil verdiyse özür dilerim. benim annenin donanımlı olması konusunda vurgulamak istediğim konu, üniversite okusun, sürekli o kitap bu kitap okusun anlamı taşımamaktadır.

    tabi ki elinden geldiğince imkanları doğrultusunda keldini geliştirsin kadınlarımız, fakat asıl vurgulamaya çalıştığım konuyu arkadaş çok güzel özetlemiş.

    "çok cahil de olsa özünde iyi niyetli, merhametli, insan sevgisiyle dolu bir anne veya babanın çocuğuna vereceği hayvanları sevme, insanlara saygı duyma, doğayı önemseme eğitimi"

    aslında kastettiğim "annenin donanımlı olmasının" temelini oluşturan kavramlar buydu. zaten istediğiniz kadar okumuş olun, istediğiniz kadar eğitim almış olun, çocuk gözünde, çocuğa hayvanlara sevgi, insanlara saygı, doğaya değer katamıyorsanız, çocuğa eğitim verme konusunda ve rol model olma konusunda temeliniz hep çürük kalacaktır.

    katkılarınız için teşekkür ederim
  • 5 yıldır kendi paramı kazanıyorum; bende biraz şeyciyim yaa. valla. özel sektör zor baya, evde çocuğumu büyütürüm şey değil yani,şeyciyiz biz. ahahaha. hülya avşar gibi düşünenler ölse baya şahane olacak bence
  • eskiden böyle açıklamaları vardı, kocasını bu mantıktan kaybetti kadın birden hamur oldu, ibrahim tatlıses'in kadın versiyonunun açıklaması.
  • hülya, seda gibi ünlüler ev kadınlarına tv programı hazırlayarak para kazandıkları için normal bulduğum söylem. hülya'nin hedef kitlesi çalışan kadınlar olsaydı, çalışmanın ne kadar önemli olduğunu, tum gun evde oturup sosyal hayattan uzak kalmanın zararlarını anlatırdı.