şükela:  tümü | bugün
  • kadın sorununun varlığını yarı bilinçli olarak farketmiş olan ancak neden-sonuç ilişkilerini kurabilecek durumda olmayan kadın ve erkekler tarafından geliştirilmiş olan bir söylemdir..
    bilinçsiz farkındalık sonucu ortaya çıkan bu durum söylem olmaktan öteye geçememektedir aslında..
    çünkü bu yarı bilinçli durumun taraflarından biri olan kadınlar, erkek düşmanlığı yapacak bir güce ve birikime sahip değillerdir.. ancak erkek egemen sistem içindeki konumlanışlarına dair bir isyanları vardır ve bunu da indirgemeci bir şekilde yansıttıklarından erkek düşmanı gibi bir görüntü sergilemektedirler..
    öte yandan yine kadın sorunu diye bir şeyin varlığından yarı bilinçli bir şekilde haberdar olan erkekler de kadının bu doğrultudaki her türlü mücadelesini erkek düşmanlığı olarak telaffuz etmektedirler.. özellikle erkekleri mücadelenin dışında tutan feminsit hareketi erkek düşmanlığının başı olarak görürler.. oysa ki feminizmin erkeklerden bağımsız bir hareket olmasının nedeni erkek düşmanlığından kaynaklanmaz.. feminizm kadının kurtuluşunun kendi öznelliği içinden ve kendi dinamikleriyle sağlanacağını öngörür..

    uzun sözün kısası erkek düşmanlığı fiziksel olarak varolmayan, gerek kadınlar gerekse erkekler tarafından bilinçsiz bazı yaklaşım ve hareketler sonucu beliren bir görüntüden ibarettir..
  • (bkz: misandry)
  • aynı kadın düşmanlığı gibi erkeğe cinsiyet rolleri vermek, erkeği objeleştirmek, erkekler hakkında genelleme yapmak, ve cinsiyete bağlı ayrımcılık.

    en sık yaşanan problemlerin bazıları:

    - erkeklerin sırf erkek diye askere alınması.
    - erkeklere sorgulamadan evin bir numaralı 'ekmek kazananı' rolü vermek. maddi problemlerde temel sorumluluğu sorgusuz sualsiz erkeğe yüklemek.
    - her türlü olumsuz/nefret içeren genelleme. (örnek: "erkekler agresiftir.", "erkekler kadınlar kadar iyi ebeveyn olamaz.", "erkekler seks için her yalanı söyler.")
    - boşanma davalarında ortada çocuk varsa ve çocuğun velayeti iki ebeveyne eşit olarak verilmiyorsa, genelde velayeti alan annedir. her iki ebeveynin çocuğa sunacağı maddi-manevi unsurlar eşitken velayet eşit olarak verilmeyebilir, anne sırf kadın diye velayeti alabilir.
    - cinsiyet rolleriyle erkeklerin giyiminin, hareketlerinin eleştirilmesi, erkekliğinin sorgulanması. (örnek: "erkek o renk giymez.", "erkek öyle dans etmez.", "erkek ağlamaz.")

    bazı insanların sandığının aksine feminizm erkek düşmanlığı olmadığı gibi tam tersi feminist ideoloji birçok farklı konuda erkeklere karşı olan ayrımcılığı da otomatikman reddetmiş olur. "bir anne kadın olduğu için çocuğun bir numaralı ebeveyni değildir" demek aynı zamanda erkeklerin boşanma davalarında yaşadıkları ayrımcılığa da karşı durmaktır. kadınların iş hayatında ayrımcılığa uğramaması, kadınların eğitim ve işe katılım oranını arttırmak, erkeğe verilen "evin bir numaralı ekmek kazananı" rolünü ve baskısını ortadan kaldıracaktır. şayet anne ve baba bir süre içlerinden birinin çocukla evde kalmasına karar verirse, aile kendi içinde bunun kim olacağını tartışılabilir, erkek sırf erkek olduğu için seçim şansı olmadan çalışan ebeveyn olmak zorunda kalmayacaktır....vb
  • kadın düşmanlığıyla ilgili zamanında bir entry girmiştim. buna da sıra geldi artık.
    (bkz: #51908358)

    sadece feministlerin değil aynı zamanda erkeklerin de içinde barınabilen bir kavramdır bu. neden diye sorarsanız cevabı da nettir. karıyla sevişecem diye her türlü madrabazlığı yapanlar olsun, kadına haddinden fazla kibar davranıp onun götünü kaldıranlar olsun. hatunla bir şeyler yaşadıktan sonra onu siktir edip "senin ne olduğun belliymiş." gibisinden aşağılık cümleler kurabilmeleri olsun... kadın takımı da refleks olarak her herife karşı mesafeli oluyor, kendini gereğinden fazla ağırdan alıyor. sonra ne oluyor? düz olan dürüst olan itibar görmüyor. saçma sapan, sözde namus ve ahlak bekçiliği devam ediyor. kadın cinselliği yaşamaktan korkuyor. yaşasa da hala meryem ana triplerinde geziyor adım çıkacak korkusundan dolayı. cinselliği yaşayan kadının bu triplerde olmasının sebebi de nettir. aile-çevre baskıları ya da ataerkil toplumun namusu hala iki bacak arasında araması.

    sonuç: newton yasası her yerde geçerli. etkiye tepki. misojeni ve misandriyi birleştirirsen misantropi ortaya çıkar. insanlığın amına koyim. erkeğiyle kadınıyla.
  • daha çok erkeklere uygulanan ayrımcılıkla sahne bulur. bu yüzden de somut bir erkek düşmanlığı olarak tanımlanması güçleşir. erkek düşmanlığı erkeklere yüklenen rollerle sahne alır ve bu rol ve kodları sahneleyenleri bir erkek olarak kabul etmek, sergilemeyenleri ise dışarıda bırakmak olarak cereyan eder. kodlar ve roller ise kadınlar için anlamlı olabileceği ve belli tepkilerin üretilmesinin geçerli olabileceği alanları kapsayabileceği gibi, ataerkiyi işlerine geldiğinde olumlamak olarak da cereyan edebilir. erkek düşmanlığının yakıştırıldığı kesim de genel olarak şehirli kadını kapsar. bir söylem sahibi olup bu söylemle uyumlu hareket etmeyeni yani. bu noktada da kadın düşmanlığından farklı bir seyir izlemez gerçekte. kadınlara uygulanan ayrımcılığın ve nefretin bir benzeriyle muhatap olurlar. feminizmin genel hali bir küçük burjuva özgürlüğü üzerine kurulu olduğundan da erkeklere karşı uygulanan ayrımcılığı bir özgürlük meselesi ve ayrımcılık olarak tanımlamama yaygındır. özgürlükten anlaşılan kendileri için özgürlüktür. oysa özgürlük bir sorumluluk ve de matematik meselesidir. matematiği unutulan, sorumluluğu alınmayan özgürlük de gerçekte bir başkasını esaret altına alma, varlığını eşyalaştırmadır.
  • aşağı yukarı son beş yıldır iyiden iyiye ayyuka çıkan ve alıp başını yürüyen, çoğunlukla feminizm ve kadın hakları olarak hatalı bir şekilde kodlanan, ve her türlü eşitlikçi davaya balta vuran ayrımcılık.
  • iskoçya'da bir kadının sarhoş olup eşcinsel bir erkeğe tecavüz etmesi ve hem fiziksel hem de psikolojik zarar vermesinin iskoç yasalarına göre tecavüz sayılmaması bir örneğidir.

    çünkü tecavüz gibi korkunç bir şeyi ancak penis denen lânet nemrut şeyle gerçekleştirebilirsin!! gerisi anca kabahate girer!! adamın anüsü kanamış, korkudan dışarı çıkamıyor, ama karının aldığı ceza 120 günlük kamu görevinden ibaret! ve açık açık cinsiyetler tam tersi olsaydı alınacak cezanın daha fazla olacağını da söylemişler.

    yakılan iki askerimizin haberinin başlığında zorunlu askerliğin de erkek düşmanlığı kapsamında eleştirilmesi gerektiğini söylediğimde mesajla "hayırrrrr öööffff yaaaaa değil işte değil!!" diye haykıran ve mağduriyeti sadece ve sadece kadına özgü gören kezofeminist yazarımız ve benzerlerinin kokuşmuş zihniyeti kadar erkek düşmanlığını mizah ve pozitif ayrımcılık adı altında hap gibi yutturan toplumsal kodlamalar, medya dili ve hatta yediği ayvanın farkında olmayan amsalak hetero ve politik doğrucu herkese barışçıl ama işinin gelmediğine düşman pembe götlü queer erkekler de bu bağlamda eleştiriden nasibini almalıdır. bir güruh the red pill diye bir şey uydurup uyanmaya çalıştı ama kafaları çalışmadığı için meseleyi ellerine yüzlerine bulaştırıp eleştirdikleri şeyin bizzat kendisi oldular.

    erkek düşmanlığını da kadın düşmanlığı kadar ciddiye ve gündemimize almamız gerekiyor. zaten ikisini de besleyen aynı kafa yapısı.

    edit: göte göt deyince rahatsız olan kezoları da anırttığına göre mesaj doğru yere gitmiştir. karıya bak lan, erkek düşmanlığına mantıklı hareket deyip davasına sempati bekliyor. evet kezo sana ve seni sıçan karı gibilere deniyor, siktir şimdi.

    edit 2: hahah mesajı almış ve gitmiş kezo apla.