• merak edilenlerden bir demettir.

    ancak genel anlamda gerçekten yanıtını merak ettiğim tek bir soru var:

    hanımlar, gerçekten fiziksel kusurlar sevmenize, biriyle ilgilenmenize bu kadar engel mi?

    çok sevdiğim genç bir adam var, daha 31 yaşında. işinde gücünde, ailesini seven, bir kız arkadaşım olsun da evleneyim diye düşünen, efendi bir insan. fiziksel açıdan da fena değil, hatta yakışıklı sayılacak biri. maalesef bir kulağı neredeyse hiç duymaz oldu, diğeri de giderek kötüleşiyor. doktorlar durumu netleşsin, stabil hale gelsin diye bekliyor; bizimki de tedavide gerekli parayı biriktirmek için.

    ne yazık ki tanıştığı bütün kadınlar, bu duyma sorununu öğrenince ondan uzaklaştı.

    ilk tanıştığımızda bir yandan biraları içip bir yandan muhabbet ederken "ağbi, ben giderek sağırlaşıyorum. bir süre sonra tamamen duymaz olacağım ve tedavisi nasıl olacak belli değil." demişti. benim ilk söylediğim "ben de sağır abecesi öğrenirim o zaman." olmuştu. çocuk duygulanmıştı bunu duyunca, sonra onu bu sorunu yüzünden reddeden kızları anlatmıştı kısa kısa.

    gerçekten bu çok önemli bir sorun mu? biraz yüksek sesle konuşmak dışında bir sakıncasını göremiyorum ama kadınca bakış açısından daha başka olumsuz senaryolar mı geliyor aklınıza?

    bana kalsa adamı size bırakmazdım da, evlenip çoluk çocuğa karışmayı çok ama çok istiyor.

    ekleme ve teşekkür:

    sözlük farkı işte. burada yaşam daha farklı akıyor ve insan aradığında umudu da en güzel haliyle buluyor.

    arkadaşımın karşılaştığı, ilişkiye başlamayı denediği epey insan olmuştu. ama yine de yanıt yazan değerli yazarların da belirttiği üzere genellemek yanlış elbette. yine de onun yaşamında baskın olan sonuç maalesef bu. ancak gelen bir sürü mesajla benim umudum yeniden canlandı. yeter ki o istesin, ben kısa kısa yazılanları ona aktaracak, onun umudunu canlı tutacak, bir biçimde özendiği o yuvayı kurmasına yardım edeceğim. olmazsa, ahretliği olacağım.

    hepinize çok teşekkür ederim dostlar. içinizden birilerinin dediği gibi: "umut en güzel şey!.."

    kendisinin izniyle nrgsgr'nin bir saptamasını şuraya bırakayım:

    "ilişkide her insan en azından bir yerden bir denge kurmaya çalışır. çok zengin ama tipsiz +çok güzel ama fakir birlikteliği gibi. ya da eğitim seviyesi denkliği gibi. ama konu sağlığa gelince ve karşı tarafta bir sorun yoksa çoğu zaman kendinde denkleyeceği bir özellik bulamıyor herhalde."

    bu arada: çocukluk arkadaşı da bu işitme kaybı başlayınca arkadaşımla iletişimini kesmiş. kadın-erkek fark etmiyor bu iş. arkadaşım açısından "evlilik" ön planda olduğundan bu başlıkta ele almıştım, lütfen sadece kadınlar uzaklaşıyor gibi algılanmasın.
  • sevmek ne demektir?
  • siz neden teklif etmiyorsunuz? biz polisi ararsınız diye yanaşamıyoruz . malum ortalık karışık.
  • sizden hoşlanan bir erkekle neden arkadaş kalmak istersiniz.
  • neden hep erkekler kadınlara soruyor kadınlar erkeklere sorsun baskı kurmayın kadınlara.. :)
  • düğünlerde kot pantolon ve gömlek giyip, dans ederek süslenen kızları neden üzüyorsunuz?
  • halide edib adıvarın kalp ağrısı kitabından aklımda kalan bir soru. en yakın arkadaşınızın sevdiği kişi size ilgi duysa tepkiniz ne olurdu? adam yakışıklı kalbinizde ona karşı boş değil bu durumda ne yapardınız? başına gelen olduysa ne yaptı?
  • yıllar önce acımasızca yargıladığım ve bu yüzden koptuğum kadın arkadaşımın beni affetme ihtimali var mıdır? yoksa bir kadını yargılamak büyük bir suç mudur, affı yok mudur?
  • size hayvan gibi muamele yapan adamlara taptığınızı görüyorum
    argo konuşan, kaba saba davranan adamlar.

    gerçekten bu kadar memnun musunuz bu durumlara düşmekten
  • özgür bir seks hayatı için "aşırı sevdiği" erkeği, karşılıklı sevgi olan ilişkiyi, kavgalar çıkarıp terk eden, amacına ulaşıp yıllar sonra tüm engellemelerinize rağmen sizi bi şekilde bulup "ne olmamı istersen olurum yeter ki hayatımda ol" diyen bir kadın hakkında yorumunuz nedir?