şükela:  tümü | bugün
  • fransız aktrist catherine deneuve'un 100 tanınmış fransız kadın ile imzaladığı mektupta özetle "cinsel taciz skandallarıyla fitili ateşlenen hareketin aşırılığa varmaya başladığı uyarısı" yapılmış ve "erkeklerin kadınlara asılmakta serbest olması gerektiği" belirtilmiş.

    kadına şiddet ve tacizin en önemli sosyal sorunlardan biri olduğu su götürmez bir gerçek. ancak neyin taciz, neyin asılma olduğu konusu biraz subjektif gibi geliyor. haberi okuyunca aklıma yaşadığım bir örnek geldi. londra soho'da geç saatte uzun boylu ve hoş bir kız arkadaşımla yürürken barların birinin önünde duran ve italyan erkeklerden oluşan bir grup (italyanca bilmediğim için sallıyorum) "mamma mia, fantastiko" falan gibi şeyler söylemişlerdi. kızın acaip hoşuna gitti, yüzü şekilden şekile girdi. aynı kızla türkiye de yürürken benzer bir şey olsa duvarın önünde duran bir kişi "muhteşemsin" falan dese kesin rahatsız olurdu. tabii bu benim için bile geçerli; londra'da bu olaya gülüp geçerken türkiye'de kıza laf atana tepki gösterirdim.

    biraz sığ bir örnek oldu ama bunun gibi örnekler çoğaltılabilir. o zaman konu şuraya geliyor. neyin taciz neyin ise asılma olduğu asılanın sosyokültürel yapısı ile asılınanın algısına göre değişebiliyor sanırım.

    --- spoiler ---

    bbc türkçe'nin haberine göre "tecavüz bir suçtur ancak birini ısrarla ya da sakarlıkla baştan çıkarmaya çalışmak suç değildir" ifadesinin yer aldığı mektup şöyle devam ediyor:

    "güçlerini istismar eden bazı erkeklerin bu hareketine karşı kamuoyu önünde konuşmak meşru ve gerekli olsa da şikayetler kontrolden çıkıyor.

    özetle erkekler cezalandırılıyor, yaptığı sadece birinin dizine dokunmak ya da bir öpücük almak olsa da işlerinden oluyor"

    mektuba imza atan isimler "cadı avının cinsel özgürlüğü tehlikeye atabileceğini" öne sürerek, başlatılan sosyal medya kampanyalarını da "tasfiye dalgası" yaratmakla eleştirdi.
    --- spoiler ---

    haber linki

    edit: klavye'nin azizliğine uğrayarak "türkiye'de" yerine "türkiye de" yazmışım. düzelttim.
  • işte bunlar hep erkeğin çok eşli olmasına rağmen kadının tek eşli olmasından. ben hoşuma giden bütün kadınları öpmek istiyorum. ama o kadın sadece sevgilisine kendini öptürmek istiyor.
  • he zaman olduğu gibi tipsizler için geçerli değil. onlar cürümü işlemese de doğuştan tacizci ve tecavüzcü.
  • bizim ülkemizde mektuba gerek yok.
  • kadınlar erkeklere asılmakta özgür olsalar dünya bambaşka bir yer olurdu.
  • harvey weinstein bu konuda esegin bir tarafina su kacirmis. catherine deneuve de, belki cevirinin de azizligiyle haddini asmaya cok müsait bir aciklama yapmis.
    ancak ödül törenindeki tüm o siyah giyinmeler, herkese laf gecirmeler de ciddi sekilde iki yüzlüceydi bana göre (olaylar olurken bilip, ya isine geldiginden, ya bana dokunmayan yilan bin yil yasasin dediginden sesini cikarmayan insanlar, sonrasinda tu kaka yapiyor).
    asilmak derken taniminin düzgün yapilmasi gerekiyor. burada kastedilen, bir erkegin bir kadina begenisini dile getirmesi ise, ben de olayin normal karsilanmasi gerektigini düsünüyorum. yani, bu sirf erkekler icin degil, hem kadinlar icin erkeklere, hem de kendi cinsine begenisini dile getiren insanlar icin. bence begenilmek her insan icin öz güvenini yükseltici bir sey olmali.
    olay bunun nasil yapildigina bagli. sapik gibi yapilirsa (taciz) veya olumsuz cevap alindigi halde israrci olunursa, bu baska bir boyuta giriyor. o zaman normal ya da hosa gidecek bir hali kalmiyor, insana kendini tehdit altinda hissettiriyor.
  • neyin asılma,neyin taciz olduğunu iki tarafta bilir. bunun tarife ihtiyacı yoktur. bu dinamik birşeydir, kolundan tutup ' gel sana bi tanım yapalım' diyemezsiniz.

    o yüzden, yaptığınız hareket tacize girdiyse zaten karşı tarafın tepkisinden anlarsın, geri çekilmiyorsan hayvansındır.

    bu konularda sınır bilmeyen, nerde durup nerde yürüyeceğini anlamayan kişi, ailesinden, çevresinden, ilişkilerinden gereken dersi almamış veya alamamıştır.

    aynı şekilde, karşı cinsinin ilgisine karşı doğru tepki veremeyen, neyin ne olduğunu anlamayan da aynı durumdadır.
    kimisi tacize uğradığı halde ses çıkaramaz birçok sebepten bu ayrı bir konu. kimisi göz ucuyla baksan ' beni taciz etti' der. kimisine bariz yaklaştığın halde 'ben arkadaşız sanıyordum' der, kimisine arkadaşça yaklaştığın halde 'şimdi biz neyiz' der. bunlar aşılmayacak şeyler değil, yeterki beyin hala yerinde ve çalışmaya istekli oslun.
  • bir psikolog olarak sonuna kadar savunduğum fikir. cinselliğin bastırılması ve ahlakçılık kadını özgür bırakıp, erkeği bastırma ve "political correctness" zaviyesinden kendisini yeniden üretiyor. bu meselenin sonu aseksüel topluma doğru gider. misal japonya'ya bakın. erkeklerin neredeyse %25'i aseksüel. türkiye'de benzer bir yolda hızla hareket ediyor. cinsel açlık toplumu delirtmiş durumda. kadınlar o kadar sert ve çok bariyer koyuyor ki sadece yırtık olan erkekler yaşayabiliyor. siyaseten doğruculuk, cinsiyet eşitliği ve kadın hakları adına toplumun kadın erkek ilişkileri yaralanıyor.

    türkiye'de durumun böyle olduğunu yurt dışında fark etmiştim. türkiye'de taciz kabul edilebilecek pek çok hareket ingiltere'de normaldi. türkiye'de ise avrupalı erkeğin yaptığının yarısını yapsanız kendinizi karakolda bulursunuz. toplum cinsel baskıyı kadın üzerinden kaldırmak zorunda kalınca bunu sinsice erkeğin üstüne yıkıyor gibi.

    edit: mithrades pontus sovalyesi nickli kişi "bunu ailendeki kadınlar içinde mi düşünüyorsun?" diye sormuş. aklı sıra aile ile yüzleştirerek bana ikiyüzlü diyecek. işte söylediğim toplum baskısının müsebbibi, kendini kadınların şövalyesi zanneden kişiler kadın erkek ilişkileri üzerinde böyle baskı oluşturuyorlar. ailemdeki kadınların cinsel ilişkiye girmesi, flörtleşmesi beni rahatsız edecek zannediyor. bekaret takıntılı zihniyetin gizli, modern versiyonudur bu. kadınların "namusunu" korumak ne akrabalarının, ne toplumun, ne de bir şövalyenin görevidir. bu ahlakçılığın sorunun kendisi olduğunu anlamak gerekiyor. bu şövalye "kız kardeşime asılanı keserim" diyen zihindir. kız kardeş, akraba fuck buddy istiyorsa ne olacak? hakkı yok mu? yoksa bu hak sadece erkeklere mi ait? kadın eğer akraba ise en fazla nikahlısı ile sevişir bu zihne göre.

    edit 2: işte bu sebeple afrikalılar, araplar, türkler gelmeden evvel "ananı sikeyim, bacını sikeyim" gibi küfürler avrupa dillerinde bulunmuyordu. ferhan şensoy'un naklettiği şekliyle; "bir fransıza ananı sikeyim dediğinde fransız bıçak çekmiyor aksine, annem de ne zamandır yalnız, bir ilişki onun içinde değişiklik olur" diyerek cevap veriyor.
  • (bkz: hayvansınım)