şükela:  tümü | bugün
  • bir toplu taşıma aracında insanın görmek isteyecegi en son hareket olmasına ragmen özellikle 40 yaş üstü erkeklerin ısrarla gerçekleştirdigi iğğrenc alışkanlık, oturma biçimi. koltugun 4te üçünü istila edip sizi akordiyon gibi büzüşmek zorunda bırakırlar genelde.
  • dusunmeden yaptiklari eylemdir. yesilkoy dolmusunda bir gun birine saglam bir gecirmeyi planliyorum ama du bakalim..
  • bu kisinin yaninda biri oturuyorsa, cinsiyete gore, farkli sonuclar olabilir:

    eger bu kisinin yaninda bir hanimkizimiz oturuyorsa, o yarmanin bacagina dokunmamak icin bacaklarini nerdeyse omzuna alabilir. ama kisinin yaninda baska bir erkek oturuyorsa, ki buyuk ihtimalle o da bacaklarini neredeyse 180 derecelik bi acida bulunduracagindan, aralarinda bir guc savasi, bir rekabet olur. belki en sonunda kavgaya bile donebilir. (bkz: eften puften kavgalar)
  • efenim, bilenler bilir, ben bu sik-daşak sistemini mekanik spring-dashpot sistemine benzetiyorum. nasıl sıkıştırılmış bir yayı o konumda tutmamız için bir kuvvet uygulamamız gerekiyorsa, biz erkeklerin bacaklarını tamamen kapatıp oturması da bir efor gerektiriyor. lafı uzatmadan konuyu bağlamak gerekirse: ey, geçen gün bostancı taksim dolmuşunda uykuya dalmamdan mütevellit bacaklarımın serbest kalıp hafif açılması sonrası oluşan asgari düzeydeki temasa kıllanan hanfendi, bacaklarının arasına bi şey koyup kapalı tutma deneylerinden de vazgeçtim, ağzına bi şey koyup konuşmaya çalış bakalım o kadar vıdı vıdı yapabilecek misin?
  • erkek cinselliğinin hayatın heryerinde ne kadar özgür yaşandığının bir ispatıdır denilebilir. kadının mutlaka vücudunu bir şekilde gizlemesi gerekirken, erkeklerin oturuken bacaklarını sonuna kadar 2 yana ayırması veya ayakta dururken kumaş pantolonlarının ceplerine ellerini sokup gerinerek, müthiş erkekliklerinin pantolonlarının ardından da belli olmasını sağlamak için ellerinden geleni yapmalıdırlar. hiç yutmuyoruz bu numaraları haberiniz olsun. sadece iç dünyanızla ilgili çok güzel tespitlerde bulunmamızı sağlar bu tür hareketler. puan kaybıdır, sadece size ait olan özellikleri ortaya çıkarmaya çalışın. gözümüze sokmaya çalıştığınız şey tüm erkeklerde var.
  • - ibre kaci gosteriyor rustem abi?
    + ne ibresi sedat?
    - ibre diyorum anlarsin ya.
    + sedat burdan bi koyacam soforun yanina varacaksin simdi
    - bence 90 vardir
    + sedaaat!
    - otobusteyiz be abi kapat su bacaklari
    + soyle nasil?
    - ehh!
  • baska yerleri bilemem; ama gördugum kadariyla helsinki'deki tramvaylar bu soruna harikulade bir cözum getirmislerdir. diyalog ile tarif etmek gerekirse:

    m: marieke, fa: fin arkadas

    m (hata buldugunu sanmanin verdigi gururlu edayla): aaa, her seyiniz super ama bi su koltuklari duzgun yapamamislar, ehiehiehi.. ne bu böyle biri önde biri hafif arkada?

    fa (bir fin'in sahip oldugu her zamanki cool havasiyla): yanlis yapilan bir sey yok. koltuklar özellikle böyle yapiliyor. erkekler genelde bacaklarini acarak oturduklari icin yanlarinda oturan yolcuyu rahatsiz etmesinler diye böyle yapilmis. böylelikle yan yana oturan iki erkek bile bacaklarini acip oturabiliyor, kimse kimseyi rahatsiz etmiyor.

    m (göt olmanin verdigi utancla ve bacaklarini 180 derece acip oturmaya azmedip hala uste cikmaya calisarak): ama bak ben böyle bacaklarimi acip oturunca, senin bacaklarina degiyooo.

    fa (hala o lanet olasi cool'lukla): insan gibi oturursan degmez.

    not: bir de fotograf koyayim da akillar karismasin. her ne kadar cok belirgin görulmese de, bulabildigim en elle tutulur fotograf bu idi.

    http://upload.wikimedia.org/…/21/nr_ii_interior.jpg
  • (bkz: salim)*
    (bkz: disko kralı)