şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bütün gün evde oturursa zırt pırt mesaj atıp kafamı sikeceğini düşündüğüm için +1 ile katıldığım erkek grubu. kazandığı parada gözüm yok rulo yapabilir, bana sarmasın yeter.
  • çelişkilerle dolu tespit.

    karar verin, kadının çalışması mı doğrudur çalışmaması mı? kadın evinde mi oturmalıdır, hayata mı karışmalıdır? kadın obje midir birey midir?

    sonra ya dincisi ya da feministi kıyameti koparıyor. yok mu bu işlerin bir ortası be?
  • bizim jenerasyon bunu istiyor. daha da otesi, kadinin da egitimli olmasini, bilgili olmasini yani erkek nasilsa kadinin da ayni sartlarda olmasini istiyor. ben evcil hayvanla evlenmiyorum ki anasini satayim benle ayni entellektuel seviyede olacak, konusabilecegim, paylasabilecegim bir insan ariyorum.

    zaten kadin calismiyorsa, calimasi gerektigini de dusunmuyorsa biz bayagi farkli kafalardayiz demektir. bir kere o kadinin kendine saygisi yoktur.
  • para açısından hiç sıkıntım olmayacak olsa ben de isterim eşim çalışmasın. ama hemen bırakılabilecek, keyfi istediğinde bir-iki sene ara verilebilecek bir iş buluyorsa onda çalışabilir mesela.

    aslında ben de böyle şartlarda yaşamak isterim. hatta ikimiz de böyle takılsak süper olur.

    boyuna gezeriz *
  • (bkz: nafaka)

    boşanma durumunda ömür boyu ödersiniz. eski karınız yeni sevgilisiyle sizin aylık ödediğiniz nafakaları çatırrrr çuturrrr yer.
  • bir cok nedeni vardir. baslicalari;

    * paranin ne durumda kazanildigina sahit olunmasi, bundan dolayi gereksiz harcamalardan kacinilmasi.

    *kadinin kendi ozgurlugunu eline almasi bir cok konuda soz sahibi olmasinida saglayacaktir.

    *daha kaliteli yasam sartlari cocuklara iyi bir gelecek birakilmasi.

    *aksam iki kisininde eve yorgun gelmesi dertlerinin ortak noktada bulusmasi anlayis kriterlerini olumlu yonde etkileyici kilmasi.

    bu yazilanlar genel bi kitleye hitap etmektedir. ıstisnai durumlar elbet olur.
    arzu edilen dusunceler budur final her zaman kaliteli sonuc vermeyebilir.
  • genelde okumuş, karısı da okumuş erkeklerde görülen durum.bence eşini çalıştırmamak; medeniyetsizlik, köylülük, kroluk, kıskançlık ve de en önemlisi kendine güvenin olmamasınin bir göstergesidir. ben de üniversite mezunu olarak şuan çalışmıyorum, çünkü kızım daha çok küçük ve iş uğruna onu bakıcıların eline bırakmak istemedim. eşim işten ayrılma konusunda bana hiç karışmadı ama sanki içten içten çalışmamı istiyordu. çünkü maaşım iyiydi ve çalıştığım kurum prestijli bir yerdi. eve para girmesi kocaları maddi olarak mutlu ederken, eşin iyi bir yerde çalışması da sosyal açıdan tatmin edici birşey. ayrıca çalışan kadın yorulsa da kendine güveni geliyor ve mutlu oluyor. mutlu kadın, mutlu ailenin de temeli olduğuna göre, isterim ki her isteyen kadın çalışsın. ama ülke şartlarını düşünürsek, imkansız.
  • evliliklerin maddi kavramlar üzerinden yükselmesini, en cok erkekler elestirmiyor muydu bir zamanlar? (hani su zengin erkek avcisi kizlarin ne fena mahluklar olusu vs.)
    ısteyen esini iyi bir meslek grubuna mensup insanlardan secer, istemeyen secmez. ama esini calismaya zorlamak. ondan gelecek üc kurusa tamah etmek.. no dostum no!
    ısteyen istedigini yesin, giysin, kazansin, harcasin. ama zoraki eylemler, maddi fikirler üzerinden aile kavrami yükselmesin.
  • sağlık koşulları el vermiyorsa söz hakkım olamaz.

    fakaaaaat;
    eğer ikimiz de düzgün, güzel bir gelecek istiyorsak ve bu geleceği çocuğumuza bırakmak istiyorsak, bu çorbada onun da tuzu olacak.

    mağara insanı değiliz artık. erkek avlar, kadın doğurur mantığı geride kaldı. ha öyle düşünen varsa, zaten çağın hayatta kalma koşullarından geri kalmış demektir.