şükela:  tümü | bugün
  • artık konuşulması gerekendir.

    lafa yıllar öncesinden kalan bir entry'imle gireceğim: [evlilik yalnızca erkekler adına değil kadınlar adına da büyük yük getirmekte ve toplum tarafından onaylanması beklenen bir sosyal çalışma olduğundan ötürü insanların "en mutlu çift biziz" temalı duygusal ıkınmalarına konu olup boku çıkarılmaktadır. öyle ki evlenmek istemeyen "tek" veya "çiftlere" daima mutlu bir evli çift örnek olarak sunulurken hiçbir mutsuz evlilik yokmuş gibi davranılmakta, evliliğin dünyanın en süper beyazlı, siyahlı müessese olduğu öğretilmektedir. söz konusu öğüt verilesi mutsuz evliler olduğu zaman dahi "mutlu tek" yaşam örnek gösterilmekten itinayla kaçınılmaktadır. tüm bunların sebebi içinde yaşadığımız toplumun evliliği yerinden hareket ettirilmesi imkansız, kutsal bir taş gibi görmesi de vardır.]

    erkeklerin evlenmemesi, evlilik kurumunu çöpe atması artık bir gereklilik haline geldi. bunun da binlerce sebebi var.

    *evlilik erkeğin en verimli dönemini elinden alır. erkeğin seks için en verimli dönemi sanıldığı gibi 18-20ler değil 22-35 arasıdır. hatta 40. erkeğe talebin en çok arttığı dönem budur. çünkü 22 bilhassa 25 yaş sonrası erkek belirli bir mal varlığına, zenginliğe ve sosyal statüye ulaşmaya başlar. kadın muadilleri ise yaşlandıkları için annelik içgüdülerinin güdümüyle kendilerini daha kolay bırakmaya başlar. işte bu dönem erkeğin arı gibi çalışacağı dönemdir. ama evlilik bunu erkeğin elinden alır.
    eline verdiği ise kuaför masrafları, alışveriş faturaları, bebeğe harcamalar ve açılmış bir tepedir.

    *kadınların özgürleşmesi. evet kadınlar özgürleştikçe kontrolleri zorlaştı ve bu da bir evlenmeme nedeni.
    geçmişte evliliklerde erkeğin rolünü yerine getiremediği görülürdü çünkü daha çocukken evliliğe itilirlerdi. (bu rol erkeklik değil; babalık, eşlik rolü. erkeklik konusunu sonra irdeleyeceğim) zamanın erkekleri ise evliliğe hazır ve olgun yaşlarda giriyorlar. ama kadınlar gençliklerindeki yaşanmamışlıkların etkisinden kurtaramıyorlar kendilerini. yakın arkadaşlarının üniversite yıllarında yaptığı kevaşelikleri düşündükçe evliliğe sahip çıkmama durumu oluşup aldatmalar gerçekleşiyor.
    yeni nesil kadınlar fazla özgür. o kadar özgür ki eşlik ve anneliğin geleneksel rolünü kaldıramıyor.
    bu yüzden hali hazırda evlenip boşanmış 30-35 yaş üstü kadınlar dahi, genç kadınlardan daha iyi anne-eş rolü icra ederler.

    *bütün basın, yayın organlarının erkekliğin sağını solunu kırpması. erkekliği güdük bırakması.
    evet artık erkek olmanın ne demek olduğunu anlayamayan tonlarca "anne kuzusu" beta erkek var. medyada sabahtan akşama kadar feminizm ve transgender hakları vurgulanırken erkeklik git gide unutulmaya başlandı. burada savunduğum şey kesinlikle tacizci vahşi erkek değildir. burada savunduğum erkeklik dedelerimizin (babalarımızda bile az) sahip olduğu, devasa aile yaratıp bunu tek başına bile çekip çevirebilme yeteneğidir. erkekliğin karizmatik özgürlüğü ve öncüllüğüdür.
    google'a erkek yazıp görsel arama yaptığınızda çıkanlar "erkek" değildir. bunlar gerçek erkek değil
    bunlar kadınlara hitap eden erkek imajı ile oluşturulan erkeklerdir. babalık rolü bunlarda eksiktir, otoriterlik rolü yoktur. "erkek güzeli" kavramı, kadınların icadıdır ve kadınlara pazarlanır/satılır.
    kadınların tercihleriyle yönlendirilen bir dünyada yaşadığımız için algılaması güç gelebilir. spor salonuna gidip kas yapıp kadınlara kaslarını sergilemek kadınsı bir şey olduğu için kadınlara hitap eder. size satılan imajı aldığınızı gösterir.
    halbuki gerçek erkek kendisi için spor yapar. gerçek erkek karizmatik, otoriter ve bağımsızdır. hangilerimizin babası yeterince bağımsız davranabiliyor? hangilerimiz evlilikte kafasına göre (davranmak isteyip) davranabiliyor? bu en son dedelerimizde kaldı ve yeniden dirilteceğiz. hep beraber yapacağız.

    *evlenmediğimiz taktirde sahip olduğumuz büyük lüksler olacak. örneğin zor kazanılmış paramızı çatır çatır iffetsiz ve seksi kadınlarla yiyebileceğiz. hem de örneğini sunduğum en verimli dönemde.
    armudun sapı, üzümün çöpü gibi topluma onaylatma ihtiyaçlı kadınsı tüketim ve gösterişten sakındığımız için israfımız azalacak.
    özgür alanımıza müdahale edebilen kadın olmayacak. bir kadın müdahale etmeye niyetlendiğinde terk edip bir başkasının yanına geçebileceğiz. kadınlardan bıktığımızda dağa çıkıp, denize inebileceğiz. kimseyi umursamadan.

    *orta sınıf ilüzyonundan çıkmamız gerekli. orta sınıf ilüzyonu nedir?
    oku, oku, oku (üniversite dahil), iş sahibi ol, araba al, evlen, ev al.
    çoğunluğumuz böyle yaşıyor. bu evliliklerde kaç erkek mutlu olmuş, sorgulayın.
    erkeklik; yoğun rekabet, sınırsız kaşiflik ve merak üzerine kuruludur. erkek eski zamanların kralıdır. beyidir. toprak sahibi aristokrattır. mucittir. komutandır. otoriter reis figürüdür.
    artık değil.
    annelerimiz tarafından erkekliğimiz daha evde kesilmeye başladığından beri evlenmelik damızlıklara dönüştürüldük. artık biz kadınlara hazırlanıyoruz.
    buna hayır deme zamanı geldi.

    *kadın aldatmalarının yaygınlığı. kötü kadın davranışının yargılanmaması.
    dikkat ettiyseniz evli olsun veya olmasın bir kadın kötü davrandığında hep "bir sebebi vardır" yorumu devreye girer. kadın kötülenmez. yaşanmışlıklar onu var olan duruma itmiştir.
    ama erkeğin kötü davranışında tüm sorumluluk ona yüklenir. yüklenmelidir de.
    ama burada kadın lehine ayrımcılık vardır.
    bilhassa kadınların, ekonomik açıdan zayıf biyolojik açıdan güçlü erkeklerle kırıştırıp hamile kaldıktan sonra bu çocuğu ekonomik açıdan güçlü erkeklerin üzerine yıkması da cabası.

    ted kaczynski'nin modern toplum ile ilgili yorumlarını inceleyelim:
    ted kaczynski’s manifesto predicted the catastrophe from technology and liberalism
    aşık olduğunuz kız 12 penis yalarsa?
    what would you do ıf the girlfriend you loved sucked 12 penises?
    american association of blood banks'a göre eğer 3 veya daha fazla çocuğa babalık ediyorsanız %33 ihtimalle biri sizden değil:
    dna getaway

    bu yeni evlenmeme akımına katılmak isteyen erkekler için linkler:
    return of kings
    mgtow
    redonkulaspopp
    (bkz: türk kadınının gavat erkek tercih etmesi)

    son olarak: 21. yüzyılda evlilik

    ek olarak ekşiden:
    kimden hamile olduğu belli olmayan evli kadın
    bbc'nin human instinct belgeseline göre her 10 erkekten 1'i biyolojik olarak kendinden olmayan bir çocuğu yetiştiriyor
  • kadinlarin evlenmeme gerekliliklerinin yaninda bi hictir. bir kadin, kendisine ve cevresine erkekten daha iyi bakar cogu durumda. annelik ozelliginden kaynakli olabilir. zaten bu dogurganlik meselesi, erkeklerin kafasinin zinhar binlerce yildir basmadigi ve kafalari basmadikca da tilt olduklari bir konudur. bu tilt olmuslugu da kendi gotlerinden uydurduklari ve kadinlar vasitasiyla nesilden nesile aktardikdiklari kurallar bicimiyle gorebilirsiniz. bakiniz, kendi koyduklari kurallari bile kadinlar olmasa devamlilik yoksunu. evrim herkesin icine bir soyunu surdurme ve hayatta kalma icgudusu koyar. ancak erkek cinsiyeti icin bu icgudu hep yarimdir cunku bir canliyi var etme, onu kendi vucudundan cikarma olayi cok fantastik bir olaydir erkek beyni icin. kadinlar bu yonden bakildiginda, onlar icin guc anlaminda bir tehlikedir ve tehlikenin kontrol altina alinmasi gerekir. erkek bir cocuk yapamaz. kadinin soyunu surdurebilmesi icin sperm bulmasi yeterliyken erkek icin yumurta bulmasi yeterli degildir. bu konuda her zaman gucsuzdur ve bu gucsuzlugu onu delirtmektedir. bu delirmeyi de "evlilik bize zararli guzelim, zaten kadinlar cok aldatiyo. kadinlara hazirlaniyoz. damizliga son." falan filan diyerek, erkegin daha da hakli oldugu cerceveler cizilmektedir. icguduleriniz sizi durter. kadinlari degil. tarih kendi basinin caresine bircok kez bakabilmis kadinlarla doludur. "geleneksel anne ve es rolu onemli melis tamam mi" neden? cunku ayni tarih, donunu yikamayi beceremeyen erkeklerle doludur. erkeklerin donlarinin yikanmaya, asilip kurutulmaya ve toplanip yerlestirilmeye ihtiyaci vardir. ama bunu yaparken, bosandiklarinda, ev kadini olan esleri bu arkadaslarin donlarina kadar alinca aglarlar. neden? cunku bu hizmeti bedavaya beklerler bide. bi anlamda haklisiniz yani... evlenmeyin ama hayatta kalmaya calisirken yine baska bir kadinin, annenizin eteklerine sarilmayin. ne biliyim, iste haftasonu camasirlari ona yikattirmak, sevdiginiz yemegi ona yaptirmak, utu icin anneyi beklemek falan...
  • erkekler mal yerine konuyor deniyor ama ortalama düzgünlükte bir kadın ile hakaten de evlilikte net karlı erkekler çıkıyor. iki kişi hayatı paylaşıyor ama çift olmanın gerektiği domestik olsun olmasın tüm işlerde en modern çiftte bile kadın daha fazla yük alıyor. iki kişinin maddi ve manevi afiyetini (bkz: well being) düşünen planlayan hep kadın oluyor. erkek yaparsa o da, yapılması gerekeni kendine söyleneni yapıyor. tasasız hayat, iyi bir duygusal koruma, sevilme, değer görme ve bakım elde ediyor (ruhen ve madden).

    ama bunları tek eşli olmak ve hayatının sonuna kadar aynı kadına cinsel olarak sadık olmak karşılığında kabul etmek hala erkek doğası ve kafasının almadığı bir şey. kadınlar ise bazıları hemen liseden sonra, bazen otuzu geçince, bazen otuza yaklaşınca güdümlü füze gibi evlenmeye kilitleniyorlar.
  • yapay bir gerekliliktir. sevdiğin kadınla beraber yaşamak için gerekli kılınmıştır, sevdiğin kadından bir çocuk sahibi olmak için gerekli kılınmıştır, ülkenin bazı kısımlarında sadece sevdiğin kadının elini tutup sokakta yürüyebilmek için bile gerekli kılınmıştır. bunun dışında başka anlamlar yüklemenin bir manası yoktur.

    evliliği sadece evde sıcak yemek olsun, evim temiz olsun vs. olarak gören erkekler de yok mudur? elbette vardır. ben gezip tozayım kocam bana baksın diyen kadınlar olduğu gibi.

    edit: başlığı "evlenme" gerekliliği olarak algılayıp yazdım. silmeye de kıyamıyorum. takdir sizin.
  • miadi geçmiş uydurma bir sisteme karşı yapılması gerekendir.
  • 50 li yaşlarda yalnız adama/kadına bakınca oluşan korkuyla baş edilmesi ya da alternatif üretilmesi durumunda uygulanması gereken.

    annelerimzin temelini attığı evlilik damızlıkları olarak güne uyanan ve birini seçeceğim şekline karşı omuz omuza.

    hatta toplanıp eylem yapmalıyız.
    ayda bir filan zirve.
    bir de slogan.
    bir bayrak altında toplanıp tahakkümlere kılıç sallıyoruz.

    evlenmiyoruz ulan.
  • günümüzde oluşan gerekliliktir.

    bir erkeğin evlenmesi için tek bir geçerli sebep bulunmamaktadır.

    evlenen erkek üç aşamalı kaybeder.
    1 evlilik öncesi hazırlık aşaması
    2 evlilik süresince
    3 evlilik biterken ve sonrası

    erkek evlenirken düğün dernek ev eşya derken yüklü bir maddi yükümlülük altına girer.

    erkek evlenince seks biter, heyecan vermez, kadın dırdırı çeker, bütün maddi ve manevi enerjisini kadın ve çocuklara harcar.

    evlilik bitince çocuğunu evini parasını kaybeder ve tazminat ile nafakaya mahkum edilir. nafaka ödememenin cezası 90 gün hapistir.

    evliliğin erkeğe sağladığı hiç bir avantaj olmadığı gibi bir çok dezavantajı vardır.

    özgürlük, maddi imkanların bolluğu, istediğin güzel hatunla takılıp sevişmek gibi bir çok imkanını yitiren erkek, kadının kölesi olarak çalışır ve evde dırdıra maruz kalır.

    evlenen erkekler karılarından izin almadan dışarı çıkıp iki bira içemez. izinle çıksa bile telefonla tacize uğrar ve eve dönmek zorunda kalır. bir çok erkek evlenince bekar arkadaşlarıyla ilişkisini kesmek zorunda kalır. yine erkekler artık kayınpeder, kayınvalidesinin de bir kölesi haline gelmekte ve onları mütemadiyen ziyaret edip sıkıcı olsada işten arta kalan vakitlerini tatillerini haftasonlarını onlarla geçinmek zorundadır.

    günümüzde çalışan kadınlar ev işleri için temizlikçi ve çocuk bakıcısı tutmaktadır. yani eskisi gibi yuvayı dişi kuş yapar durumu bulunmamaktadır.

    bu şartlar altında erkekler için evlenmek kölelik ve boşanma durumunda ömür boyu bankamatiklik görevi görmekten başka birşey ifade etmektedir.

    söyleyin erkekler 1, 2 sene sonra bitecek heyecansız bir seks hayatı için bu maliyetlere katlanmaya değer mi?
  • evlenmek günümüz toplumunda gereklilik olmaktan çıkmış, zulüme dönüşmüştür. bu sebeple erkeklerin değil herkesin evlenmeme gerekliliğinden söz edilebilir.

    eksik bir ifadedir.
  • evliliğin indirgendiği cümlere bakınca serbest çağrışım; (bkz: düz adam sami)