şükela:  tümü | bugün
  • aslında ortalamada çok fazla fark yoktur ama erkeklerin standart sapması ciddi derecede yüksektir kadınlardan.. en azından bi 20 sene öncesi ingilteresi için yapılmış bi araştırmanın sonucu böyledir.. bu da bize şunu söyler.. kadınlar küçük standart sapmalarıyla gayet uniforma yakın bir zeka sergilerken, erkekler yüksek standart sapmalarıyla her iki uçta da ezici bir üstünlük gösterirler miktar olarak.. "neden bir kadın gauss, newton, einstein çıkmamış?" sorusunun muhtemel cevabı olarak ortaya çıkan bu durum aynı zamanda "neden bir kadın edward gein, hitler, çelik, ercan saatçi çıkmamış?" sorusunun da sol kuyruktaki cevabıdır.. böyle şeylerle kendini üzmek, germek, seksist polemiklere girmek de insan doğasının bi uzantısı olsa gerek..
  • (bkz: korelasyon)
    (bkz: #7952035)
  • 13ünden sonrası için vahim bir kurnata * durumu.
  • mesela bir kadin bir erkekle ne kadar cok sevisisirse zekasi da o derece artiyormus boyle de bir sey var. valla. aklinizda bulunsun yani. "kirk yillik orospuya kuantum fizigi ogretmek " atasozumuz de burdan cikmistir mesela.

    (bkz: aldatmadim sevgilim zekami gelistiriyordum)
  • dünyada değişen trendlere göre sex sellsin yerini science sells tipi amaca yönelik, güdümlü ve sahtekar reklam kampanyalarına bırakması ile reklama ihtiyacı olan herkesin sarıldığı son yılanlardan bir yalan. nasıl ki 100 kadın üzerinde denenen ve 80 kadında dramatik değişiklikler yaratan selülit giderici kremler, selülit falan gidermiyorsa, 100 denek üzerinde denenen iq testleri de hiçbir şey ifade etmemektedir. zira bunun bir gerçeği ifade ettiğine inanmayı yeğliyorsak, türklerin almanlardan daha aptal olduğuna da inanmamız gerekmeyecek midir? nasıl mı, entrynin kalanı gündüz vassaf'ın radikal gazetesi'nde 31 temmuz 2005'de yayınlanmiş yazısından.

    "leipzig genetik araştırma enstitüsü direktörü volkmaar weiss "almanya'da türk çocuklarının zekâ düzeyi almanlardan düşük", dediğinden ötürü bilimsel kamuflajlı ırkçılık yapmakla suçlandı. kendisinin ırkçı olup olmadığını bilmiyorum ama zekâ testlerinin tarihsel işlevi ve toplumdaki rolü açısından bihaber olduğu, mevkiine rağmen dersini iyi çalışmadığı ve cehaletin verdiği cesaretle konuştuğu ortada. bu vesileyle türklerin de kendileri hakkında ulu orta konuşanlara aşırı derecede hassas olduğunu da bir kez daha görmüş olduk. yoksa bu konu basınımızı kaç gündür işgal etmezdi. ama diğer yandan, bırakın türkiye'de bir bilim adamının, herhangi birisinin 'türkiye'ye yerleşen alman göçmenler aptal' gibi bir düşünceyi, bırakın söylemesini, aklından bile geçirebileceğini de sanmıyorum.

    ancak asıl konu bilim adına açıklama yapma cüretini gösterenlerin, bilerek ya da bilmeyerek ırkçılığı körüklemeleri. volkmaar weiss adlı kişi ve ona katıldığı anlaşılan berlin hür üniversitesi rektörü dieter lenzen, bu konuda görüşlerini akademik yayınlar yerine basın yoluyla ifade etmeyi seçtiklerinden, ola ki zekâ testlerinin tarihçesini inceleyen bilimsel kaynaklar yerine, fikirlerini oluştururken işlerine gelen popüler yayınları seçmiş olabilirler. bu nedenle, ben de türkiye'deki alman basın ataşesinin olası aracılığına güvenerek, taa 1984'te meksika'da toplanan uluslararası psikoloji kongresi'nde verdiğim bir tebliğin özetini, burada aktarıyorum.*

    sorun zekâ testlerinin bizatihi toplumsal işlevinde ve bu testleri geliştirenlerin ideolojisinde yatıyor. (maalesef altını çizemiyorum) ilk zekâ testlerini geliştiren ve uygulayan 'bilim adamlarının' bu konuda görüşleri ibret verici.
    20. yüzyılın başlarında abd'ye yeni gelen göçmenlere zekâ testi veren prof. goddard, bu kişilerin geri zekâlı olduğunu saptar. goddard'a göre yahudilerin yüzde 83'ü, macarların yüzde 80'i, rusların yüzde 87'si geri zekâlıdır. geri zekâlılar listesi içinde türkler de vardır. princeton üniversitesi'nde benzer sonuçlar bulan prof. brigham da şöyle yazar.
    "kuzey avrupalılar idarecidir, aristokrattır.güneyden gelenler ise ideal birer köle. test sonuçları sanıldığı gibi yahudilerin de zeki olmadığını göstermektedir." bu sözlerin sahibi prof. brigham abd'nin üniversitelerarası giriş sınavı sisteminin (college boards) başına getirilir.

    günümüzde avrupa'da egemen görüşü hatırlatan göçmen 'sorunu' abd meclisinde o yıllarda şöyle tartışılır. bugün tek değişiklik aşağıda adı geçenlerin yerine türklerin aşağılanması.
    "doğu ve güney avrupalıların zekâsı düşük olduğundan bunların amerika'ya girmesi kısıtlanmalıdır. genellikle yahudilerden oluşan bu grubun tekstil sektöründe çalıştığı ve yahudilerin sendikalarının ülkemizdeki en radikal sendikalar olduğu unutulmamalıdır."

    böylece batı avrupa dışındaki ülkelerin göçmenlerinin sayısını zekâ testleri sonuçlarına göre kısıtlayan ve yakın zamana kadar yürürlükte olan ırkçı abd göçmen kanunu 1924 yılında mecliste kabul edilir.

    en son da abd'de ilk uygulanan ve bugün hâlâ türkiye dahil dünyanın birçok ülkesinde kullanılan stanford-binet zekâ testini stanford üniversitesi'nde geliştiren prof. terman'dan bir alıntı:
    "meksikalılar, ispanyol asıllılar ve zencilerin zekâsı düşük olup gerilik bu ırklarda kalıtımsal olan bir özelliktir.
    eğer devletimizi ona layık olanlar için korumak istiyorsak zekâ geriliği olanların nüfusunun artmasını engellemeliyiz.

    aradan bir yüzyıl geçti. şimdi de berlin hür üniversitesi rektörü prof. dieter lenzen şöyle diyor, "türk çocuklarının iq'su (zekâ puanı) almanlardan düşük."

    *vassaf, g. 'psychological tests and the third world: from a test moratorium to a new world culture' in cross-cultural and national studies in social psychology, edited by r. diaz-guerrero, north holland, 1985.
  • once her iki tarafin da beyinsel kapasitelerinden soyle bir cift tarafli kazanim yapmasi lazim; yani soyle bir ufak rotusun:

    "(artik bundan boyle) erkeklerin beyinlerini kullanarak seks, kadinlarin "güzellik" kavramini avcilik yapmak uzere on plana alip, bu yolla, amacladiklarini elde ederek tatmin olma odaklı düşünmemeleri.."

    akabininde pekala mumkun gorunen bir durum. yine de utopik ama..*
  • (bkz: güzel espri)