şükela:  tümü | bugün soru sor
  • internette gezerken denk geldiğim bir site boşanan erkeklerin mağduriyetlerini anlatarak sesini duyurmaya çalışıyor.

    http://erkeksenevlenme.com/
  • evlenmenin erkekler için ne kadar gereksiz bir şey olduğunun kanıtıdır.

    evlilik erkeğin devletle yaptığı sözleşmedir. devlet, eğer sözleşmeyi bozarsa erkeği süresiz nafaka gibi araçlarla cezalandırıyor.

    mağdurları okuyun: http://erkeksenevlenme.com/magdurlar/
  • öyleyse yaşasın lezbiyen evlilikler! dedirten site.
  • sikilmiş götün muhasebecilerinin internet sitesi.
    ne çok mağdur varmış.
  • kadınlar boşanınca çok rahat ediyor sanki.

    malınıza mülkünüze, akıl sağlığınıza, evladınıza sahip çıkamamış, kontrolü karşı tarafa kaptırmış, birşeyleri yitirmiş olabilirsiniz ama bunlar cinsiyetten bağımsız.

    para pul yiyen ömür çürüten tiplerin kadını da erkeği de var.

    ne eski eşler gördüm diz çöker tövbe edersiniz, çoğu da eğitimli kültürlü hatta medeniyetin son elçisi dersiniz.
  • eleştirmeden önce "mağdurlar" kısmını okumakta fayda var.
    adam asgari ücretli; 400 tl nafaka ödüyor,bir de geriye yönelik nafaka tahsili için kredi çekmiş, ayda eline 600 tl kalıyor.
    okurken içim acıdı, meriçlik yapmak için yazanların ve ailesinin başına daha beteri gelir inşallah.
  • siteyi ilk gördüğümde güldüm ancak mağdurlar kısmındaki hikayeler fake değilse şayet çok acayipmiş. kadınıyla erkeğiyle çürümüş bir toplumdan fazlası değiliz işte. hayat arkadaşlığı gibi naif bir mesele bile ne hallere geliyor.
  • bu gun bir ablamla konuşurken,"sen safsın salaksın ve ben bir kadın olarak kadınların içini daha iyi biliyorum,öyle eşitlik felan konuşma kadın erkek eşit olsa ,yada kadınlar birden fazla erkeği ,erkeklerde birden fazla kadını alabilse ,erkekler zararlı çıkar ,kadınlarda sokaklarda bile umursamadan sikişir,çiftleşir ,ortalık piçten geçilmez,evlilik kadından çok erkeği koruyor aslında bununda bir maliyeti olması kaçınılmaz"demesiyle irkildim evet o maliyet kadının istediği gibi olmazsa kalan hayatının sikertilmeye çalışılması korkarım.
  • feminazilerin gö.üne sokulması gereken site.
    şuradaki hikayeleri okuyunca ben yine iyi yırtmışım diye kendimi avuttum.

    mesela şu hikaye:

    --- spoiler ---
    2007 de evlendim. bu evliliğim eski eşimin ailesi tarafından 3 ayda noktalandı. ayrı şehirlerde yaşadığımız için benim evimi kendi yaşadıkları yere götürme düşüncesindeydiler. işim kendi memleketimde olduğu için bir yere gidemezdim. benim evde olmadığım vakit annemle tartışmış ve ailesini çağırmış. ailesi eski eşimi götürmeye geldiler. “biraz kafa dinlesin, geri getireceğiz” diye götürdüler ve bir daha geri getirmediler. daha sonra bana telefon açıp “evini buraya taşırsan bu iş olur” diye telefonla baskı kurmaya çalıştılar. son ana kadar bekledim ama iş olacak gibi görünmüyordu. sonrasında boşanma davası açtılar. benim şahitlerim ve delillerim hiç göz önünde bulundurulmadan dava aleyhime sonuçlandı. bize hiç de yakın olmayan, ayrı şehirde yaşayan şahitler tutup haklı gösterdiler. evimde olan şiddetli geçimsizliği nasıl görmüş, nasıl şahit olmuşlar, bunların şahitliğini hakim nasıl kabul etti anlamış değilim. evlenirken süt parası adı altında o zamanın parasıyla 3 bin lira başlık parası verdim. o zamanın parasıyla 15 bin liralık takı taktım. giderken hepsini yanında götürdü. ev eşyalarını da ben almıştım. mahkeme eşyaları bana, takıları da eski eşime verdi. bir de şiddetli geçimsizlikten dolayı 15 bin tl tazminat verildi. oysa ortada şiddetli geçimsizlik söz konusu değildi, severek evlenmiştik. evliliğin üçüncü ayı, cicim aylarındayız, en mutlu olacağımız zaman.

    şimdi soruyorum size, burada yoksullaşan taraf kim? 3 ayda her şeyimi alıp gitti ve 2007 den beri bir de yoksulluk nafakası ödüyorum! ayrıca müşterek çocuğumuz yok. burada benim hem hayallerimi çalıp gitti, hem de maddi yönden belimi doğrultamaz hale soktu.

    ondan sonra ikinci evliliğimi yaptım. 2 çocuğum oldu ve onların rızkını, artık yüzünü bile unuttuğum birisine vermek beni kahrediyor. bir de bu nafakanın süresiz olması beni psikolojik olarak yıktı. ikinci evliliğimde 2. eşimi çocuklarımı mutlu edemez hale getirdi. eski eşimle sözde ayrıldık ama dolaylı yönden hala hayatımda. empati yaptığım zaman bu 2. eşimin ne kadar zor bir durum olduğunu anlıyorum. artık bu maddi ve manevi huzursuzluğumuzun bitmesini istiyoruz.

    eski eşimi ailesi alıp götürüyor ama bakmakla yükümlü olan kişi ben oluyorum! hem de ne zaman biteceğini belli olmayan bir süre boyunca. bazen cinnet geçiriyorum, geceleri gözüme uyku girmez oluyor. bunun ne kadar acı bir şey olduğunu yaşayan bilir. kanun “haysiyetsiz hayat sürerse veya evli gibi yaşarsa nafaka düşer” diyor. farklı şehirlerdeyiz ve gayri resmi birlikte olduğu biri olsa bunun araştırmasını ben nasıl yapabilirim? bu yük bile bizim omuzlarımızda! zaten kavgalı ayrıldık, karşılaşırsak iyi şeyler olamayacağı kesin! artık bu yasaların biran evvel düzelmesi lazım. bu erkeğe ve ikinci eşe zulüm oluyor.
    --- spoiler ---

    ulan amk bu nasıl bir adalettir?
  • adam böbreğini bile vermiş lakin yakayı kurtaramamış, çok üzücü bir durum gerçekten.

    "2009 yılında şeker hastası olan eşimle evlendim. hastalığının önemli bir sorun oluşturmadığını söylemişti. evlendikten sonra şeker hastalığına ilişkin hiçbir takip yapmadığını, herhangi bir diyet uygulamadığını fark ederek, kendisine verdiğim değeri göstermek için konu ile ilgili uzman hekime götürüp takibini başlattım.

    aradan kısa bir süre geçince genital hastalıkları baş gösterdi. bunların da tedavisini yaptırdım. bu arada geçmişte şeker hastalığına bağlı birkaç cerrahi müdahale geçirdiğini öğrendim. bu hareketinin evlenmeden önceki beyanlarına uymadığı ile ilgili kendisine hiçbir şey söylemeden içime attım. fakat daha sonra enfeksiyona bağlı olarak şeker hastalığının da etkisi ile böbreğinin birini kaybetti. diğer böbreği ise bozuk olarak çalışmaktaydı. takiplerini yaptırdığım halde olumlu bir sonuç alamıyorduk. bu durum karşısında, hem rahatsızlığının vermiş olduğu böbrek yetmezliği nedeni ile her zaman yanında olmak istedim. eşim ise her geçen gün benden biraz uzaklaşmaya başladı. annesinin evliliğimize müdahale etmesine sessiz kaldı.

    gözümde bir eş olarak değerinin olduğunu göstermek için 2011 yılında kendi böbreğimi eşime nakil ettirdim. 90 günlük sıkı bir takip sonrası düzeldi derken, ailesinin kendisi için uyguladığı yanlış hareketlerle yeniden rahatsızlanmaya başladı. rahatsızlanmasının sebebi olarak beni suçlu göstermeye başladı. “böbrek verdim diye beni kendine esir edemezsin” diyerek ailesinin yanında kalmaya karar verdi ve boşanma davası açtı. aile mahkemesi kendisini ağır kusurlu buldu. ancak kararı temyiz etti ve yargıtay kararı bozup bizi eşit kusurlu hale getirdi. sebep = “eşyaları almaya geldik” sözü üzerine “gel ve eşyalarını 1 seferde götür” diye mesaj atmış olduğumdan dolayı eşit kusurlu olarak boşanmaya kara verildi. eski eşime o günden beri nafaka ödemekteyim. bu nafakayı isteyene, bağlayana, bu kanunu çıkaranlara, düzeltmeyenlere de hakkım zehir zıkkım olsun. ahirette görüşmek üzere."

    hukuk sisteminde ne kadar da garabet durumlar var. ayrıca çocuk haczi ile çocuğa da ticari mal gözü ile bakılıyor. baştan aşağı saçmalık. böyle kanunların bu modernleşmiş toplumdan silinip gitmesi ve insanı esas alarak "kadın-erkek" eşitlikçiliğini destekleyip çocuğa "ticari mal" gözüyle bakmayan bir kanun oluşturulması gerekmekte.