şükela:  tümü | bugün
  • gozunuze kestirdiginiz gencten bir hatunun iki cocuk annesi cikmasinin musebbibi. 15 yasinda yaz sicaginda ictiginiz bira icin bu hayatimin ickisi demek gibi bi sey. kotu.
  • tek göstergesi evlilik sonrası hayatınızın erkeğine/kadınına rastlamak olabilir.
    böyle bir durumda reenkarnasyona inanmak en güzel çıkış yolu tabi.
  • erken evlenmek'teki erken'den kasıt sevgilisi ile yaşamaya hazır olmayan olmayan kişinin buna yeltenmesi ise kötü bir fikirdir. ancak kişi kendinden ve sevgilisinın karakterinden eminse, erkenlik kişinin yaşından dolayı, çevresindeki bilirkişi heyetinin ağzını büzerek "hmm.. erken evlenmişsin" diyecek olması ise endişeye mahal yoktur.

    dünyada bütün iyiler kapılmıştır, bütün iyi kadınlarin kapılmış olması ve iyi erkekler ya ibne ya da evli olur şeklinde yan sanayisi vardır bu eylemin. aşkta şanslıysanız çok şukela bir olaydır. zira sevdiğiniz insanı, sadece aman erken evlenmeyeyim sebebiyle bekletirken, on sene sonra kendinizi indirimden sonraki mango dükkanı gibi silip süpürülmüş, bi tane hayat arkadaşı edinilecek insan kalmamış bir gen havuzunda bulabilirsiniz. evliliğinizi erken bulacak, olumsuz yorum yapacak guruh havuzumuzun gedikli müdavimidir, son bir umut taze kan çekmeye çalışmaktadır, hoş görün. ha uzun vadede evlenmek düşüncesi olmayan kimseyi ırgalamaz tabi bu, o ayrı.
  • gözü açar açmaz evlenmektir. bundan dolayı sene-yaş gibi kavramları yoktur. şahsın kişisel olgunluk ve aile sorumluluğu kavramlarını "kişisel gelişim kitapları"ndan okumayı bırakmasından hemen önceki döneme tekabül eder. aslında bana göre her evlenme erken evlenmey"di". ama fikrim değişti artık.

    olgunluk arttıkça evliliklerde çıkacak sorunların üstesinden gelme kapasitesi de artar(veya çekip gitme kolaylığı artar). evlenmeden önce ne kadar "bireysel" zaman geçirilirse o kadar kardır diye düşünmekteyim, çünkü evlendikten sonra tek kişilik özel hayatınız diğerinin hayatıyla kesişeceğinden, epey büyük bir hayat kesişim kümesi oluşturacaksınız. bu durum iyi düşünülmelidir.

    yaşadığınız her ilişki, ilişkilerin kalıcılığına inandırıcılığınızı azaltsa da, "bir ilişkide ne yaparsan ne olur?" ve "sorunlara karşı nasıl tepkiler verilmeli?" gibi kavramları da daha iyi tecrübe etmenize olanak sağlar. ve evlilik hayatında aşktan, tutkudan vs. den önemli yetenekler bu sorulara cevap verebilme yetenekleridir kişilerin.

    ayrıca bir de "farklı tatları tatma ve göz doygunluğu geliştirme" kavramları vardır ki bir kısım medya, bir kısım insan bu durumun sonunun gelmeyeceğini düşünüyor, göz doymaz diyorlar, doyuyor efendim. bunu da "mezhep genişliğinize" göre ayrı ayrı değerlendirmenizde yarar var.

    ve sonuç olarak denilebilir ki; erken, olgunlaşmadan veya gözü açar açmaz evlenmek ilk anlarda çekici görünse de çifte, 1-2 yıl içinde birbirlerinin yaptıklarına geliştirecekleri tahammülsüzlük duygusunu hissetmeye başladıklarında anlayacaklardır hanyayı konyayı...

    except: istisna kaideleri...
  • yemeği pişerken söndürürsen olur mu hiç. çiğ yersin sonra hem o midende de sorun yapar. genç yaşta çocuk sahibi olmak.. hele bir de bu koşulların sunulduğu bir devlette... camdan aşağı sarkıp kendini getirilmeli o kişi. yazık kardeşim.
  • düşüncesizliktir. net.