şükela:  tümü | bugün
  • çocuklara korunma yöntemlerini öğretmekten, yeğmiş, bu kadarına da pes!
  • sakıncalı bir olaydır. ne evliliğiymiş? o yaştaki kızları verin hüseyin üzmez'e. büyüyünce fahişe olmasınlar.

    (bkz: ben olmasam fahişe olurlardı)
  • saçma bir şekilde yorumlanmış haberi kaynak göstererek savunulan kavram.

    evliliği, salt yasal ve mübah sevişmenin şartı olarak görengillerden birisi diyor ki: o gençler erken yaşta evlenselerdi de çocukları olsaydı hiçbir sorun olmayacaktı. çünkü korunmadan cinsel ilişkide bulunulursa hamile kalınabileceğini bilmeyenler ideal birer ebeveyn! çünkü belediye onayı yetiyor yeni doğmuş bir bebeğin hayatını karartmak için.

    cinsel eğitimi prezervatif kullanmayı öğrenmek, cinselliği salt sevişmek, öpüşmeyi nerdeyse zina olarak algılayan, çocuk doğurmaya da "çocuk sıçmak" yakıştırmasını yapan bir kafa, hissiyattan bahsediyor. (ateizme bakış açısı da takdire şayan)
    kafasındaki türbanını türlü saçmalıklarla savunduğu kadının da istanbul'un muhafazakar sayılabilecek semtinde sevgilisiyle parkta kucak kucağa oturduğunu görmüyordur büyük ihtimalle ama ben sevgilimi dudağından öpünce orospu muamelesi yapıyor. küçük çocuklara model biçilen kadın imajının yozluğunu, karma eğitimle bir tutuyor.

    kızının 8 aylık olduğunu anlamayan, kızının canı pahasına namusunu kurtarmaya çalışan anneler geleceğin annelerini yetiştiriyor, bir kısım şuursuz da buna çanak tutuyor.
  • 23-25 yasini gecmis olan ve su anki zihinsel olgunluklari ile 15 yasindaki hallerinin zihinsel olgunluklari arasindaki farki gorebilenlere asla mantikli gelmeyecek eylemdir.

    ben sahsen 15 yasini coktan geri birakmis biri olarak yaslanmis olmamin en guzel tarafinin olgunlasmak oldugunu dusunuyorum. 15 yasindaki halimin evlilik gibi konularda verecegi kararlara guvenme fikri de komik geliyor. 25 yasindan sonra evlendikleri halde yanlis karar verdiklerini anlayip bosananlarin oldugu bir ulkede yasiyoruz. evlenip cocuk yapmak, sonrasinda bosanmak (ya da daha da kotusu turlu sebeplerden bosanamamak) "cocuk oyuncagi" bir is degildir. bu nedenle 18 gibi bir yas siniri konmustur, ki bu yas siniri bile net olarak bir sey ifade etmez, her insan gereken olgunluga eristiginde evlenmelidir. evlilik sadece bir hormon meselesi degildir. boyle bir evliligi savunmak ileride olasi bir kavgali - gurultulu aile ortaminda buyuyecek ruh sagligi bozuk cocuklari da normal karsilamaktir.
  • kafası basmayan bir ateist olarak sakıncalı olduğunu düşündüğüm şey.

    bir kişiyi daha sağlıklı karar veremeyeceği yaşta evlendirdiğinizde, hayatının içine edersiniz. mesela bir kız çocuğu daha neyin ne olduğunu anlamadan bir iki çocuk yaparsa ne eğitim alabilir, ne başka bir işte çalışabilir. içine atıldığı hayattan asla çıkamaz. bu yüzden belli bir yaş sınırı konulmuştur evlilik ve benzeri sorumluluklar için.

    mesela yukarıdaki kızı üniversiteye alınmayan türbanlı kıza benzetebilirsiniz. türbanını çıkarmak istese dahi, ailesi izin vermiyor. üniversitede eğitim alıp, bir işe girip kendini kurtarma şansı da yok. kendi hayatı hakkkında hiç bir şey söyleme imkanı olmadı, aynı yukarıdaki kız gibi. tıpkısının aynısının bir benzeri. işinize gelirse.

    hayır zaten hiç bir şeyi çözeceği de yok. çocuğu yapabiliyor olmanız, bakabileceğiniz anlamına gelmiyor, iki imza atılınca ne değişecek? o hormonların da bir yere gideceği yok. bekareti teşviğin hiç bir işe yaramadığı biliniyor; amerikadaki muhafazakar eyaletler uyguluyor bunu, en yüksek genç yaşta hamilelik oranları bu eyaletlerde. ne hikmetse en düşük olanlar da cinsel eğitim veren eyaletler, bak sen şu allahın işine. her çocuk "hap aldık, kılıf aldık, hadi deneyelim ceyoo" diye sevişse, sırf istisnai ihtimaller/kazalar yüzünden yüksek çıkması lazım oysaki değil mi? her eline prezervatif alan tecavüzcü coşkuna, her hap yutan motora dönüşmüyor olmasın sakın?
  • yapan kişilerin yaşıtı olan bekar arkadaşlarına "olm sakın erken evlenmeyin doya doya yaşayın sonra evlenin" gibi gerzekçe ama doğru olan nasihatlar vermesine neden olur..
  • 18 yaşında yapanlarının pişman olduğu, 40ına kadar yapmayanların pek çok insanın da evlense miydim lan diye pişman olduğu fiildir.
  • hüsranla sonuçlanması kuvvetle muhtemel olan evliliktir.

    erken yaşta evlilik yapmak isteyen insanların ne kadar sağlıklı kararlar alabileceklerini ilk önce oturup ailelerinin düşünmeleri gerekir. (gerçi bu tip evliliklere aileleri onay veriyor ya, o da ayrı bir durum)

    bir insanın karakterinin oturması, olgunlaşması, evlenebilecek niteliklere sahip olması belli bir yaş aralığında*oluşuyor. ''akıl yaşta değil baştadır'' ya da ''yaşını-başını almış insanlar boşanmıyorlar mı'' gibi çocukça savunmalar erken yaşta evlilik yapmak için benim nazarım da geçerli sebeplerden sayılamazlar. öyle de olmalıdır.

    insanın sevdiğiyle birlikte olmak istemesi doğaldır fakat aile düzenini kurması/koruması da bir o kadar zordur. bu yaşlarda bu yükün altından kalkamayan ve evliliğini bitirmek zorunda kalan çiftlerin sayısı küçümsenmeyecek kadar fazladır günümüz de.

    sözüm özellikle genç kızlarımıza; eğitiminizi, kariyerinizi ve kendi ayaklarınız üzerinde durmayı öğrendikten sonra evlenmeyi düşünmenizi naçizane fikrim olarak tavsiye ederim.
  • görüldüğü* kadarıyla 20'li yaşların sonlarına doğru sapıtan bir koca, aldatma, evlilik dışı doğan çocuklar ve genellikle boşanma ile son buluyorlar. kanımca erken yaşta evlenmiş bir adamın evlilik dışı bir çocuğa sahip olma olasılığı, 18 yaşına kadar evlenmemiş bir kızın hamile kalması ihtimalinden çok daha büyüktür. biten bir evlilikle ortada kalan, genellikle de babası tarafından kenara atılan, unutulan çocuklar da cabası.
  • kimilerinin sosyal zekalarındaki düşüklük nedeniyle, yeni ergen modundan çıkamamış olmalarından mütevellit 35'ine de gelseler erken yapmış olacakları evlilik.