şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: enabling act)
  • bazi ulkelerin buyuk saraylarinda yasayan kucuk liderlerinin ozendigi kanun.
    bir nevi kanunsuz kanun.
    ama millet iradesi iste...
    hicbir sey -gorunen o ki tanri bile- cahil bir milletin iradesinin ustunde degil... tanri bile diyorum cunku tanrinin kurallari bile cezalandirilir bu sistemde. cunku surekli yalan soylemek, surekli haram yemek, surekli zulmetmek, zulmleri surekli ovmek, pislik insanlari surekli yalamak, adeta asalak olmak icab eder.

    hitler genius olarak kabul edilir, almanlar da zeki ve caliskan. demem o ki, boyle zor bir almanya'da bunu basarip bir sonraki secimde %92 kusur oy alabilmis birisi bile dunyanin en rezil sonuna kalmissa; saniyorum o buyuk saraylarin kucuk liderleri icin de -koca- bir umut vardir bizim icin.
  • yetkilendirme yasası: yani "yasa yapma yetkisi", yani "diktatörlük".

    kamuoyuna sunulan adı ise "halkın ve imparatorluğun sıkıntılarını giderme yasası"

    1933 yılında alman meclisinin %70'lik evet oyuyla kabul edilmiştir. kabulun yüksek oranı ise almanya komunist partisi (kpd) ve almanya sosyalist partisi (spd) milletvekillerinin çoğunun göz altında olması veya vatan hainliği suçlamalarıyla milletvekilliklerinin düşürülmesinden dolayı oy kullanamamaları. oylama sadece nsdap'lılar arasında yapıldı diyebiliriz.

    joseph goebbels yasanın çıktığı günkü duygularını aynı gün defterine şöyle not etmiş: “buradaki gibi, halledilip yere çalınan bir şey bu zamana kadar görülmedi… emsalsiz bir başarı bizi bekliyor…”
  • erjahsnananabavavahdja
  • eski turklerde soyle bir sey vardir. kayitsiz sartsiz kagana boyun egerler kagan onlarin istedigini yaptigi surece. kagan ulusla ters duserse ulus onun kafasini yer.
  • kapitalistlerin, liberallerin, ve muhafazakarların desteği olmadan olmazdı. faşistlerin en büyük minnettarlıkları onlaradır.