şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 32. istanbul film festivali kapsamında izlediğim fransa yapımı animasyon filmi.

    filmde ayı ernest ve fare celestine'in arkadaş oluşları gibi çok klişe bir konu işlenmekte. gerek konusuyla gerek animasyon kalitesiyle sadece çocuk izleyiciyi hedefleyen bir film olduğunu söylemek yanlış olmaz.
  • senaryosu daniel pennac'a aittir.
  • stil ve iscilik yerli yerine oturmus; isin sanat kismi da zanaat kismi da oldukca kaliteli, stili kullananlar ne yaptigini cok iyi biliyormus, yalniz anlattiklari hikayenin deneysel olmasi gerekiyormus gibi geldi bana; hikayede zeka pariltisi eksik.

    ya da arka arkaya iki kere izlemenin getirdigi bikkinlikla konusuyorum.
  • avrupa'dan da güzel animasyonların çıkabileceğini gösteren film. topluma yerleşmiş yargılar ve kapitalist sisteme getirdiği ince eleştiri ile alkışı hak ediyor.
  • genel beğeni kazanması çok zor ama fransız animasyonları amerikalı türdeşlerine göre bana hep daha güzel ve kaliteli gelmiştir. ernest ve celestine de bana kalırsa çok ama çok güzel bir filmdir.
    çocuklarla veya sevgililerle izlenmelidir.

    edit: "sevgiliyle" olacaktı o. (allah belamı verecek ama dur bakalım)
  • celestine'in "aşağıdaki" şehriyle flushed away'i hatırlattığı film. hakkındaki bilgilere bakılırsa filmin kaynağı bir çocuk kitabı, yazarı da öyküyü epey bir yıl önce oluşturmuş, yani o zaman ingilizler bu öyküden esinlenerek fare şehri'ni tasarlamış olabilirler diyebiliriz.

    filmde fare şehri sâkinlerinin kapanla egzersiz yapması; celestine'in çizgilerinin ve renklerinin ernest'in melodileriyle dansı gibi detaylar çok hoş olmuş. bu özellikleriyle farklı bir oscar adayıydı, ama disney tekelini kolay kolay kırmak ne mümkün!
  • insanı durduk yere mutlu eden bir animasyon. 29 yaşındaki halimle de mutlu oldum.
  • sylvain chometin ülkesi fransa'dan bir başka animasyon daha. çizgifilm ve animasyon filmlere bakıldığında çoğu filmin pixar, dreamworks, disney in tekelinde olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. bir yandan son zamanlarda laika gibi stüdyoların oluşu ve yükselen fransız animasyonları sayesinde güzel ve sıradan olmayan şeyler izleyebildik. konu itibariyle olmasa da çizimleriyle farklı bir noktada duruyor bu film. vincent courtois tarafından yapılan müzikleri çok güzeldi.
    hatta buradan soundtracklerin içinde en sevdiğimi de paylaşmış olayım şu şekil
    velhasıl, naif mi naif, şirin mi şirin bir animasyon.
  • fransa yapımı animasyon filmidir. kendi halinde yaşayan ayı ernest in diş doktorluğu öğrenciliğindeki ufak fare celestine le yollarının kesişmesiyle başlar hikaye. algımıza yerleşmiş yargılar ve sistem üzerine ince eleştiriler barındıran gösterim tekniğiyle de oldukça sade bir film ama yine de izledikten sonra yüzünüzde o meşhur kocaman gülümseme beliriveriyor.
  • şu zamana kadar izlediğim en keyifli animasyon olabilir: bakın