şükela:  tümü | bugün
  • ağaçlandırma gibi önlemler alınmazsa ileride çölleşmeye neden olabilecek bir coğrafya sorunsalı..hatırlıyorum da ilkokuldayken türkiyenin en büyük problemiymiş gibi anlatılırdı erozyon..sonra büyüdük ve gördük ki problemler öyle çok, problemler öyle büyük ki..
  • kim cennete gider! kim vatanı sever!

    ne o “sen de düzenciliğe uyup, bilgelik taslamaya mı soyundun” diyeceğinizi biliyorum.

    yanlış anlamayın

    haddimi aşmam.

    “kimin vatanı sevdiğini ve kimin de cennete gedeceğinin ölçülerini çıkarmak” gibi çok iddialı bir çabaya ben girmem.

    dikkatli biriyseniz.

    onu siz de tanıyorsunuzdur.

    bir yerde bir vesile ile kulak vermiş, “ne yapmak istiyor bu ihtiyar beyaz sakallı, gözlüklü, kırmızı kazaklı adam” demişsinizdir. işte bu kırmızı kazaklı adam; hayrettin karaca, tema vakfi’nda görevini genç sayılabilecek yeni isimlere (başkan doğan arıkan, başkan yardımcısı deniz ataç, meral gezgin, yeşne iren, nuran zeren ve diğerleri) bıraktı. tema’nın yeni yönetimi dün yanlarına bilim kurulu üyesi profesör, doçent, akademisyen ve uzmanları alıp, “toprağın, suyun, havanın, ormanın, her insan emeğinin ve her canlının da yaşama hakkını verecek siyaset lazım” konulu bir toplantı yaptılar. onları dinlerken soru aklıma geldi.

    kim cennete gider!

    kim vatanı sever!

    anlattılar.

    açıkladılar.

    örnekler sergilediler.

    vatan cennet yapılabilir.

    vatan cennet yapılarak sevilebilir.

    türkiye seçimlere gidiyor. partiler, “2023’ü hedefleyen programlar” yaptılar; bez afişlere liderlerin büyük boy posterleriyle birlikte “istikrar sürmeli- türkiye büyümeli” diye slogan yazıp astılar. 2023 yılında türkiye dünyanın 10’cu büyük ekonomisi olacak hedefini koydular.

    tema da “büyüyelim” diyor.

    ama “gerçeği de görelim” diyor.

    gerçek acı:

    toprak akıp gidiyor.

    yağmur yağıp gidiyor.

    rüzgar alıp savuruyor.

    toprağın erozyonla yok olma hızı dünya ortalaması; yılda kilometre başına 142 ton iken türkiye’de kilometre başına 955 ton.

    142 ton nerde!

    955 ton nerde!

    tema, “uyanın” diye bağırıyor.

    türkiye 19 ülkeden biri oldu.

    yanlış umuda kapılmayın.

    toprağını, suyunu, havasını, ormanını, böceğini, ovasını, rüzgarını, şehrinin yeşilini, kasabasının böceğini, köyünün merasını en iyi koruyan 19 ülkeden biri değil. türkiye dünyada “toprak rezervi kalmayan 19 ülkeden” biri haline geldi.

    22 milyon hektar tarım alanı var.

    bunun ancak yarısı verimli.

    kalanı, ölü toprak.

    ölü topraktan gelir olmuyor.

    köylü, köylü olmaktan çıkamıyor.

    köylü, çağdaş çiftçiye dönüşemiyor.

    toprağımızın bilimsel tasnifi yapılmamış.

    toprak yeteneğine göre ayrılmamış.

    nerede üretim yapacağız.

    neresini betona, yapıya açacağız.

    toprağın kullanımı; para sahibinin, yabancı sermayenin, dar görüşlü politikacının çıkarına, avantasına, kolayına bırakılmış, bu yapı devam ediyor.

    tema, “kanmayın” diye uyarıyor.

    türkiye’de ağaç sayısı artıyor.

    doğrudur, ağaç miktarı çoğalıyor.

    ama “orman varlığı” azalıyor.

    orman sadece ağaç demek değil.

    orman, ağaçla beraber toprak, su, hava, bitki, hayvan, canlı, cansız onda olması gereken tüm tabiat özelliğinin kendisi. bu özellikte orman varlığımız azalıyor.

    temel kanun (5403 sayılı) çıkartıldı.

    bu kanuna tema da omuz vermişti.

    geçmiş hükümetler hazırlamıştı.

    bu iktidar döneminde(2005’de) çıkartıldı.

    fakat yönetmenlikler çıkartılmadı.

    arazi kullanım planı yapılmadı.

    büyük ovalar koruma altına alınmadı.

    arazi topululaştırması hızlanmadı.

    teraslama seferberliği çok geç kaldı.

    stratejik ced yaklaşımı olmadı.

    hes’lerin doğaya zararı önlenmedi.

    hes kararında halkın katılımı önlendi.

    2b arazileri satılacak mal yapıldı.

    madenler yabancı yağmasına açıldı.

    uluslar arası sermayeye teslim olundu.

    su varlığını koruma ciddiye alınmadı.

    su kanunu çıkartılmadı.

    yerel türler korumaya alınmadı.

    dünkü toplantıda tema’nın uyarıları böyle uzayıp gitti. tema’nın “eko-siyaset bildirgesini” okumadan oyunuzu atmayın. vatan, ancak cennet yapılarak sevilir.

    kaynak : necati doğru'nun 7 mayıs 2011 tarihli sözcü gazetesindeki köşesinden alıntılanmıştır.

    eko-siyaset bildirgesine şuradan ulaşabilirsiniz :
    http://www.tema.org.tr/…ko-siyasetbildirge-full.pdf

    konu ile ilgili olarak lütfen duyuruyu ziyaret ediniz.
    http://www.eksiduyuru.com/index.php?m=d&id=250411
  • bir ara hayrettin abi gazı mı ne desek bilemiyorum, sürekli erozyon kavramı, meşe palamutları geçiyordu ekranlarda..

    son iki üç senedir o kadar skik kamu spotu programları oynuyor, erozyonla ilgili bir satır 45 saniye bir şey geçmiyor..

    sahi bir erozyon vardı ne oldu ona? sorun çözüldü mü..

    yani ne oldu.. ters mi düştüler. hes'lerin bir numaralı erozyon kaynağı olduğunu öğrendikten sonra ne değişti onu merak ediyoruz.

    şu da var; isterse 40 milyar ağaç dikelim küresel ısınma nedeniyle türkiye'yi kurtaramayacaz.. ha bunu söyleseler anlayacağız..
  • toprağın aşınmasını önleyen bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su ve rüzgarın etkisiyle aşınması ve taşınması olayıdır.
  • ruzgar sel vs yolu ile verimli topragin denizlere gollere tasinip gitmesi, mundar olmasi durumu
  • an itibariyle telefonuma gelen sms ile öğrendim.

    "erozyon, çölleşmeye çıkarılmış davetiye ve insanlar için daha az ekmek, daha çok gözyaşıdır." çevre ve orman bakanlığı
  • kimyasal etmenlerin dişin mine dokusunda yaptıkları aşınmadır. mide asitlerinin ağza gelmesi, asitli gıdalarla beslenme başlıca nedenleridir.
  • tr. erosion